Şub 14 2018

Ömür boyu birlikteliğe engel olan 5 büyük tuzak

Sonsuz aşk ve ‘bir yastıkta kocamak’ kavramlarından giderek uzaklaştığımız bir dönemdeyiz. Çiftler evleniyor evlenmesine, fakat bu müesseseyi, farklı nedenlerden ötürü yürütemeyenlerin sayısı yükseliyor. Ajans Press’in İçişleri Bakanlığı Nufüs ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün yanı sıra medyada yer alan haberlerden elde ettiği bilgilere göre, geçtiğimiz yıl 603 bin 976 bin kişi evlenirken, 136 bin 808 kişi boşandı.

14 Şubat Sevgililer Günü olunca gündemde aşk var. Sonsuza dek aşk mümkün mü? Uzmanlar Sevgililer Günü'nde ömür boyu birlikteliğe engel olan beş faktörü paylaşıyor...

Avrupa’nın da bir çok ülkesinde kilisenin baskısı nedeniyle geçmişte yok denecek kadar az olan boşanma vakalarında artık ciddi bir artış söz konusu.

Belçika'da 1830 yıkında sadece 4 çift boşanma için başvurmuş. 1900 yılında 700 kişi, bugün ise, boşananların sayısı onbinleri geçiyor.

Flanders Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Dimitri Mortelmans'a göre, bunun en önemli nedeni toplumsal değerlerdeki değişiklik. Kilisenin ya da dini kuralların baskısının olmadığı toplumlarda çiftlerin daha azı, evliliğe gerek duyuyor.

İnsanların giderek daha bireyselleştiğini savunan Mortelmans, bu nedenle de ilişkilere daha fazla eleştirel gözle bakıldığını ve sorgulandığını vurguluyor.

Öte yandan boşanma mevzuatının da giderek kolaylaşması, kişilerin kendi kendine, "Bu ilişkiye daha fazla katlanmalı mıyım?" sorusunu daha sıklıkla sorduruyor.

Belçikalı profesör, Flaman Televizyonu'na yaptığı değerlendirmede, "sonsuza dek birlikteliklerin önündeki 5 önemli tuzak" dediği etkenleri şöyle paylaştı:

young love

Yaş faktörü: Çiftler ne kadar erken evlenirse, boşanma oranı o kadar artıyor. Genç yaşta farklı insanlarla çıkan ya da flört eden kişiler, bir eşte aradığı şeyin ne olduğunu daha iyi anlama imkanı buluyor. Erken yaşta flört deneyimi olmadan evlenenlerde boşanma riski daha yüksek. Çiftler arasındaki yaş farkı da yine boşanmalarda etken oluyor. Erkek kadından daha yaşlı olması tavsiye ediliyor.

Ebeveyn faktörü: Ebeveynleri boşanmış çocukların kendilerinin de boşanma riski daha yüksek. Gençliğinde ailesinde boşanmaya tanık olan kimse streslidir dolayısıyla mümkün olduğunca çabuk evden ayrılmak için eş ararken acele eder, diyor uzmanlar. Bu mali açıdan sorun yaşayan tek ebeveynli ailelerin çocukları için de geçerli.

opposites

Kişisel farklılıklar: "Zıt karakterler birbirini çeker" deniyor ama evlilikler için bu geçerli değil. Dengeli ilişkiler, eğitim düzeyi ve kültürel geçmiş gibi benzer özellikler sayesinde kurulur ve yeşerir.

Kadınların ekonomik bağımsızlığı: Kadınların ekonomik olarak özgürleşmesi, onları evlilikte bağımlı olmaktan kurtarıyor - bu gerçek yadsınamaz. Bu da giderek artan boşanma olaylarına yansıyor. Günümüzde özellikle Batı toplumlarında refah düzeyi çift gelirli bir aile modeline dayandığı için, çalışmayan kadın "mali stres" kaynağı olarak görülüyor. Geçmişte çalışan kadın evlilik için risk oluştururken, bugün çalışmayan kadın sorun teşkil ediyor.

beraber yaşam

Birlikte yaşam deneyimi: Evlilik öncesi birlikte yaşayan çiftlerde boşanma oranı oldukça yüksek. Birlikte yaşamayı "deneme evliliği" olarak gören çiftlerde ilişkiden emin olmayan kişilerin attığı resmi imza da birlikteliği sürdürmek için yeterli olmuyor.

 

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar