Yakış: ABD, Türkiye'yi Brunson benzeri bir krizin içine düşürebilir

Yaşar Yakış'la Türkiye'ye Bakış programında, ABD ile Türkiye arasındaki S-400 krizini ve diğer aktörlerin krizin derinleşmesindeki rolünü konuştuk.

Türkiye'ye Bakış'ı buradan dinleyebilirsiniz:

 

Yakış'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"ABD'de, Türkiye'yi köşeye sıkışmış olarak gördüğü için ondan azami derecede yararlanma açısı var. Kürt realitesi de bu unsurlardan bir tanesi. ABD, Kuzey Suriye'deki Kürt realitesini sonradan tanımış olmak yerine, Kürt realitesini yaratmak için büyük çabalar sarf etti ve oldukça ileri bir noktaya geldi.

Nasıl Kuzey Irak'ta bir Kürt realitesi oluşması için 36. enlemi uçuşa yasak bölge ilan edip de merkezi Irak hükümetinin bölgeye müdahalesinin önünü kapatıp, oradaki Kürt realitesinin gelişmesini sağladıysa şimdi de Kuzey Suriye'de aynı şeyi yapıyor.

S-400 realitesinin pazarlık olarak kullanılması söz konusu. 

(PYD Sözcüsü) Salih Müslim'le o görüşme süreci sürdürülebilse konu bambaşka bir yerde olurdu. Hem Kuzey Suriye Kürtleri ile ilişkilerinde hem de Türkiye'deki Kürt sorununun çözümünde daha ileri bir noktada olurdu. Suriye makamları ile de şimdiki gibi dalaşmamış olurdu. Müslim'e, "Sen Beşar Esad'a savaş ilan et, arkandayız" denildi. Müslim ülkesinin dengelerini iyi biliyordu ve "Ya Beşar Esad ayakta kalırsa ben ne yaparım o zaman, Türklere uyup bu yola çıkarsam, Türkler gelip beni Beşar Esad'ın elinden kurtarabilir mi, kurtaramazlar" deyip gayet akıllı beyanatlarda bulundu.

Türkiye kendi gücünü olduğundan daha fazla şey yapabilecek gibi gördü. ABD, Trump, Pentagon, Türkiye'nin S-400 almaması konusunda hemfikir.

S-400'de araya Kongre girdi. 'Bir çivisi daha girerse (Türkiye'ye) S-400'lerin yaptırımlar için bir gerekçe sayacağız' dedi. F-35'lerin teslim edilmemesi de dahil.

Türkiye'nin Kuzey Suriye'de ne yapmak istediğini doğru dürüst keşfedebilmiş değilim. Türkiye sık sık Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olduğunu söylüyor. Bunu söyledikten sonra en kısa zamanda Türkiye'nin Suriye topraklarından çekilmesi ve Esad'ın kendi toprakları üzerinde hükümranlığını uygulamasına Türkiye'nin yardımcı olması beklenir. Türkiye bunun tam tersini yapıyor.

Türkiye bir yandan da Rusya'ya, "Esad İdlib'e saldrıyor, cihatçı grupları ve muhalefeti yok etmek için saldırıyor" diye şikayette bulunuyor. Esad tabii ki kendi topraklarındaki hakimiyetini toprağının son santimetrekaresine kadar genişletecektir. Esad'ın cihatçı gruplara operasyonlarına karşı çıkınca, Türkiye'nin o ülkenin toprak bütünlüğüne saygı duyup duymadığı meselesi tartışmalı hale gelir.

Türkiye Menbiç'e gireceğini söylüyor. Oraya girince ne yapacağını söylemesi de lazım. İnsanların alnında 'Ben YPG'liyim' yazmadığına göre, sokaktaki herkesi durdurup sen YPG'li misin diye soracak mı? Elinde bir liste mi var?

Türkiye'nin eksen değiştirmesi olursa Batı ülkeleri Türkiye'yi kendi saflarında değil, karşı safta bir ülke olarak göreceklerdir. S-400'ler alınırken meselenin bu yönü yeteri kadar tartışılmadı.

Türkiye başka bir ülkedeki Kürt meselesi ile kendi ülkesindeki Kürt meselesi olarak mütaala ediyor. Kürt oluşumlarının güçlenmesini İran da arzu etmez. Kendisinde de bir Kürt azınlık var.

Türkiye, S-400'lerden vazgeçerse Türk-Rus ilişkileri zarar görecektir. Türkiye'nin uluslararası alanda güvenilirliği de sarsılmış olacaktır. Alsak ne olur: Hava savunma sistemimize entegre edemeyeceğimize göre, bir işe yaramayacak, 2.5 milyar doları gömmüş olacağız.

ABD'nin elinde Türkiye'yi rahatsız edebileceği birden fazla ip var. Halkbank meselesi var. Türkiye'ye milyarlarca dolarlık bir ceza kesilirse, vereceği zarar var. 'FETÖ'nün iadesi meselesi var.

Halen Türkiye'de tutuklu olan konsolosluk çalışanları var ve Türkiye'yi Brunson davasına benzer bir duruma düşürebilir.

ABD, Doğu Akdeniz'de dengeyi Türkiye aleyhine bozabilir. Kıbrıs'a silah ambargosunu kaldırdı misal.

© Ahval Türkçe

Bu blok bozuk ya da eksik. Eksik içeriğe sahip olabilir ya da orijinal modülü etkinleştirmeniz gerekebilir.