Şub 25 2018

Vedat Milor: Nusret'in maalesef New York restoranı eleştirileri pek iyi değil

Saltbae ile yani tuzlama hareketiyle dünya çapınca bir üne kavuştu Nusret. Ancak New York'ta açtığı şubesi, ABD'li gazeteciler tarafından acımasızca eleştiriye maruz kaldı.

Restoranı dolup taşsa da şehrin önde gelen yemek eleştirmenleri adeta yerden yere vuruyordu Nusret’i. Nusret için başka sorunun daha kapıda belirdiği haberi yapılmıştı İngiliz Independent tarafından. New York Sağlık Yasası’nı ihlal ediyor olabileceği belirtiliyordu. Ve bununla ilgili ceza alabileceği yazıldı. Amerikan'ın ünlü restoran eleştirmeni Steve Cuozzo’dan New York Post gazetesine birçok isim ve gazete vardı eleştirenler arasında. Yüklü hesap ödedikleri halde memnun kalmayanlar çoğunluktaydı.

Türkiye'nin ünlü yemek eleştirmeni Vedat Milor, Nusret'in restoranı hakkındaki eleştirilerin iyi olmadığına işaret ediyor yazısında. Köşesinde bu eleştirilere yer veren Milor, şöyle diyor:

"İlk gördüğüm yazı Roberta Sietsema imzasıyla Eater New York’da çıktı. Eleştirmen tüm etlerin ıslak dinlendirilmiş (kuru dinlendirme daha makul) ‘wagyu’ sığırından olduğunu söylüyor, “Hem lezzetsiz hem kauçuk gibi” diyor. Tuz serpiştirme sahnesini devamlı yinelemesini de itici bulmuş. Salataları beğenmemiş ama ‘İstanbul steak’i sevmiş. Fiyatların yüksekliğinden yakınıyor."

Yazısında diğer eleştirilere de yer veren Milor, "sizi siz yapan değerleri kaybediyorsunuz" diyerek, şöyle son veriyor yazısına:

Şöhret, para ve güç çekici. Ama ya bedeli? Felsefede ve edebiyatta epey işlenmiş bir konu. ‘Faust’ ya da ‘Dr. Faustus’... Goethe ve diğerleri ruhunu şeytana satma temasını epey işlemiş. Buna ‘Faust tipi pazarlık’ deniyor. Aşırı güç ve para sahipleriyle yaptığınız pazarlık sonucu ihya oluyorsunuz ama o onların maşası da oluyorsunuz. Sizi siz yapan değerlerinizi kaybediyorsunuz.

Tüm eleştirilerde Nusret’in rutin performansını ‘kara gözlük’le icra ettiği anlatılıyor. Bakışlarını saklıyor çünkü gerçek hislerini gizlemek zorunda. Ben bunu iyi anlamda duygusal biri olduğunu düşündüğüm Nusret’in savunma mekanizması olarak algılıyorum.