Eki 01 2019

Yenilenebilir enerji paraları HES’e mi gidiyor?

Duvar gazetesi yazarı Önder Algedik, bugünkü yazısında yenilebilir enerji paralarının HES'lere gittiğine dikkat çekiyor. Bu desteklerin HES'ler dışındaki kaynakları beslemek için gerekli olduğunu belirten Algedik "2018 yılında bütün vergiler dahil bir kilovat saatlik elektriğe bizim 46 kuruş ödediğimiz düşünüldüğünde HES’cilerin ne kadar çok kazandığı görülecektir" diyor.

Önder Algedik bugünkü yazısında ekonomide inşaat sektörünün daraldığını, konut satışlarının düştüğünün konuşulduğunu ancak insanlar pazar alışverişinin azaldığının ise ince bir detay olduğunu ifade ediyor. 

Krizin sadece konutta değil mutfakta da olduğunu belirten Algedik, “İnsanlar akaryakıt tüketimini kısarken, boğazından keserken iktidarın 2,5 milyar dolar verdiği S-400’ler gelmeye başladı. Yani halkın sefaleti bir yanda, S-400’leri indiren Antonov uçakları başka bir yanda. Ama daha fecisi Trabzon Arıklı’da daha yeni sel felaketi yaşamışken (geçen yıl Ordu’da çok üzücü sel felaketi yaşanmışken) ve üstüne aşırı iklim olayları bu kadar çoğalmışken iktidarın gündemi çok daha farklıydı” diyor.

Türkiye’de iklim krizi ve ekonomik kriz varken dereleri, nehirleri tutmuş hidroelektrik santral sahipleri, yani HES’çiler’in “çok mutlu” olduğuna dikkat çekiyor Algedik. 

Yenilenebilir enerji desteklerinin aslında HES’lere yaradığını ortaya koyan Birgün haberini yazısında paylaşan Algedik, ilgili yeri şöyle aktarıyor yazısında:

“… Türkiye’nin uyguladığı Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması YEKDEM yenilenebilire değil HES’e, HES’e giden paralar ise iktidarın çevresindeki inşaatçılara gidiyor. 40 MW’ın üstünde Sabancı’nın 10 santral, Sanko ve İçtaş’ın beşer, Türkerler’in üç, Kolin, Limak ve Bereket’in ikişer, Cengiz, Kalyon ve Doğuş’un birer santralı olması bu fikri destekliyor.”

Yenilenebilir enerji desteklerinin genelde piyasada yer bulamayan ve genelde HES dışında kalan kaynakları desteklemek için olduğunu belirten Algedik, “Ama Türkiye’de durum böyle değil. Bu desteklerin yarısı HES’lere gidiyor. Bu destekler o kadar büyük ki 2018’de 26 milyar TL’den fazla para, yenilenebilir desteklerine giderken ve bu paranın yaklaşık 11 milyar TL’si HES’lere ayrılmış” diyor.

HES’ler normalde piyasada üretici fiyatı olan 23,3 kuruşa bir kwh’lık elektrik satmak yerine yaklaşık 42 kuruşa sattığını belirten Algedik, şöyle devam ediyor:

“2018 yılında bütün vergiler dahil bir kilovat saatlik elektriğe bizim 46 kuruş ödediğimiz düşünüldüğünde HES’cilerin ne kadar çok kazandığı görülecektir.

Ancak asıl önemlisi piyasa fiyatlarından elektrik satsalar HES şirketleri yaklaşık 6 milyar TL para kazanacakken yenilenebilir desteklerini kendi hanelerine yazarak yaklaşık 5 milyar TL fazladan para kazandıkları görülüyor. Bu ise aylık 120 kwh tüketen 7,5 milyon evin bir yıllık elektrik faturası demek. Yani 7,5 milyon hanenin her ay TRT payı, belediye payı vergi vs. derken ödediği o kadar para TRT ya da belediyeden önce HES şirketlerinin cebine gidiyor.

Ancak 2019’da başka bir şey oldu ve YEKDEM maliyetleri inanılmaz yükseldi. 2018’de 55 kuruş civarında gerçekleşen yenilenebilir enerji destekleme mekanizması birim maliyetleri mayıs ayında zirve yaptı ve 155 kuruşu gördü. Yani vatandaş bir kwh elektriğe her şey dâhil 46 kuruş öderken yenilenebilir desteğinin üreticiye ödediği ortalama fiyat akıl almaz bir şekilde 1 TL 55 kuruşa çıktı. Şimdi bu artışta HES şirketlerinin payını siz hayal edin.”

 

Yazının tamamına buradan ulaşabilirsiniz