Tem 12 2018

Bu keşifle insanlık tarihi yeniden yazılacak: 250 bin yıllık değişiklik

İnsanlık tarihinde şimdiye kadar canlılara ait en eski kanıtların geçmişi 1 milyon 800 bin yıl öncesine aitti. Ancak Çin'de gün yüzüne çıkarılan taşlarla bu değişti.

Euronews'ten Ertuğrul Özgün'ün haberine göre Çin'de yapılan arkeolojik bir kazıda gün yüzüne çıkarılan taş aletler insanlığın evrimsel atalarının Afrika'dan bilinenden çok daha önceki bir tarihte ayrıldığını ortaya koyuyor.

Günümüze dek insan benzeri canlılara ilişkin elde edilen en eski kanıtların geçmişi 1 milyon 800 bin yıl öncesine aitti.

Bu kanıtların kaynağı ise Gürcistan'ın Dmanisi kasabasında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan insan yapıtları ve kafataslarıydı.

Çin’de ortaya çıkarılan buluntular insanlığın evrimsel tarihini 250 bin yıl kadar geriye götürmeyi zorunlu kılıyor.

Almanya’daki Max Planck İnsanlık Tarihi Enstitüsü'nde görev yapan arkeolog Michael Petraglia, ortaya çıkarılan kalıntılar hakkında şunu söylüyor:

“Bu kesinlikle yeni bir hikaye. Bu ilk insanların Afrika'dan bizim bildiğimizden çok daha önce çıktığını gösteriyor.”

Afrika’dan çıkış ise insan türünün dahil olduğu Homo Sapiens’in yeryüzünde sahne almasından çok daha öncesindeki bir döneme denk düşüyor.

Araştırmacılar kazılarda ortaya çıkarılan el aletlerinin Homo evrim grubunun başka bir üyesi tarafından yapıldığını düşünüyor.

Buluntular arasında yontulmuş taşlar, kaya parçaları ve taştan çekiçler yer alıyor. Kazılarda bulunan 96 arkeolojik eserin Çin'i kuzey ve güney olarak bölen Kinling dağlarının kuzeyinde, Loess Platosu olarak bilinen alanda bulunduğu açıklandı.

Kazı projesinin saha çalışmalarını yürüten Guangzhou Jeokimnya Enstitüsü profesörlerinden Zhaoyu Zhu, araştırmayı büyük bir heyecanla yürüttüklerini belirterek, “Meslektaşlarımdan biri aniden dik bir çıkıntıya gömülü bir taş fark etti. Sonrasında ise ilk insanlara ait el yapımı aletler birbiri ardına bulundu" diyor.

Toprak katmanları arasında dağılmış olan aletler insanların ilk akrabalarının avlanmak için dışarı gittiklerini ve her seferinde yeniden aynı sit alanına geri döndüklerine işaret ediyor.

Fakat diğer yandan araştırmaya katılmayan bazı uzmanlar, eldeki bulguların dikkatle ele alınması gerektiğini düşünüyor.

Bu uzmanlar arasında bulunan New Jersey'deki William Paterson Üniversitesi’nde çalışan Antropolog Geoffrey Pope, “Bu keşiflerin çok fazla değişikliğe yol açacağını düşünmüyorum.” ifadelerini kullandı.

Buna karşılık New York'ta bulunan Stony Brook Üniversitesi'nde çalışan Arkeolog Sonia Harmand ise Pope’la aynı olmadığını şu sözlerle ifade etti:

“Çin’de keşfedilen alanın dünyadaki başlıca arkeolojik sitlerden biri olması ihtimal dahilinde.”