Bunun adı reform değil, Swap operasyonunun maliyetini Washington'da öğrenecekler

Açıklanan adımların somut ve detaylı reform olduğunu söylemek kolay değil.  Buna rağmen, seçimin tamamlanmasının ardından Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak’ın Türkiye ekonomisi hakkında konuşurken belki de ilk defa ekonomideki gerçek sorunlara kısmen de olsa değinmiş olması önemli.

Atılacağı belirtilen adımların 2019 odaklı olduğu ve omurgasını oluşturacak şekilde dış borç yükü altında ezilen reel sektörün bankalar üzerindeki olumsuz etkilerinin alınmış olması dikkat çekici.

İş kamu bankalarına verilecek iç borçlanma senetleri yoluyla 28 milyar liraya gelince, bu adım herhalde en çok ses getirecek düzenleme. Bu büyük kaynağın 2001 IMF programına benzer şekilde piyasa faizlerinden, enflasyona endeksli ve uzun vadeli verilmesi kadar; elde edilecek sermayenin kamu bankaları tarafından nasıl kullanılacağı da önemli. Bilindiği üzere kamu bankaları bir süredir AKP hükümetinin seçim iddiasını desteklemek adına kredi vermeye, inşaat ve tüketim tarafını desteklemeye zorlanıyordu.

Yeni kaynağın dış kaynak eksiğinde büyüme için mi, yoksa bankaların sermaye yapılarında kalıcı iyileşme için mi kullanılacağı önemli. Bankalardaki enerji ve inşaat gibi sorunlu kredilerin bilançodan çıkarılıp oluşturulacak bir fon altında eritilmeye çalışılması da dikkat çekici. Ancak detaylar açıklanmış değil. 

Diğer yandan, dış borç sorununun reel sektör-bankacılık üzerindeki etkilerinin biraz daha rakamsal olarak açıklanışı da dikkat çekici. 

Gıda fiyat enflasyonunu düşürmek amaçlı mayıs ayında daha kapsamlı bir tarım planı beklentileri yaratılırken, bugün açıklanan kısmıyla tarım sektörünün derin sorunlarından başlıklar itibarıyla değinilmiş olması yetersiz. Türkiye coğrafyasının küçükbaş hayvancılığa uygunluğunun artırılan destekler yoluyla plana girecek olması ise, izlenmesi gereken bir açıklama.

Albayrak açıklamaları içinde bir diğer öne çıkan dikkat çekici konu da BES ile kıdem tazminatlarının yeni bir sistem altında birleştirilerek tasarrufların artırılacağı. Büyümeye orta vadede kaynak olarak bakıldığında önemli; ancak çalışan kesim için kritik önemdeki kıdem tazminatlarının hak kaybı yaratmayacak şekle büründürülmesi çok daha önemli.

Vergi reformu altında uzun süredir kavramsal olarak ön planda yer alan başlıklar, bugünkü açıklamada da yer bulmuş durumda. Bu tarafta da Kurumlar Vergisi'nde indirimlere gidileceği ile vergi muafiyetlerinin azaltılacak olması açıklamaları olumlu. Seçim dönemlerinde vergi indirimleri üzerinden uygulanan popülist adımların, bir daha yapılamayacağını garantileyen bir sistem oluşturulabilse keşke. Kurumlar Vergisi indirimleri ise doğrudan yatırım çekmek için tek başına yeterli olmayabilir; ancak bir ilgi yaratacağı da ortada. 

Uzun lafın kısası, Bakan Albayrak’ın açıklamalarından anlaşılan kendisinin değişik kesimlerin hükümetten beklentilerini dikkatle dinleyip kayda aldığı.  

Ancak, açıklanan adımlar reform niteliği taşımıyor. Üstelik, 31 Mart seçimi öncesinde ve özellikle sonrasında hukuk ve demokrasi büyük risk altında iken, yapılması planlanan kısa vadeli krizi atlatmaya yönelik bu adımlar, kurumsal kapasite düşünüldüğünde ve bir ortak akıl yaratarak ilerleyebilme anlayışının yokluğu hatırlandığında şüphe ile karşılanıyor.

Özellikle İstanbul seçimlerinin AKP lehine döndürülmesi amacıyla yenilenmesi ihtimali, Türkiye’nin bulunduğu ligden düşmesine neden olacağından, ekonomi ikincil önemli konu haline dönüşüyor.

Bu anlamda böylesine önemsenen bir çalışmanın açıklanmasının ardından piyasalar tarafında olumlu bir tepkinin gelmemiş olması, AKP’nin hem içeride hem dışarıda beklentileri yönetme, inandırıcılık ve güven sorunlarının artarak devam etiğinin habercisi.

Bakan Albayrak'ın önümüzdeki günlerde gerçekleştireceği Washington temasları da elbette dikkatle izlenecek. Ancak, tam da seçim öncesi yapılan swap operasyonun maliyetinin, bu toplantılarda ekonomi yönetimi tarafından net anlaşılması daha dikkat çekici bir sonuç olabilir.

Bu makale yazarın görüşlerini yansıtır. Ahval’in yayın politikası ve editoryal bakış açısı ile her zaman uyumlu olmak zorunda değildir.