Haz 03 2018

Ramazan ayında seküler bir Müslüman'ın alkollü içki içme rehberi

Tunus’ta yaşayan Mısır’lı gazeteci Halit Diab’a göre nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan bazı ülkelerde Ramazan ayı boyunca alkol satışının yasaklanması bazıları için bir sorun. “Siyaseten Doğru Olmayanlar için İslam” ("Islam for the Politically Incorrect") kitabının da yazarı olan gazeteciye göre alkol tüketen Müslümanlar için bu sorunu aşmanın yolları mevcut. İşte Diab’ın Washington Post gazetesi için kaleme aldığı yazıdan satır başları:
 
Ramazan başlayalı neredeyse üç hafta oldu ve dünyadaki yüz milyonlarca Müslüman artık uzun yaz günlerinde yiyecek ve içeceklerden uzak duruyor. Tüm gün oruç tutanlar güneş batıncaya kadar su bile uçmuyor. 

Ancak belli bir grup Müslüman için yılın bu dönemi özel bir susuzluk türünü de beraberinde getiriyor. Bunlar, alkol kullanan Müslümanlar. 

Her ne kadar alkol Müslümanların çoğunluğu tarafından haram olarak görülse de, İslam dünyasında alkol kullanan önemli bir azınlık var. Hatta aralarında Batılılardan daha çok içenler var. Dünyada en çok alkol tüketen uluslar arasında Çad başta olmak üzere Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu birçok ülke var. 

Ancak birçok içen Müslüman Ramazan boyunca kendi özgür iradeleriyle şarap, bira ya da sert içki tüketmekten kaçınıyor.  Bu, hızla değişen zamanlarda gelenek ve geçmiş ile bir bağ kurmanın nispeten kolay bir yolu ve Ramazan'ın Tunus gibi büyük ölçüde laik olan ülkelerde neden bu kadar önemli olduğunu açıklamaya yardımcı oluyor. Oruç tuttuğum zamanlarda Ramazan öncesinde alkolsüz günlere hazırlanmak için arkadaşlarla buluşur ve Ramazan Bayramı’na dek sürecek zorlu günler için son kez içki masasında toplanırdık. 

İçinde bulunduğumuz milenyumun başlangıcında hem Ramazan’dan hem de içimdeki tüm inanç parçalarından vaz geçtim. Artık Ramazan’da içiyorum. Ancak tanıdığım birçok Müslüman içki içmeyi küçük bir günah sayıyor ve bu nedenle Ramazan ayında içmiyorlar. 

Belki de en tuhaf grup, oruç tutmasına rağmen iftardan sonra alkol alan Müslümanlar. Bu tutarsızlık olarak görünebilir, ancak göründüğü kadar da tuhaf değildir. İslamiyet’in ilk günlerinden beri Kuran’da  içki yasağı üzerindeki muğlak pasajların tam olarak neyi yasakladığıyla ilgili tartışmalar süregelmiştir. Her ne kadar çoğunluk görüşü alkolün kendisinin yasak olduğunu kabul etse de belli bir azınlık yalnızca sarhoş olmanın yasaklandığı görüşündedir. 

Daha yaygın olarak karşılaşabilecek olanlarsa oruç tutmayan ve dolayısıyla Ramazan ayında içmeye devam etmek isteyen Müslümanlardır. Bunlardan bazıları şüpheleri olan ya da vecibelerini yerine getirmeyen müminlerken, bazıları da benim gibi düpedüz agnostik veya ateist kişilerdir. Ramazan alkolcüleri için içki bulmanın karmaşık olabileceğini deneyim göstermiştir.

Elbette, Ramazan ayında alkol satışına izin verilen ABD, Avrupa veya bazı Müslüman ülkelerde alkol almanızın önündeki  tek engel kendi vicdanınızdır. Ancak, anavatanım Mısır ya da şu an yaşadığım Tunus da dahil olmak üzere genelde içkinin bolca bulunduğu ülkelerde oruç ayı boyunca içki tüketmek öngörü, planlama ve beceriklilik gerektirmektedir.

Mısır'da olduğu gibi, Tunus'ta da alkol kaynakları kutsal ay boyunca kurumaktadır, çünkü mağazaların içki satması yasaklanır ve çoğu mekân Ramazan boyunca kapalıdır. Geçen yıl Tunus’a taşındığımda bu beni şaşırtan bir unsur oldu, çünkü bu ülkede içki içmek popüler bir eğlence. Tunus şaşırtıcı derecede geniş bir yelpazede kaliteli yerel şaraplar üreten bir ülke.

Ancak adaptasyon insanlığın güçlü yanıdır. Muhafazakârların dilediğinin aksine, alkol alanlar içmeyi bırakmak yerine Ramazan başlamadan önce stratejik bir şekilde içki stokları hazırlamaktadır. Tunus'taki yerel süpermarketimde hızla boşalan alkollü içki koridorunda bunu gözle görebilirsiniz. Alkollü içki tedarikçileri için Ramazan öncesi satışların yoğunlaştığı bir dönemdir.

Ramazan’da içmeye gelince, Tunus değil, Belçika vatandaşı olduğum için şanslıyım: Yabancıların burada kutsal ay boyunca açık kalan birkaç lisanslı restoran ve barda alkollü içecek sipariş etme izni var ama genelde Tunuslular için bu yasak. Sadece Arap ya da Müslüman bir isme sahip olmanız bile garsonun itirazıyla sonuçlanabilir. 

Geldiğim yer olan Mısır'da da benzer düzenlemeler var.  Ancak  Ramazan ayında içki bulmada yaşanan zorluklar, binlerce insanın parmaklıklar ardında bulunduğu bir ülkedeki haksızlıklar arasında en aşağılarda yer alıyor.

Gene de bu kuralın Mısırlı içki severler--  özellikle Hristiyanlar-- için adil olmadığını düşünüyorum. Mısır’da bu görüşümü yüksek sesle de dile getirirdim ama genelde bar çalışanlarının tek yaptığı özür dileyerek her ne kadar bana içki vermek isteseler de bunu yapamayacaklarını söylemek olurdu.

Yılın 11 ayında alkole hoşgörü gösterip Ramazan boyunca yasaklamak çelişkili bir yaklaşım ama kesinlikle Müslüman toplumlara özgü bir durum değil. Bugün İslam-karşıtı hissiyatın ve “şeriatın” Amerikan yaşam tarzını tahrip edeceği endişesinin yükseldiği ABD’de 1920'den 1933'e kadar tam Suudi-tarzı bir alkol yasağı yürürlükteydi. ABD topraklarının yüzde 10’una denk gelen yüzlerce ilçede alkol satışı hâlâ yasak. 

Bana kalsa, tüm bu kısıtlamaları ortadan kaldırırdım. Devlet, vatandaşlara nasıl iyi Müslüman olacaklarını dikte edemez. Bu, inananların ve inanmayanların kendisine kalmış bireysel bir karardır. Ayrıca geçici yasaklar Müslüman ve Müslüman olmayanlar arasında ayrım da yapmamakta ve başka din mensuplarını Müslüman adetlerine uymaya zorlamaktadır

Yine de, Suudi Arabistan ya da İran gibi alkolün yıl boyunca yasak olduğu bir ülkede değil de Tunus’ta yaşadığım için mutluyum. Birkaç hafta içinde Tunus, tam da yaza girerken, normal ve rahat haline geri dönecek. Alkol kullananlar da kadehlerini açık havada yeniden tokuşturabilecekler.