Haz 11 2018

Yüzde 1-2 kişide var; gördükleri yüzleri asla unutmuyorlar

Normal insanlar, tanıştıkları insanların sadece yüzde 20'sinin yüzünü hatırlayabiliyor oysa dünya üzerinde sadece yüzde 1-2 dilimlik insan grubu bir kez gördükleri yüzleri asla unutmuyor. 

Ontrava'daki habere göre, sayıları çok az olan bu kişiler gördükleri yüzleri kısa bir süre sonra yeniden hatırlıyor. Aradan çok uzun bir zaman geçse bile, hatırladıkları yüz sayısı ve oranı bakımından ortalama bireylerden ayrılıyorlar.

'Süper tanıyıcılar' olarak nitelendirilen bu kişiler, gördükleri yüzlerin neredeyse yüzde 80'ini anımsama yetisine sahip.

Geçmişte bu tür insanların imparatorluk tarafından kullanıldığını ortaya koyan kaynaklar bulunuyor. Roma İmparatorluğu döneminde, bu süper tanıyıcılar imparatorun arkasında hizalanıp kalabalıklar içindeki dost/düşman yüzleri ayırt etmekle görevliydiler.

Bu yetinin arkasında ise beyinsel işlevlerle ilgili bir gerçek yatıyor. Bilim adamlarına göre, beynin her iki yanında yüz tanımadan sorumlu olan iki küçük özel bölge var ve bunların gücü kişiden kişiye değişiyor.

Buradaki tanıma gücü, bazı insanlarda hayli fazlayken bazılarında daha az.

Süper tanıyıcılık kavramını ilk kez, 2009 yılında psikolog Richard Russel ve ekibi kullandı. Dört kişiyi inceleyen ekip, bu kişilerdeki yüz tanıma yetisinin ortalama insanların çok çok üzerinde olduğu sonucuna vardı. 

Yakın zamanda benzer bir araştırma Greenwich Üniversitesi'nden Dr. Josh P. Davis tarafından yürütüldü.

Davis'e göre, insanların yüzde 1'i süper tanıyıcı olarak nitelendirilebilir. Uzun yıllar geçmesine rağmen eski bir arkadaşı tanıyan kişilerin bu kategoriye girebileceğini belirten Davis, çalışmalarında dünyanın çeşitli yerlerinden bin kadar kişi üzerinde araştırma yaptı ve onların süper tanıyıcı olduğu sonucuna vardı. 

Davis’e göre, problemlerden birisi de süper tanıyıcıların tanımlanmasıdır. Güncel araştırmalarda, araştırmacılar iki temel kriteri kullanma eğilimi gösteriyor. Bunlardan ilki; fotoğrafların kullanıldığı yüz hatırlama testlerinde mükemmel bir kısa süreli hafıza performansı göstermek. İkincisi ise, gerçek kişinin tanınmasına dair olağanüstü öznel deneyimler. Ancak yine de, laboratuvarda yapılan testlerden, bir kişinin gerçek hayatta da yüz hatırlama noktasında ne kadar iyi olduğunu bilmek zor olabilir.