Açık ofiste ağlayabileceğiniz en iyi yerler

Müşterek bir sürü alan var, mahremiyetse çok az. New York’lu komedyen ve yazar JiJi Lee, açık ofislerde ağlamaya uygun en iyi yerleri yazdı:

Çalıştığınız şirket, engelleri kırmak ve etkileşimi teşvik etmek için açık bir ofis tasarladı, ancak bu kafanızı gömüp ağlayabileceğiniz çok az alan bırakıyor. İşte çalışma arkadaşlarınız sizi rahatsız etmeden ağlayabileceğiniz en iyi yerler.

Masanızda, kulaklıklarınız takılıyken: Buradaki numara tüm göz yaşlarınızı bir kerede akıtmak. Çünkü çalışmak yerine ağladığınızda sizi gözyaşlarınız ele verir.

Arkadaşınızın masası: Masanın üzerinde kurumaya bırakılmış eşyalar size kısmi koruma sağlayacaktır. Ayrıca ayakta masa başında ağlamak duruş şekliniz nedeniyle de size iyi gelecek.

Su sebilinin yanı: Sırayla ağlayarak iş arkadaşlarınızla yeni bağlar kurabilirsiniz. Belki başta tereddüt edeceklerdir ama onlara bir kişinin yüzüne karşı ağlamanın e-mail aracılığıyla ağlamaktan daha kolay olduğunu hatırlatın.

Sukulentin arkası: Şirket tüm duvarları kaldırmış olabilir ama en azından Instagram’a layık birkaç dekor da eklemiş. Şirketiniz yatırım yaptıkları bitkiler karşısında gözlerinizin dolmasından çok mutluluk duyacaktır.

Stajyer Gary’nin arkası: Gary'nin açık ofisin eşitlikçi faydaları üzerine upuzun nutku, emek ve üretkenlik hakkında nasıl bir ders aldığına dair hikayeleri ağlamanızı diğer ofis çalışanlarından saklayacaktır.

Yazıcının yanıbaşı: Yazıcının vızıltısı her türlü ağlama sesinizin yanı sıra iş arkadaşınızın yeni kozmetik deri nakli üzerine konuşmasını da bastıracaktır.

Yazı tahtasının önü: Şirketinizin ürün lansmanı için beyin fırtınası yaparken, diğer yandan da dördüncü madde için planlama yapabilirsiniz.

Yemek kasenizin içi: İş yerinde hiç mahremiyetinizin kalmamasına değil de Hawai yemek kültürünün sömürülmesine ağlıyormuş gibi yapın.

Takım toplantısı: Hıçkıra hıçkıra ağlamadığınız sürece sorun olmayacaktır. Kendinizi tutamayacak gibi misiniz? Nefesinizi tutun. Mümkün olduğunca uzun süre boyunca. Takımınız ağladığınızı asla bilemeyecek çünkü bayılmış olacaksınız.

Asansör: Şirketiniz asansörü iptal edip çalışanlarını merdivenleri kullanmaya ve/ya ofisi asla terk etmemeye teşvik edene kadar yaşayabileceğiniz geçici bir sığınaktır asansör.

Atıştırmalık makinesinin yanı: Tüm düşük kalorili ama yüksek enerjili atıştırmalıklar sonraki sekiz saatlik ağlamanız için size ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacaktır.

CEO’nuzun çalışma alanı: Patronunuzun önünde ağlayarak hiyerarşiyi yıkın. Açık ofisler iletişimi geliştirmek için tasarlanmıştır. Öyleyse siz de kendinizi tanıtın ve “Merhaba, asla senin kadar para kazanamayacağım!” diyin.

Ofisin ortası: Şirketiniz duvarlara inanmıyor. O zaman neden kendi duygularınız etrafına bir duvar örüyorsunuz? “Frozen” albümünü açın ve bırakın duygularınız aksın. Son bir dönüşle tamamlanan bir parende atın, sonra da Colleen’in duygusal destek köpeğinin üzerinde kapanıp ağlayın. Bunun için yeterli alanınız var! Sonuçta, şirketiniz üreticiliği artırmak istiyor ve daha önce hiç bu kadar iyi ağlamamıştınız.

Tuvalet: İşte herkesin ağlamak için gittiği yer burası. Uzun bir sırayla karşılaşabilirsiniz.

Yazının orijinalini buradan okuyabilirsiniz