Anayasa hukukçusu Ergun Özbudun: ‘Yargı reformu sembolik tahliyelerle sınırlı kalacak’

Türkiye ekonomide ve siyasette hareketli günler geçiriyor. Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın gece yarısı görevden alınması ve yerine eski Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın atanması, ardından Naci Ağbal ismiyle anlaşamadığı söylenen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Instagram mesajıyla istifa etmesi, affının 27 saat sonra kabul edildiğinin açıklanması “AKP’de neler oluyor?” tartışması yarattı. 

Ekonominin önemli kurumlarında yaşanan koltuk değişiminin akabinde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından hem ekonomide hem yargıda reform açıklaması yapması da yeni tartışmaları beraberinde getirdi. 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün “Haksız yere içeride tutuklu kalan kişinin o günleri geri gelmiyor. Aslolan tutuksuz yargılamadır. Tutukluluk istisnadır” yönünde açıklama yapması ve HSK’nin (Hakimler Savcılar Kurulu) hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulan iş insanı Osman Kavala’yı tahliye etmeyen, AİHM kararlarına direnen hakimlerin isimlerini istemesi de “Yeni bir tahliye süreci mi başlayacak?” sorularına neden oldu.

Anayasa hukukçusu ve Gelecek Partisi Siyasi Söylem Danışma Kurulu üyesi Prof. Dr. Ergun Özbudun, hükümetin “yargı reformu” söylemini Ahval’e değerlendirdi.

Hükümetin “yargı reformu” açıklamalarının samimiyetine inanmadığını söyleyen Prof. Dr. Ergun Özbudun, sadece sembolik tahliyelerin yaşanacağını belirtiyor.

Özbudun şu ifadeleri kullanıyor:

“AKP’nin bu yönde ciddi bir hukuk reformu gerçekleştireceğine kani değilim. Çünkü köklü bir reform iktidarın bunca senedir uyguladığı politikaları 180 derece tersine çevirmesi anlamına gelir. Bu yönde ciddi bir niyetlerinin olduğunu da sanmıyorum. Dolayısıyla belki birtakım göstermelik jestler yapılacaktır. Mesela Osman Kavala’nın tahliyesi gibi, Enis Berberoğlu’nun milletvekilliği statüsünün iadesi gibi. Ama bunlar son derece sembolik jestlerle sınırlı kalacak. Türkiye’deki mevzuata göre tutukluluğun bir istisna olması lazım. Ama uygulama bunun tam tersi. Tutukluluk peşin bir ceza haline getiriliyor. Kapsamlı bir tahliye beklemiyorum. Ciddi bir reform kesinlikle gerçekleşmeyecek."

Özbudun, hükümetin neden şimdi yargı reformu açıklamasında bulunduğuna ilişkin de şunları söylüyor:

“Çünkü deniz bitti. Türkiye 25 cente bile muhtaç hale geldi. Son bir ümit belki yabancı yatırımcıya biraz ümit verebiliriz, sıcak para girişi sağlayabiliriz diye. Gerek ekonomi alanında bazı sözler veriliyor gerek onunla çok yakın bağlantılı olan hukuk alanında sözler veriliyor. Çünkü gerçekten hukuk güvenliği olmayan yere yatırım gelmez. Yerli yatırımcı da yapmaz, yabancı yatırımcı da hiç yapmaz. Dolayısıyla ben son bir ümit olarak bu simide sarıldıklarını düşünüyorum.”

Özbudun, yargı reformu için ivedilikle neler yapılması gerektiğine ilişkin de şu yanıtı veriyor:

“HSK’nın yapısı, statüsü değiştirilmeli. HSK bu kadar siyasal iktidara bağımlı kaldığı müddetçe biz bu sorunları yaşamaya devam ederiz. O da bir anayasa değişikliği gerektiriyor. Dolayısıyla bugünden yarına yapılabilecek bir şey değil. Ama bu sistem kaldıkça, iktidara bağımlı bir yargı mekanizması yaratıldıkça bu sorunlarla her an karşılaşırız.”


© Ahval Türkçe