Öztürk, Erdoğan’ın danışmanlığı dönemindeki kirli çamaşırları ortaya döktü

Bir dönem başbakanlıkta ve parlamentoda basın danışmanlığı yapan, daha sonra Anadolu Ajansı’nın genel müdürlüğü görevine atanan Kemal Öztürk, iktidara yakın medyanın kirli çamaşırlarını yıllar sonra ortaya döktü. 

Gazeteci Çağlar Cilara’nın YouTube kanalına konuk olan Öztürk, 2003-2007 arası, dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç’a, 2007-2011 arası, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a danışmanlık yaptığını hatırlatırken "Ama şunu söyleyeyim: Bugün çok bağımsız ve çok özgür gazetecilik yaptığını söyleyen arkadaşlarımız, o zamanlar gazete yönetiyorlardı. Ve ben istemeden, ertesi günün gazete manşetlerini bana gönderiyorlardı. 'Uygun mudur' diye soruyordu ve öyle yayınlıyordu" dedi. 

Söz konusu gazetecilerin bugün aktif ve muhalif olduğunu söyleyen Öztürk, isimleri ifşa etmeyeceğini kaydederek, "Meydan okuyanlar, çok yüksek perdeden etik mesajlar verenlerin şeceresini iyi biliyorum" diye konuştu. 

2011’den 2014’e kadar da Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğü görevini sürdüren Öztürk, “Bu dönem içerisinde yaşanan tüm olaylara şahitlik de ettim, etki de ettim, bir yanlış bir hata varsa payım da var” ifadesini kullanıyor.

Başbakanlıktaki basın danışmanlığının çok baskın olmadığını aktaran Öztürk, “Gönül rahatlığıyla şunu söyleyebilirim: Basın danışmanıyken hiç kimsenin ekmeğiyle oynamadım. Hiçbir köşe yazarının kalemi susturulsun diye kimseyi aramadım ve müdahale etmedim” iddiasını öne sürüyor ve ekliyor:

“Bir köşe yazarı ‘Onun yüzünden işten atıldım’ diyebilir. Ben bunu çıkar kendisiyle konuşurum. Bu konuda çok rahatım” diyen Öztürk şöyle devam etti:

"Suyun akışını değiştirecek kadar müdahil değildim çünkü benden önce bunlarla ilgili çok sık sorunlar yaşandığı için daha yumuşak bir basın danışmanlığı süreci geçirilmesini daha uygun gördüm." 

Çağlar Cilara’nın “Anılarınızı yazmayı düşünüyor musunuz?” şeklindeki sorusuna ise Kemal Öztürk, şöyle yanıt verdi: 

"Anadolu Ajansı’nda geçirdiğim dönemi yazmaya başladım. Nisanda Anadolu Ajansı’nın 100’üncü yılı. O kitabı çıkaracağım. Bülent Arınç dönemini yazmayı düşünüyorum. Arınç’ın meclis başkanlığı dönemi ve AK Parti'nin ilk beş yılı." 

“Başbakanlık dönemini çok yazmayı düşünmüyorum” diyen Öztürk bunun, “Devlet terbiyesi” ile ilgili olduğunu savundu:

"Bir gazetenin bağımsız genel yayın yönetmeni olsam, canımı acıtacak şekilde bile olsa yazarım. Çünkü sizin gibi genç gazetecilerin bunu okuması ve 'Ben bir gün genel yayın yönetmeni olursam bu hataları yapmayayım' demesi gerekiyor."