Şub 04 2018

Mersin’de tantuni: Sonu gelmeyen salatalar, biberler ve mezeler

Türkiye'nin en önemli yerel lezzet markalarındandır tantuni. Hele ki memleketi olan Mersin'de yenildiğinde, hem de çok hesaplı fiyatlarla, bu lezzetin peşinden koşanları hiç hayalkırıklığına uğratmaz. 

Her hafta bir lezzet durağını ziyaret eden Culinarybackstreets bu kez de tantuninin anavatanı Mersin'e gitti ve okuyucuları için en iyi tantuni yapan mekanları beğeninize sundu.

****

İşte Mersin, tantuni ve lezzet:

Türkiye’nin kebap başkenti Adana’dan ayrılıp, sakin, palmiye ağaçlarıyla süslü sahil şehri Mersin trenine binerken aklımızda tek bir şey vardı: tantuni.

İstanbul ve daha bir çok şehirde tavsiye edilebilecek çok sayıda tantuni restoranı olmasına rağmen, Mersin’de tantuni sonu gelmeyen salatalar, biberler ve mezelerin desteğiyle bambaşka bir seviyede ve şehrin en değerli ve meşhur yemeği sıfatının hakkını veriyor. 

Tantuni sık sık taco’nun Türk versiyonu olarak nitelendirilir. Bu karşılaştırma tam olarak haksız olmasa da, bize göre daha çok Meksika yemeklerine derin bir özlem duyanlar tarafından yapılıyor.

Bize göre tantuni dimdik duran gurur verici faziletleriyle değerlendirilmeli. Mükemmel biftek parçaları, sac olarak adlandırılan büyük fakat sığ bir metal tavada pamuk çekirdeği yağı kullanılarak kızartılıyor.

 

tantuni

 

Kızaran etler daha sonra baharatlar, doğranmış domates, maydonoz ve soğanla karıştırılarak yeni pişmiş yumuşak bir lavaş ekmeğine sarılıyor. Bu lezzeti İstanbul’da sık sık tadıyor olsak da kaynağına gitmek zorundaydık.

Trenden indikten sonra, Mersin’in sonu gelmeyen sahil şeridine sadece bir taş atımı uzaklıkta olan tarihi mahallelerini gezdikçe, tantuninin çıkış merkezi olan bu şehirde ne kadar yaygın olduğunu fark etmemiz uzun sürmedi.

Tantuni, döner, pide, köfte ve benzeri diğer Türk fast-food’lara göre çok daha yaygın. Hatta sözünü ettiğimiz bu yemeklerle meşhur restoranlar bile menülerinde mutlaka tantuni bulunduruyor.

Göz korkutucu sayıda seçenek ve önümüzde sadece 48 saat süre ile araştırmalarımızı yaptık ve Mersin’in ‘ilk üç’ diye nitelendirebileceğimiz tantuni lokantalarını seçtik.

 

tantuni

 

İlk durağımız olan Abidin’e trafikten kaçmak için çevreyolunu kullanarak uzun yollardan gittik. Abidin Mersin’de tantuni yiyeceğimiz ilk mekandı, bu yüzden oraya varabilmek için ne gerekiyorsa yapmaya razıydık.

Abidin, tantuninin sahnesini çalmadan masaya salata üstüne salata ve diğer taze atıştırmalıklar  getirerek zengin bir sofra kurmasıyla ünlü. Aynı zamanda çok fazla baskı yapmadan dostane ve ilgili hizmetleriyle de biliniyorlar.

Dürümümüzün baharatları harikaydı ve ikincileri sipariş etmeden duramadık. O gece başka bir şey yemedik ve dürüst olmak gerekirse ertesi gün kahvaltı etmeyi de istemedik.

Dört dürüm, sayısız meze tabağı ve iki açık ayran için komik bir rakam olan 45 TL ($12) ödedik. 

Stratejik bir hamle olarak otelde çok hafif bir kahvaltıdan sonra öğle yemeği için Suriyeli mültecilerin yoğunlukla yaşadığı, deniz kenarında, bir zamanlar lüks fakat şimdi orta sınıf bir mahalleye dönüşmekte olan lokasyondaki Memoş’u ziyaret ettik.

1964’ten bu yana Mersin’in temel taşlarından biri olan Memoş’ta dürüme eşlik edenler daha sade: yeşil limonlar, yeşil biber turşusunun insanı tahrik eden, daha koyu renkte, dil yakan versiyonu.

Son derece lezzetli ve hoş bir ekşiliğe sahip yeşil limonlar İstanbul’da yok ve baharatlı etin üzerine tek bir sıkım harika uyumlu bir lezzet yaratıyor.

Akşam yemeğinde deniz manzaralı bir restoranda komşu şehirlerden Hatay’ın mutfağını rakı ve mezeler eşliğinde denesek de, tantuni yiyebilmek için kalan zamanımızı harcadığımızı düşünmeden edemedik. 

 

tantuni

 

Sıranın en sonunda, 1980 sonları ve 2000 arasında, İstanbul’da sayısız gökdelenler inşa edilmeden önce, Türkiye’nin en yüksek binası ünvanını elinde bulunduran gökdelenin birkaç dakika ötesindeki Göksel vardı.

1977 yılında kurulan Göksel, her porsiyonu siparişe göre düzenliyor. Yediklerimiz muhteşemdi ve yakın zamanda İstanbul Beşiktaş’ta bir restoran daha açtıklarını duyunca çok sevindik. (Memoş’un da ayrıca Anadolu yakasında iki restoranı var).

Tantuni ile İstanbul’da tanışmış ve hatta Berlin’de bile yemiş olsak da, ülkenin en büyük limanına ev sahipliği yapan bölgesel bir merkezin neden basit bir dürümle meşhur olduğunu görmek için Mersin’e gitmek zorundaydık. Ve yanlış yapmayın, Tantuni demek Mersin demek. 

https://culinarybackstreets.com/cities-category/istanbul/2017/cb-on-the-road-35/