Hasip Kaplan: Davutoğlu’nun elinde seçimi etkileyecek gizli ajanda var

AKP ile MHP ortaklığı, yasa değişikliği tekliflerini meclise götürerek, tek tek yasalaşmalarını sağlıyor. Bunun en son örnekleri, infaz yasası düzenlemesi ve baroların seçim sistemini değiştiren, İstanbul, Ankara ve İzmir’de birden fazla baronun kurulmasının önünü açan yasa oldu. Muhalefet ile AKP iktidarını karşı karşıya getiren son tartışma sosyal medya düzenlemesi teklifi. 

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Twitter, Facebook gibi milyonlarca kullanıcısı olan sosyal medya şirketlerine, bir dizi yükümlülük ve yaptırım öngören yasa teklifi kamuoyunda da tartışma yarattı.

AKP, yasa teklifini suç unsuru içeren veya hakaret, özel yaşamın gizliliğinin ihlali, küfür gibi sakıncalı içerikler nedeniyle yaşanan "muhataplık sorununun" aşılması gerekçesine dayandırırken, muhalefet, yeni bir sansür kapısının açılacağı görüşünde.

Hatta, bazı sosyal medya kuruluşlarının, kendi ilkelerine uymadığı için Türkiye'den "çekilebileceği" endişesi dile getiriliyor. AKP'nin ve MHP'nin ortak imzayla TBMM Başkanlığı'na sunduğu yasa teklifi, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınları Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanunun bazı maddelerinde değişiklik öngörüyor.

Facebook, Twitter, WhatsApp gibi mecraların "sosyal ağ sağlayıcısı" olarak tanımlandığı yasa teklifi ile ayrıca kullanıcılara, içeriğin arama motorlarından tümüyle silinerek, sakıncalı görülen içerikle ilgili “unutulma hakkı" sağlanıyor.

Bir yandan iç siyasette muhalefetin sesini kısma adımları, dış politikada son günlerde özellikle Libya’da Mısır ve Fransa gerilimin ortasında erken seçim olasılıkları da güçlenmeye başladı. 

Yankılar’ın konuğu eski HDP’li vekil hukukçu Hasip Kaplan oldu. Kürt siyasetçi Kaplan, AKP ile MHP’nin istediği düzenlemeleri meclisten çok rahat şekilde geçirmesini muhalefetin tembelliğine bağlıyor.

Kaplan, “Tembel bir muhalefet var, meclise devamsızlık yapan bir muhalefet var. En önemli kararlarda muhalefetten yüzde 30 katılıyorsa bu sorundur. Muhalefet partilerinin milletvekilleri hepsi takip ederse, AKP-MHP çoğunluğu birçok yasayı geçiremez. Çünkü onlar tam kadro her zaman orada hazır olma şansına sahip değiller. Muhalefete meclise gelmek bile çok zor geliyor. 

Anamuhalefet özgürlükleri tembellik alanında kullanıyorlar, tembellik hakkı olarak görüyor. 18 yıl boyunca hata yapmış bir iktidar var. Devleti soymuş soğana çevirmiş, özelleştirmeyle satmış, kıyıları, limanları, madenleri satmış,  satıyor. Bunca insan katliamı, kadın katliamının yaşandığı, adaletin olmadığı, basın özgürlüğün tamamen ortadan kalktığı, gazeteciler ve siyasetçilerin en çok cezaevinde olduğu ülke durumuna gelmişken, bunca zulmün karşısında muhalefetin ayağa kalkması lazım. Mecliste muhalefetin sesi kıstırılmış, susturulmuş, bir danışma kuruluna çevirdiler” dedi.

AKP’nin sosyal medya düzenlemesiyle cemaatin yaptıklarını yapmak istediğini söyleyen Kaplan “Cemaat de BTK’yı ele geçirmişti, sonra kripto telefonları açık ettikleri için bir kısmı cezaevinde. AKP de orayı ele geçirmek istiyor. Servis sağlayıcılar Türkiye’de olsa, istediği hakime, savcıya talimatı verip, polisi göndererek, yakasına yapışır istediği gibi hukuksuzca içeri atabilir” ifadelerini kullandı. 

AKP iktidarının, Kuzey Kore, İran ve Suudi Arabistan olmak istediğini dile getiren Kürt siyasetçi “Kapalı rejime çevirecekler. Yüzde 90 havuz medyası, yüzde 10 sosyal medya üzerinden yapılan söyleşiler ve habercilik var. Bu seçimlere bunu kapatarak girmek istiyorlar. En büyük kozları bu” diye konuştu. 

HDP’li eski vekil Hasip Kaplan, Türkiye’nin erken seçime gideceğini söyledi. AKP iktidarının yeni kurulan partiler kendilerini toparlamadan, yasaklar, savaş ve çatışmaların gölgesinde erken seçime gideceğini belirten Hasip Kaplan, şöyle dedi: 

“Kürtler teröristler deyip, Rojava veya Başur’da çatışma ortamı yaratıp, şehit edebiyatı üzerinden, ezan üzerinden bir seçim getirmek istiyor. Tüm taktikleri bu. Erken seçim bekliyorum. Savaş da bekliyorum. Sadece yasaklar değil, savaş ortamında seçime gitme durumu da olabilir.”

Türkiye’nin Libya’da Mısır ile olası savaş için karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Hasip Kaplan “Tüm bunların hesabını yapamıyorsa muhalefet nasıl iktidar olacak? Koronanın tembelliği de çöktü muhalefetin üstünde. CHP aman korona var, sokağa çıkmayalım diyor. Daha dün bu ülkede bir kadın katledildi, buna tepki gösteren kadınlara  saldırdılar. Sanki AKP şekerdir, kendi kendine eriyecek. Yok öyle bir şey. Çok ciddi bir demokrasi ittifakı için, parlamenter demokrasiyi savunanlar ortak ilkelerde buluşup bir program oluşturmaları gerekiyor. Otokrasiye karşı, demokrasiyi savunuyoruz desinler yeterli, aynı düşüncede olmaları gerekmiyor” dedi.

AKP’nin Gülen cemaatiyle dershanelerin kapatılması, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılmasıyla başlayan kavgasını hatırlatan Hasip Kaplan, şöyle devam etti: 

“Tüm bunlardan sonra AKP kendini zayıf hissedince, tüm anti demokratik yasaları birer birer çıkarmaya başladı. Cemaat yargıda güçlüydü, poliste ve askeriyede güçlüydü, hâlâ bu kadar tasfiyeye rağmen güçlü. Cemaatin ele geçiremediği bazı yerler vardı. Barolar, Tabipler Odası, Mimarlar Mühendisler Odası. Bu üç büyük meslek odasını bir türlü ele geçiremedi. AKP şimdi yargıyı MHP ile yürütüyor. Tek baroları ele geçiremiyorlardı. Şimdi İstanbul, İzmir ve Ankara’da kendilerine bağlı baro kuracaklar…”

AKP’nin 7 Haziran’dan bu yana aşırı sağcı, ırkçı bir çizgiye kaydığını hatırlatan Hasip Kaplan “Bu çizgi MHP ile giderek Kürt düşmanlığına ve HDP’ye saldırıya dönüştü. Her gün saldırı, milletvekillerini tutuklama. Bu ittifakın MHP ile sürdürülmesi artık sonlara geliyor. Bu ortaklık çekilmiyor. Ecevit de çekememişti, erken seçime gidilmişti” diye konuştu. 

“AKP, MHP ile sürdüremeyeceği ittifakında iki alternatif arayacak” diyen Kaplan “ Ya CHP’ye ‘gel seninle büyük koalisyon kuralım’ diyecek ya da dönecek Kürtlere ‘Gelin yeni bir sayfa açalım’ diyecek” ifadelerini kullandı. 

“Siz hangisini olası görüyorsunuz?” sorusuna “Türkiye’de her şey olur, her şeyin oluru var” yanıtını veren Kaplan, şöyle dedi:

“Bundan daha kötü, daha ırkçı, daha yasakçı, daha barbar bir yönetim olmaz ama CHP ile düzen sistem aynen devam eder, Kürtlerle olacak bir şey ise Ortadoğu’da Türkiye’de yeni bir sayfa açtırır. AKP seçimi kazanmak için Kürtlere mecburdur. Gücü yeterse gerek duymayabilir, mecbur kalırsa da çok rahatlıkla ‘dün dündür bugün bugündür’ diyebilirler. Çark ederlerse şaşmam.” 

Kürt siyasetçi Kaplan’ın Ahmet Davutoğlu ve Gelecek Partisi konusundaki düşünceleri ise şöyle oldu:

“Kadrolarına baktığım zaman ilginç kadrolar var. Bir tek Zafer Üstün var, Meclis İnsan Hakları Komisyon Başkanıyken efendiydi, objektif davranmaya çalışırdı. Davutoğlu’nun ben bir şey yapabileceğini sanmıyorum. 

Ama DEVA partisindekiler daha tutarlı, daha aklı başında isimler. AKP’nin konuşulabilen kesimleri bunlar. Erdoğan Davutoğlu’ya o kadar çok  hata yaptırdı ki, Davutoğlu’nun sonunu getirdi. Konuşuyor ama gizli sayfaları açarsa belki. Davutoğlu gizli sayfaları açmazsa sürünecek."

“Davutoğlu’nun elinde gizli ajanda mı var?” sorusuna Kaplan, “Var” yanıtını verdi. “Nasıl bir etki yaratır?” sorusuna ise Kaplan, şu yanıtı verdi:

 “Bazen seçimi etkileyecek şeyler ortaya koyabilirler. Ortadoğu’da siyaset o kadar hızlı değişiyor ki, yarın ne olacağını kestiremiyorsunuz. Ama DEVA, Gelecek Partisi, İYİ Parti yarın yan yana da gelebilirler, birlikte de olabilir. Buna da şaşmam.”