Şub 25 2018

Türk Yahudileri neden İsrail’e göç ettiklerini anlattı

Bir pazar akşamı yahudi arkadaşımın İsrail’e yerleştiğini öğreniyorum ve Twitter’daki anonim hesabına mesaj atıyorum.

“İzak nasılsın? İsrail’e mi yerleştin?”

“İsmimi sil. Seni başka bir yerden ekleyeceğim ordan konuşalım”

Beni başka bir hesaptan ekliyor, ben de bu arada ona gönderdiğim mesajı siliyorum, konuşma oradan devam ediyor.

“Özür dilerim yanlış bişey mi yaptım adını söyleyerek?”

“Yahudi kimliğimle paylaşım yaptığım hesap o, tehdit alıyorum. Hacklerlerse adımı öğrenmeleri güvenliğim için sorun olur, bu yüzden ‘sil’ dedim.”

Bu olayı Türkiye’de Yahudi olarak yaşamanın psikolojisi hakkında bir fikir verdiği için yazdım. 32 yaşındaki İzak, doğup büyüdüğü İstanbul’u terk ederek bu sene İsrail’e taşınan 400 Türk Yahudisinden biri oldu. Bu kararı vermesi hiç kolay olmadı.

“2 sene boyunca düşündüm. Üstüne 15 temmuz gelince fazla vakit kaybetmeden Türkiye’den gitmenin doğru olduğuna karar verdim. Ve birkaç ay içinde buraya geldim.”

Peki ne olmuştu 15 temmuzda?...

“15 temmuzda Twitter’da Yahudi kelimesini arattığımda darbeyi Yahudilerin yaptığına dair yüzlerce tweet ve küfür gördüm. Ben sadece yahudiyim diye, o gece dışlandığımı hissettim.

O gece sela okudular. Niye sela okunuyor, demokrasi istiyorum diye insanlarla aynı dinde olmak zorunda değilim. Klavyelerinin güvenliğinde en çok Yahudilere giydirdiler. Sonra ‘Ben burada ne yapabilirim’ diye düşündüm.

Ben miyim önemli olan mücadele mi? Türkiye’de aktivistliği akıl karı olarak göremiyorum. Protesto hakkın yok. Sonra birkaç ay içinde İstanbul’u terk edip İsrail’e yerleştim.”

İzak, aile şirketindeki işini bırakıp Tel Aviv’e taşındı. Bu onun elbette gerçek adı değil gerçek adını güvenlik nedenleriyle gizli tutmamızı istedi.

“Ailemden tam destek gördüm. Siyonizm Yahudilerin kendi vatanında kendilerine hükmetmesidir. Siyonist sebeplerden gelmedim. Özgürlüklerimi yaşayabilmek için geldim. Ailemden de coğrafi olarak çok uzak değilim, özleyince gidip görüyorum.”

İsrail, diaspora yahudilerine, ülkeye yerleşmeleri durumunda anında vatandaşlık veriyor. İsrail’deki Türkiyeliler Birliği’nin verdiği rakama göre bu sene 400 Türk yahudisi İsrail’e göçtü. Bu rakam geçen sene İsrail’e göçen Türk Yahudilerinin iki katından fazla.

Geçen yıl 164 kişi gitmişti.Göç her sene giderek artıyor. Yahudi Telgraf Ajansı’nın verilerine göre diğer ülkelerden gelip İsrail’e yerleşen Yahudilerin sayısı azalırken, bu rakam sadece Türk ve Rus Yahudilerinde artış gösteriyor. Ajans göçün nedenlerinin Erdoğan’ın anti-semitik politikaları olduğunu söylüyor.

Resmi rakamlara göre Türkiye’de Yahudilerin sayısı 17 bin , İsrail Türkiyeliler Birliği’nden Rafael Sadi ise bu rakamın 12 bin civarında olduğunu ifade ediyor. 400 rakamı 80 milyonluk nüfusuyla Türkiye’yi düşündüğümüzde az gibi görünebilir, ancak bu sayı Türk Yahudi toplumunun yüzde 2,3’ü demek.

Yüzde 2 Türk Yahudilerinin sayısal varlığı için ciddi bir anlamı ifade ediyor. Diaspora Yahudilerinin İsrail topraklarına göç etmesine “Aliya” deniyor, bu, kelime anlamıyla “yükselmek” demek.

“Aliya” yapanlara İsrail belirli kolaylıklar sağlıyor. Bu kolaylıkları Türkiye yahudi toplumundan Aaron şöyle anlatıyor:

“Sana ‘gel’ diyen bir ülke. Yahudi olduğun zaman sana vatandaşlık veriyor. İbranice öğrenmek için 6 aylık dil okulunu, belirli bir süre için kalacak yerini devlet karşılıyor,ayrıca sana ölmeyecek kadar da para veriyor”

Tüm bu kolaylıklara rağmen İsrail’de yeni bir yaşam kurmak basit değil Aaron sözlerine devam ediyor:

“Savaş ülkesi... Günün her anında bununla yaşamaya alışmış bir toplumlasın. Bir de dil engeli çok büyük. Biz Türk Yahudiler ibranice bilmiyoruz. Yahudi okuluna gitsek bile çok kısıtlı bir ibranice eğitimi görüyoruz. Ulus Musevi Lisesi’nin hiç bir zaman İbranice öğretmek konusunda bir iddiası olmadı.”

İzak, gittiği yeni ülkede yaşadığı dil zorluğunu şöyle anlatıyor:

“Ben ispanyolca, ingilizce, fransızca biliyorum. Buna rağmen dili öğrenmekte çok zorlandım. İbranice çok ayrı bir şey. Modern ibranicenin kurucusu, grameri Rus diline dayandırmış.Türkler için anlamak zor. Ülkeye entegre olabilmek için dili çok iyi bilmek gerekiyor. Herkes billingual. Temizlikçi kadın bile 3 dil konuşuyor.”

İzak, İsrail’e taşınalı bir yılı geçmiş, bu sırada Türkiye’de aldığı mühendislik eğitimine rağmen geldiği yeni ülkede tutunabilmek için kendi deyimiyle “ayak işleri” yapmış, temizlikçi olarak çalışmış.

Şimdi ise Telaviv’de bir ofis işinde çalıştığı için mutlu. “Yahudiler sanıldığı gibi çok zengin insanlar değil. Ben buraya çok büyük bir parayla gelmedim” diyor ve ekliyor:

“Buranın Türkiye’den farkı işine gidersin, işinden çıkarsın, kimse senin hakkını yiyemez. Seni haksız yere işten çıkaramaz. Kırmızı ışıkta mı geçtin, ehliyetini alıyor. Türkiye’deki gibi aynı kuralı kimine uygulayıp kimine uygulamamazlık yapmıyor.”

İzak, sık sık özgürlüğe vurgu yapıyor İsrail’e göçme nedenini anlatırken:

"Telaviv’de eşcinseller, dindarlar, sekülerler birlikte yaşayabiliyor...

Burada birçok özgürlük olması güzel. Türkiye’nin aksine basında hükümeti eleştiren çok sert yazılar çıkabiliyor. İnsanlar hoşlanmadıkları şeyi protesto edebiliyorlar.

Ben ise Gezi’ye katıldığım ve orda yediğim gazlardan dolayı hala akciğer problemi yaşıyorum. Biz İstanbul’da yeşil için savaşıyoruz ama burada kıymetini biliyorlar. Şehrin ortasında kocaman bir park var.Burası bir din ülkesi ama dini gözüme sokmuyorlar."

Aaron, hala Türkiye’de yaşayan iki dil bilen beyaz yakalı bir Yahudi. Yine güvenlik nedenlerinden dolayı gerçek adını kullanmamızı istemiyor. O, pahalı bir yer ve savaş ülkesi olmasına rağmen her sene daha fazla Türk Yahudisinin İsrail’e göç ettiğini söylüyor.

Gidenler arasında emekliler bulunsa da göç profilinde antisemit söylemlerden bıkmış eğitimli ve genç yahudilerin varlığının ağırlığından bahsediyor:

“Türkiye yahudi toplumunun geleceği gidiyor, ki zaten gençleri az bir toplumuz. Gazete ilanlarımızda doğumdan çok ölüm ilanları var. Benim evlendiğim 2006 senesinde sinagogda düğün törenlerinin yoğunluğundan, düğünler saat saat organize edilirdi.

Bu çok yakın bir zaman düşünün. Şimdi düğün çok az olduğu için ne zaman gitsen sinagog müsait oluyor. Toplumumuz çok hızlı bir şekilde doğal olarak zaten azalıyor. Bir de bu gençlerin göçmesi bu süreci hızlandırıyor.”

İsrail’deki Türkiyeliler Birliği Basın sözcüsü Rafael Sadi ise İsrail’e gelenlerin büyük kısmını üniversite okumak isteyen gençlerin oluşturduğunu söylüyor:

“Gelenlerin yüzde 50’den fazlası okumaya gelen gencler. Okuma maliyeti Türkiye’de çok yüksek. Burada ücretsiz okul temin ediliyor. Hem çalışıp hem de okuyabiliyorlar.

Diğer yandan aile birleşmesi de var. Çocuğu kızı, burada. Türkiye’de yalnız kalmış buraya (israil) gelmiş. En acısı Türkiye’de geçinemiyor yahudiler. Yahudiler zengin görüntüsü verir ama fakirlerimiz çoktur. Fakirlerimiz, ‘acaba İsrail’de iş bulabilir miyim’ diye geliyor.”

Sadi, Yahudi düşmanlığından bıktığı için İsrail’e göç edenlerin sayısının çokluğuna da vurgu yapıyor:

“Adam Türkiye’de 30 sene aynı iş yerinde çalışmış sonra yahudi olduğunu öğrenmişler.Patron, ‘seni işten çıkarmazsam benim işim batacak, çünkü falanca tarikate bağlıyım’ diye işten çıkarımış adamı. Burada biri bana “yahudi” diye kötü gözle bakacak korkusu yok. Türkiye’de Yahudi düşmanlığının arttığını artık sağır sultan duydu.”

İzak, Türkiye’de iki isim kullandığından bahsediyor, biri sıradan her Türkiyelinin kullanabileceği bir isim diğeri ise ailesinin ona hitap ettiği ismi. Türkiye’deki baskıdan dolayı kimliğine yahudi adını yazdıramamış ve bu ismini herkese söyleyememiş ama İsrail’de bunu yapmış. Ailesinin ona verdiği ismi, yeni kimliğinde görünce çok duygulandığını anlatıyor:

“Babamın kimliğinde gayri müslüm ismi yazıyordu. Askerlikte bu yüzden çok problemler çektiğinden dolayı benim kimliğime Türk ismi yazdırmış. Kimlikte yahudi ismimi kullanabilmek, resmi ortamlarda açık yahudi kimliğimle var olabilmek, ilk başlarda garip gelsede değişik bir duygu."

Türkiye’ye kırgın gitsede İsrail’deki ilk zamanları özlemden dolayı pek kolay olmamış İzak’ın…

“Yeni bir ülkeye geldiğinde ters şeyler olunca demoralize oluyorsun, bazı şeyleri özlüyorsun. Bu yüzden ilk dönem depresiftim. Sağlık problemi yaşadım. Kendi doğduğun ülke dışında nereye gidersen git yalnızsın. Bilmediğin bir düzenin içindesin, ezberlediğin o hayat düzenini değiştiriyorsun..”

İzak, 5 yıl önce İsrail’e göçmüş bir Türk yahudisiyle aynı evi paylaşıyor. Arkadaşına da soruyorum “Geldiğine pişman oldun mu?” “Bir gün bile olmadım” diyor. Ama yine de ekliyorlar, İsrail’de en özledikleri şey yeni arkadaşlarıyla Ata Demirer esprisi izleyip gülememek. “Onu bir Türkiyeli anlar işte...” diyorlar.

İzak, tüm zorluğuna rağmen yeni ülkesinde mutlu olduğunu söylüyor:

“Türkiye’de insana verilen değer benim görmek istediğim değer değil. Ben kendimi daha değerli görüyorum. Ben kendimi daha fazla Türkiye’nin geldiği halle üzmek istemedim.”