Mar 31 2018

'Yeni torba yasayla Türkiye futbolcular için vergi cenneti haline geliyor'

Türkiye futbolcular için 'vergi cenneti' bir ülke. Türkiye'de futbolcular yüzde 15 gelir vergisi ödüyor. Futbolcu transferlerinde de tercihi Türkiye kulüplerinden yana kullanan futbolcuların bir sebebi de ödedikleri düşük vergi.

Avrupa'da futbolcuların ödediği vergiler neredeyse gelirlerinin yarısına denk ve hatta bazı ülkelerde daha fazla olabiliyor.

İsveç yüzde 56,9'luk oranla en yüksek vergi uygulayan Avrupa ülkesi. İsveç'i yüzde 56,5 ile Portekiz, yüzde 55,6 ile Danimarka, yüzde 53,7 ile Belçika takip ediyor. İngiltere'de ise futbolculardan yüzde 45 vergi alınıyor.  Almanya'da yüzde 47,5, İtalya'da yüzde 47,9, Fransa'da ise yüzde 50,3 vergi ödüyor futbolcular.

Türkiye'de Gelir Vergisi Kanunu'na göre Süper Lig'de oynayan futbolcular yüzde 15, bir alt ligdeki kulüplerde oynayan futbolcular yüzde 10, diğer kulüplerde oynayan futbolcular ise yüzde 5 vergi ödüyor. Teknik direktörlerin ödediği vergi ise yüzde 35.

Artı Gerçek'ten Eser Karakaş, vergideki bu adaletsizliğe dikkat çekiyor yazısında ve "Bizim futbolcular neden vergi ödemez" diye soruyor... Karakaş'a göre Türkiye'de futbolcular artık yüzde 15 oranında bile vergi vermeyecek. Kulüple pazarlıklarını net ücretlerine eşitlenecek brüt ücret üzerinden yapacaklar.

Yeni torba yasada yer alan 35. Maddeye göre kulüpler futbolcu aylıklarından stopajla kesilen gelir vergisini ayrı bir hesaba yatıracak ve bu hesaptan da amatör branşlarda spor yapanlara kaynak aktaracak.

Karakaş, düzenlemenin çok sorunlu olduğuna dikkat çekiyor:

İlk bakışta anlamlı gibi duran bu düzenlemenin çok sayıda sorunu var. En önemli iki sorunundan birincisi mali-siyasi, ikincisi ise tümüyle mali. Anadolu kulüplerinde özel bir hesaba yatırılacak bu vergilerin kulüp başkanları tarafından nasıl kullanılacağı başlı başına bir mesele.

Malum, Anadolu kulüplerinde başkanlar siyaseten önemli yerel isimler, hakemleri soyunma odasına kilitleyebiliyorlar ve ancak Cumhurbaşkanları ararsa hakemler özgürlüklerine (!) kavuşuyor. 

Bu maddede değişiklik yapılmaz ise bu özel hesapların ne gibi sorunlara yol açacağını önümüzdeki senelerde daha iyi gözlemleyebileceğiz; üstelik iki sene sonra bu kesintilerin yüzde 15’den yüzde 35’e çekilmesi yani miktarının artışı söz konusu da olabilecek. Bir de meselenin maliye teorisi boyutu var. Tahsis yapmama ilkesi yani bir kamu gelirinin belirli bir harcamaya tahsis edilmemesi ilkesi anayasal bir ilke değil ama maliyenin çok önemli çünkü çok anlamlı bir ilkesi.

Söz konusu tahsis yapmama ilkesini belirli gelirler için kaldırdığınızda bütçenin parlamenter denetimi çok daha zorlaşıyor, bunu bilmeyen maliyeci yoktur. Torba yasanın 35. Maddesi ise bu tahsis yapmama teorik ilkesini tümüyle zedeliyor ama anlaşılan yasa koyucunun böyle dertleri yok.