Araştırma: Yediğiniz her lokmanın Dünya'ya bir etkisi var

Dünyadaki tüm insanları nasıl doyurabiliriz? Birleşmiş Milletler bu sorunun yanıtını arıyor. Ancak bu soru kadar önemli olan bir soru daha var: Tüm insanların sağlıklı beslenmesini sağlarken aynı zamanda dünyayı nasıl koruyabiliriz?

Bu sorunun yanıtını bulabilmek için Amerika'nın Baltimore kentinde bulunan John Hopkins Yaşanılabilir Gelecek Merkezi'ndeki bilim insanları 140 farklı ülkenin beslenme şekillerini ve bunların iklimi nasıl etkilediğini araştırdı.

DW Türkçe'nin aktardığı habere göre, bu bilim insanlarından biri de Martin Bloem. Merkez tarafından yayınlanan raporda araştırmacı olarak görev alan Bloem "Avrupa ve Amerika'da yaşayan insanların acilen beslenme biçimlerini değiştirmeleri gerekiyor. Daha fazla bitkisel gıdaya yönelerek, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak adına et, süt ya da yumurta gibi hayvansal gıda ürünlerinden uzak durmaları gerekiyor" önerisinde bulunuyor. 

Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise hangi beslenme şekillerinin hangi etkiye sahip olduğu. Araştırmaya göre üçte biri hayvansal gıdalardan oluşan, diğer üçte ikisi ise vegan olan bir beslenme şeklinin iklim ve su kaynakları üzerinde bıraktığı iz, lakto ovo vejetaryenlik. Yani et ve balığın tüketilmediği ancak süt ve süt ürünleri ve yumurtanın tüketildiği bir beslenme biçiminden daha az olduğu yönünde.

Etle beslenmeden uzaklaşılmasının iklim değişikliğine karşı mücadelede önemli etkilei bulunuyor. Ancak yukarıda belirtilen durumlar gelişmiş ülkeler için geçerli. Araştırmada bu etkenin de göz önünde bulundurulduğunu belirten Bloem ''Fakir ülkeler ve insanların daha yüksek gelirlere sahip olduğu ülkeler arasında farklar var. Zengin ülkelerde çözüm yolları çok daha açık'' diyor.

Araştırmacılar ayrıca raporlarında dünyada 800 milyon insan açlık içindeyken, sırf beslenmenin iklim üzerindeki etkisi olacağı için, insanların neyi yiyip neyi yiyemeyecekelerine dair bir kılavuz çıkarılamayacağını da belirtiyor.

Bloem'un önerdiği çözümlerden biri örneğin mısır gevreği gibi bitkisel ürünlere vitamin ve besleyici maddelerin eklenmesi. Bloem bu şekilde hem insanlara hem de iklime pahalıya mal olan hayvansal ürün tüketiminin azalabileceğini belirtiyor. Ancak Bloem bu fikrin gelişmemiş ülkelerde söz konusu olmadığını da belirtiyor. 

Araştırmanın önemli bulgularından biri de omurgasız hayvanlarla ilgili. Buna göre balık ya da salyangoz gibi beslenme zincirinin en sonunda bulunan omurgasız hayvanların iklime olan etkisi neredeyse vegan beslenme kadar az. Bloem ''Afrika ve Asya'nın birçok bölgesinde süt tüketimi çok az. Bu yüzden insanların temel protein ve kalsiyum kaynağı balıklar oluyor'' diyor.

Araştırmanın sonunda bölgelere göre belirlenmiş ve iklimi olumsuz etkilemeyecek dokuz farklı beslenme planı çıkarılmış. Bu planlar kırmızı et tüketilmemesinden, lakto-ovo-vejetaryene ve vegan beslenmeye kadar bir çok alternatifi içeriyor. Araştırmanın en önemli noktalarından biri özellikle sanayi ülkelerinin etkisine odaklanıyor. Araştırma sanayi ülkelerinin gelişmemiş ya da gelişmekte olan ülkeleri desteklemesini ve daha önce zengin ülkelerin düştüğü hataların tekrarlanmaması için onlara bilgi vermesini öneriyor.