Oca 15 2018

'Türkiye'de Yahudiler sevilmiyor çünkü...'

 

Pek çok İslam ülkesinde olduğu gibi Türkiye'de de Yahudilere karşı büyük bir önyargı var. 

Bir dönem sayıları milyonları bulan Yahudiler'in sayısı şimdilerde binlerle ifade ediliyor. 

Kalanlar da 'dönme, kripto' gibi yaftalara maruz bırakılıyor. Peki Türkiye'de Yahudi kelimesi neden bir hakaret ve 'kötülüğün sembolü' gibi algılanıyor ve sunuluyor.

Şalom Gazetesi'nde bu konuyla ilgili bir yazı kaleme alan Irving Baruh yaşadığı bir deneyim üzerinden bu nefretin sebebini açıklamaya çalışıyor.

"Hani biz Müslümanlar, Yahudileri sevmeyiz ya…" başlıklı yazısında Baruh, Yahudilerin kötü olduğuna dair çok sayıda yazı, kitap ve paylaşım bulunduğunu hatırlatıyor ancak bir Yahudi'yle temas edilmesi halinde insanların aralarındaki benzerliği fark ettiğinden dem vuruyor.

Eşi ve çocuklarıyla beraber bir restoranda, şef garson ile yaşadığı diyalog üzerinden Türkiye'deki Yahudi düşmanlığını irdeleyen Baruh, garsonla aralarında gelişen diyalogu şöyle anlatıyor:

"Eşim merak ile “Ne kadar boş bu alışveriş merkezi, hep böyle mi?” diye sordu. Şef garson, “Burada kiralar çok yüksek. Her yer kapatıyor. Bu alışveriş merkezinin başında 70 küsur yaşlarında bir Yahudi var. E tabi para yiyecek. O yüzden kiraları indirmiyor.”

“Yahudi olduğu için mi kiraları indirmiyor? Niye öyle söyledin?” diye sordum. 

Şef garson, “Hani biz Müslümanlar, Yahudileri sevmeyiz ya” dedi. 

“Müslümanlar, Yahudileri sevmez mi? Niye? Ne var Yahudilerde?” diye sordum. 

Şef garson, “Bize öyle öğretildi” dedi."

Garsona, “Yanlış öğretilmiş size… Basında da öyle yansıtılıyor ama doğrusu öyle değil. Bu ülkede kaç yüzyıldır Yahudi yaşıyor biliyor musun? Bak, mesela biz de Yahudi’yiz. İyi de bir aileyiz” dedim kızlarımı ve eşimi göstererek" diyen Baruh, garsonun da "İsrail - Filistin olayı da var" yanıtı verdiğini aktarıyor.

Garsona yanıt olarak, "İsrail ve Filistin’in sorunlarını tüm Yahudilerden mi bileceğiz?" diye sorduğunu ifade eden Baruh, garsonun bir İsrailli turistle yaşadığı tatsız anıyı paylaştığını anlatıyor.

"O günden sonra Yahudilerden nefret etmeye mi karar verdiniz?" sorusu karşısında garsonun Yahudilerle ilgili bu kez iyi bir anısını anlattığını onları 'dürüst ve düzgün' olarak nitelediğini belirtiyor.

Şef garsonun kendisine 'Yahudi' kelimesi yerine 'Musevi' demesini salık verdiğini ifade eden Baruh, şu yanıtı vermiş:

"Kendisine “Niye? Yahudi veya Musevi. Aynı insanlar” dedim."

Baruh şöyle sürdürüyor yazısın:

"Şef garson, “Yok sen Yahudi deme, güzel değil” dedi.

Sadece gülümsedim.

Bu, biz Türkiye Yahudilerinin ara ara gün içinde karşılaşabileceği bir diyalog. Türkiye’de yaşayanların çok büyük bir bölümü Yahudileri ‘kötü’ hatta ‘öcü’ olarak tanıyor. Yahudileri, Müslümanların düşmanı olarak görüyor. Ancak genelde bir Yahudi ile tanışmamış. Tanışma şansı olmuşsa bile, genelde konu para ile ilgili olunca, karşısındakinin Yahudi olduğu dikkatini çekmiş. Yahudilerin kötü olduğuna dair o kadar çok yazı, kitap, paylaşım var ki etrafta. Bir Yahudi ile karşılaştığı zaman, biraz tanımaya başlayınca ve karşısındakinin aynı kendisi gibi biri olduğunu görünce şaşırıyor. Hatta bu işte bir bit yeniği olduğunu düşünüyor. Bu bit yeniğini ‘Yahudi / Musevi’ kelimeleriyle çözebiliyor. “Yahudi kötüdür, iyiyse Musevi’dir” diye düşünüyor."

İstanbul’da sadece 15-16 bin, 3 milyonluk İzmir’de sadece 1000 Yahudi kaldığını aktaran Baruh, Yahudilerle ilgili sürekli “öcüdür, kötüdür, aramızdalar ama gizleniyorlar algısının yaratıldığını kaydediyor ve ekliyor:

"Kriptolar, dönmeler, bizi kandırıyorlar” gibi yazılar yayınlanırsa Türkiye’deki insanların büyük bölümünün biz Yahudileri ‘kötü insanlar’ olarak tanımaları normal değil mi?"