Tiny Url
http://tinyurl.com/yxn255jj
May 12 2019

23 Haziran’da Kürt seçmen ne yapacak: ‘AKP bizi çantada keklik gördüğüne pişman olacak’

23 Haziran’da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için, herkesin yorumlar yaptığı bir kesim Kürt seçmenler. İktidara yakın kaynaklar, AKP’nin strateji değiştirerek Kürt seçmeni kazanmaya çalışacağını yazarken, ulusalcı kesimler de yine “AKP-HDP anlaşacak” tezini ısıtmaya başladı. Özellikle, seçim iptal kararıyla aynı gün Öcalan’ın İmralı’da avukatlarıyla görüştüğünün açıklanması, kuşkuları artırdı.

Peki, gerçekte olan ne? AKP’nin ‘yeni yol haritası’ söylemleri Kürt seçmende bir etkiye yol açıyor mu? Özellikle HDP’nin en fazla oy aldığı İstanbul’un üçüncü bölgesine dair bir iktidar stratejinin hayata geçme olasılığı mümkün mü? Ahval olarak, HDP’nin yereldeki yöneticileriyle bu spekülasyonları konuştuk.

İstanbul’un 3. Bölgesi, özellikle Kürt yoksullarının yaşadığı ve 90’lardan başlayarak günümüzde de en fazla göç alan ilçelerden oluşuyor. HDP, 24 Haziran seçimlerinde üçüncü bölgeden yüzde 14.40 oranıyla, 473 bin 653 oy alarak beş milletvekili çıkardı.

Üçüncü bölgede HDP’nin en fazla oy aldığı ilçe ise Esenyurt oldu. 24 Haziran’da yüzde 21.96 oranla 101 bin 607 oy alan HDP’nin 31 Mart’ta CHP’ye verdiği destekle, ilçede yerel iktidar da el değiştirdi ve AKP’den CHP’ye geçti.

HDP Esenyurt Eşbaşkanı Edip Karçık, “Kimse Kürt seçmeni çantada keklik görmesin” diyor ve devam ediyor:

“Biz 31 Mart’taki stratejimizi aynen uygulayacağız. AKP-MHP’yi geriletmek, Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceğiz.”

Esenyurt’ta 110 bin seçmenleri olduğunu belirten Karçık, “Esenyurt’ta HDP seçmeni sadece ilçede değil, bütün İstanbul’da belirleyici oldu” diyor. AKP’nin ‘muhafazakâr Kürt seçmen’ söylemine de yanıt veren Karçık sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Neyin muhafazakârlığından bahsediyorlar? Sanıyorlar ki sadece kendileri dindar, bizim seçmenimiz onlardan daha dindardır ama daha ideolojiktir de. Sadece onlar dindar görünüyor diye onlara oy vereceklerini sanıyorlarsa, komik bir şey. Mütedeyyinler AKP’ye oy verecek diye bir kaide mi var? Tam tersine HDP seçmeni, iktidarın özellikle son dönemlerdeki gaspçı anlayışına karşı daha bir bilenmiş durumda.”

Karçık ayrıca tersine 31 Mart’ta AKP’ye oy veren Kürtlerin de, 23 Haziran’da Esenyurt’ta İmamoğlu’na oy vereceklerini belirterek “Bunun nedeni hukuka rağmen, her şeyi kendi çıkarlarına yontmalarıdır. Yargıyı teslim aldılar ve bu herkesten tepki alıyor. AKP’ye oy verenler de ya sandığa gitmeyecekler ya da gittiklerinde İmamoğlu’na oy vereceklerini söylüyorlar” diyor.

HDP’nin 31 Mart’ta belediye başkanı adayı gösterdiği İstanbul’un Bağcılar ilçesi de, üçüncü bölgede partinin oy depolarından biri. HDP, Bağcılar’da AKP’den sonra ikinci parti. Bu 24 Haziran’daki yüzde 15.20 oy oranı ve 66 bin 247 seçmenle de tescillenmiş durumda. HDP’nin ilçe yöneticilerinden ve 31 Mart’taki belediye eşbaşkan adayı Medeni Andok, iktidar partisinin “Kürt seçmen” söylemine dair çok net konuşuyor:

“31 Mart’taki stratejimizde milim kıpırdama yok. AKP’nin İmralı görüşmesini planlamasının da seçmene yönelik bir algı operasyonu olduğu anlaşıldı. Çünkü ortada bir ciddiyet yok. Halk, iktidarın yaptığı hukuksuzluğa ciddi bir tepki gösterecek. Üstelik bu tepki sadece Kürt seçmende değil, kendi tabanlarında da var. Ve biz bunu Bağcılar’da çok net bir şekilde gözlemliyoruz. Bizim seçmenimiz zaten HDP’nin stratejisinin dışına çıkmaz.”

AKP’nin dilinin yumuşaması, Kürtlere sempatik gelecek söylemlerde bulunmasını ‘kandırmaca’ olarak niteleyen Andok “Kürtler öyle ufak tefek söylemlere kanacak bir halk değildir. Bu saatten sonra çok zor. Çünkü AKP’nin sicili kabardı, Kürtlere yapmadığı şey kalmadı. Beka sorunu dedikleri de, zaten kendi bekalarıydı. Kürt kentlerinde gördük, belediyelerimizi güvenlik güçlerini kaydırarak, kirli hilelerle aldılar. Seçimden sonra da, KHK’leri bahane ederek mazbatalarımızı vermediler. Kürtlerin bunları unutacağını sanıyorlarsa, çok yanılıyorlar” diye konuşuyor.

AKP’nin bu yaklaşımının Kürtlerin politik düzeyini de küçümseme anlamına geldiğini belirten Andok şu yorumu yapıyor:

“Kürtler eski Kürtler değil. Biz artık konjonktüre göre politika belirlemeyi bilen bir halkız. Şu anda 10 bini aşkın arkadaşımız cezaevlerinde, bir o kadarı yurtdışına çıkmak zorunda kaldı, 10 bini aşkın arkadaşımızın memnu hakları ellerinden alındı. Yani yaklaşım 30 bin kadrosundan mahrum bu hareket, Türkiye’de siyasetin belirleyicisi oldu ve AKP’ye kaybettirdi ve 23 Haziran’da yine kaybettirecek.”

Bahçelievler ilçesi de, İstanbul üçüncü bölgede ve HDP, geçtiğimiz yıl yapılan 24 Haziran seçimlerinde bu ilçeden yüzde 13.35 oy oranıyla 48 bin 976 oy aldı. HDP Bahçelievler Eşbaşkanı Mehmet Kuzu, AKP’nin “Kürt seçmeni kazanma” söylemini bir algı operasyonu olarak yorumluyor. “Öcalan’la bir görüşme ayarlayarak bunu becerebileceklerini sananlar, her gün Bakırköy’de tartaklanan anneleri görmediğimizi mi sanıyor” sorusunu soran Kuzu sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Bizim seçmenimiz politik bir seçmendir, bunlara kanmaz. Hatta 31 Mart’ta sandığa gitmeyen Kürt seçmen de bu sefer sandığa gidecek. Biz de bu konuda çaba harcayacağız.”

Bahçelievler’de 31 Mart seçimlerinde seçmenlerinin yüzde 10’unun ya sandığa gitmediğine ya da oyunu geçersiz hale getirdiğine dikkat çeken Mehmet Kuzu “AKP’nin manipülasyonları bitmez ama bu algılarla Kürt seçmen yönlendirilemez” diyor.

Algılar etkili olsaydı 31 Mart’taki gibi bir sonucun çıkamayacağını savunan Kuzu, “Kürtler ancak gerçek bir demokratikleşmeye, İmralı tecritinin tamamen ortadan kalkmasına destek verirler” sözleriyle, süren açlık grevi ve ölüm orucu eylemlerine dikkat çekiyor: “İnsanlarımız iktidarın uygulamaları yüzünden bedenlerini ölüme yatırmışken, iktidarın hiçbir söylemine ne biz ne seçmenimiz dönüp de bakmaz.”

İstanbul üçüncü bölgede yer alan bir diğer ilçe ise Arnavutköy. İlçedeki seçmenlerin yüzde 40’ı Serhat bölgesi olarak adlandırılan Doğu Anadolu’nun üst kesimlerinden gelen Kürtler oluşturuyor: Erzurumlular, Karslılar, Muşlular. HDP, geçtiğimiz 24 Haziran’da yapılan seçimlerde Arnavutköy’den yüzde 15.73 oy oranıyla 22 bin 867 oy aldı. HDP’nin ilçe eşbaşkanı Cevat Yeşilkaya, “AKP’nin oyunları elbette olacak” diye başladığı sözlerini şöyle sürdürüyor:

“AKP ne yapsa da bizim seçmenimizden oy almaz ama Arnavutköy’de AKP’ye oy veren bir Kürt seçmen de var. Fakat bunlar ezelden beri AKP seçmeniydi, şimdi onlar bile İmamoğlu’ndan sempatiyle bahsediyor.”

CHP’nin geçtiğimiz 31 Mart seçimlerinde Arnavutköy’de doğru düzgün bir çalışma yapmadığını, sadece birkaç İmamoğlu gönüllüsünün ilçelerine geldiğini söyleyen Yeşilkaya “CHP 23 Haziran için Arnavutköy’de iyi bir çalışma yapmalı” diyor. Kendi seçmenlerinin de 31 Mart’ta CHP’ye oy vermeye çok ikna olmadıklarını ama seçim iptalinin yarattığı adaletsizliğin, seçmenlerini derinden etkilediğini savunan Yeşilkaya “Yeter ki CHP çalışsın biz de elimizden geleni yaparız” diye konuşuyor. Son seçimde Arnavutköy’de 170 bin seçmenin 50 binin sandığa gitmediğini hatırlatan Yeşilkaya, bu oranın önemine vurgu yapıyor.

HDP’nin üçüncü bölgeden sonra en fazla oy aldığı yer ise, İstanbul’un Anadolu yakasını içeren birinci bölge.

Birinci bölgede yer alan ilçelerden Maltepe ise, hem kentsel dönüşüm sorunları hem de yoksulluk gibi ekonomik sorunlarla iç içe yaşayan Kürt seçmenin, yaygın olarak yerleştiği yerlerden biri. 24 Haziran genel seçimlerinde yüzde 10.26 oy oranı ve 33 bin 78 oyla HDP’nin önemsediği ilçelerden biri olan Maltepe’nin eşbaşkanı Müge Ataç, diğer eşbaşkanlarla benzer görüşleri savunuyor. Ve Kürt seçmenlere yönelik yaygınlaşan söylemlere dair “Bunu söyleyenler, Kürt seçmenini hiç tanımamış insanlar” diyor.

Ataç da, algı operasyonuna işaret ederek İmralı görüşmesinin seçim iptaliyle aynı güne getirilmesini ‘manidar’ bulduğunu söyleyerek şöyle devam ediyor:

“Biraz politik geçmişi olan herkes bunu anladı. Evet, görüşme eksik de olsa önemliydi ama bu Kürtlerin taleplerini geri çekeceklerini anlamına gelmedi, gelmiyor. Biz 31 Mart’ta oylarımızı AKP kazanmasın, faşist diktatörlük kazanmasın bilinciyle vermiştik. Bu düşünce değişmedi, zaten direnişler de sürüyor. Onlar Türkiye İttifakı yapacağız diyorlar, bizim derdimiz Demokrasi İttifakı. Kürt seçmen geçmişte yaşananları unutmuyor ama orada da takılıp kalmıyor. Sürekli ileriye dönük, çözüm odaklı bir stratejimiz var. 31 Mart’ta uygulanan strateji bunun göstergesiydi.”

Müge Ataç, 31 Mart’ta umutsuzlukla sandığa gitmeyen, bir şeylerin değişmeyeceğine inanan özellikle gençlerin yoğunlukta olduğu Kürt seçmenlerin seçimin sonucuyla birlikte oylarının gücünü gördüklerini de belirterek “İstanbul’un diğer ilçelerinde de olduğu gibi birinci bölgede de seçmenlerimiz, seçmen listelerini takip etmemizi istediler” diyor.