Oca 13 2018

Mezeler, ara sıcaklar, salatalar... Lezzet değil zehir saçıyor

 

İçki sofralarının vazgeçilmesi mezeler ne kadar sağlıklı ve hijyenik. Aslında tam olarak ne yiyoruz?

Gittiğimiz meyhane ya da restoranlarda yenilen çoğu meze aslında fabrika imalatı. Restoran ve yemekleri güvenilir olsa bile, yemek şirketleri tarafından üretilip getirilen mezelerin hazırlanış süreci, sağlık açısından tam bir düşman.

Hürriyet Gazetesi'den Sefer Levent'in haberine göre, mezeler hijyenik olmayan koşullarda üretilirken, ara sıcaklar da dondurulmuş ve günlerce aynı yağda kızartılan ürünler, salatalar ise fabrikalarda paketlenirken kimyasal nar ekşisine maruz kalıyor.

İçki sofralarının olmazsa olmazı mezeler, şakşukasından, ezmesine, favasına ve humusuna kadar masaların gözbebeği ancak burada da bir sektör oluşmuş vaziyette ve meze fabrikalarında seri üretilen mezeler, restoranlara dağıtılıyor. 

Aynı semtte gidilen farklı mekanlarda aynı tat ve türden mezelere rastlamanması da bundan. Bu da mezeleri endüstriyel hale getiriyor. Aynı meze farklı mekanlarda farklı fiyatlandırılabiliyor.

Peki ya ucuza restoranlara satılan mezelerin içeriği sağlıklı mı? 

Benzer şekilde et ve et ürünlerinin kullanıldığı çorbalar? Misal tavuk suyu çorbanın içindeki etin tavuğun neresi olduğu çorbanın fiyatını doğrudan etkiliyor.

Kıyma içerikli çorbaların maliyeti hayli yüksek. Bir de bu çorbalar ucuza içiliyorsa et ürünlü sanarak içtiğiniz çorbalardaki malzemenin içeriğinden çok da emin olamazsınız. 

İşkembe hassas olunması gereken çorbaların başında geliyor çünkü temizliği çok önemli ancak orada da kostikle yıkanmış ve bembeyaz işkembeden yapılan kimyasal çorba içme ihtimaliniz çok yüksek.

Yine benzer şekilde ara sıcak olarak önümüze konulan patates, börek, ciğer ve karidesler de günlerce derin dondurucuda bekleyen gıdalar. Kızartıldıkları yağlar ise günlerce beklemiş yağlar. 

Toplanan atık yağların önemli bölümünün kanserojen olduğunun tespit edilse de bu durumu pek kimse umursamıyor.

Restoranlardaki salatalar da hazır olduğu için benzer bir tehlike kapıda. Misal, zeytinyağına başta kanola, mısır olmak üzere ucuz yağlar karıştırılıyor. Bu markalı, markasız yağlar toptan alındığı için daha da ucuz oluyor.

Diğer vazgeçilmezimiz ise nar ekşisi... 1 kg nar ekşisine on katı kadar normal su ekleniyor. Sonra glikoz şurubu, kıvam artırıcı ve diğer kimyasal ürünler eklenip bir kiloluk ürün 10 kiloya çıkartılıyor. Adı nar ekşisi ama alakası yok.. Fiyatı çok ucuz.