Kas 25 2017

'Türkiye’de Yahudi Olma' geçmişe doğru yolculuğa çıkarıyor

 

"Türkiye'de Yahudi Olmak: Bir Deneyim Sözlüğü" isimli kısa metinlerden oluşan çalışma birkaç yazarın kaleminden Türkiye’de Yahudi olmak konusunda farklı perspektifler veren bir kitap.

Kendi deneyimlerini isimlerini vermeden paylaşan "Yahudiler" bu çalışmada Türkiye’de Yahudi olmanın çeşitli hallerine ışık tutuyor. Yazarların derlemelerini bir araya getiren Raşel Meseri ve Aylin Kuryel ise Türkiye’de Yahudi olmayı anlatırken, bunun hem çerçevesi hem de içeriği gereği sabit olmayan, yaşanılan duruma göre — kişisel, coğrafi ve tarihsel deneyimler kapsamında — çeşitli anlamlar kazanabildiğine vurgu yapıyor.

Bianet'ten Pınar Tarcan kitaba dair yazısında, nüfus cüzdanının bazıları için bir küçük bir evrakken, bazıları için de sonsuz bir sürgünü temsil eden imge olabileceğini anlatıyor.

Tarcan'a göre, Meseri ve Kuryel bu konuda haksız değiller zira sözlükteki Yahudi olma üzerine olan deneyimleri sınırlamak mümkün degil.  

"Nüfus Cüzdanı" ifadesinin tanımına baktığımızda, sözlük  "Bir ülkenin vatandaşlarına devletçe verilen, kimlikleriyle kişisel durumlarını gösteren resmi belge," ifadesini kullanıyor. Bu belgeye ilişkin kitapta yer alan deneyim şu şekilde:

Fortüne Bensustiyel isimli genç kadının arkadaşlarıyla 12 Eylül döneminde arabayla Ege'de tatile giderken durdurulduğu, arabadaki kişilerin nüfus kâğıtlarının alındığı, bunları inceleyen jandarmanın Bn. Bensustiyel'e dönüp 'Siz Türk vatandaşı mısınız?' diye sorduğu rivayet olunur.

Fartüne Hanım'ın 'elindeki belge hangi ülkenin nüfus kağıdı lan?' diye bağırarak jandarmaya saldırdığı büyük ihtimalle doğru değildir.

Tarcan'a göre, çalışmayı bir roman ya da öykü tadında okumaktan farklı olan özelliği ise çeşitliliği. Mesela kitaptan öğrendiğiniz bir detay, Ladino bir deyim olan "De muerte ke no manke..."  ifadesinin tercümesinin "Ölüm sebebiyle eksik olmasın" olduğu.. Bunun anlamı ise yanımızda olmayan bir kişinin sadece varlığından dolayı -- eksikliğini hissetmemize rağmen -- minnet duymak. Bu ifade kullanıldıktan sonra yemeğe başlanıyor.