Tiny Url
http://tinyurl.com/y376j3te
Mar 25 2019

Diyarbakır’da HDP seçmeni kızgın, AKP seçmeni ise umutsuz

Tarihi 5 bin yıl öncesine dayanan, birçok medeniyete ev sahipliği yapan Diyarbakır,  günümüzde Kürt siyasi hareketi ve bu gelenekten gelen siyasi partiler için önemli bir kent. Diyarbakır’da daha önce yapılan yerel seçimlerin aksine 31 Mart’taki yerel seçimler belediyelere kayyımlar nedeniyle “seçimle gelen seçim ile gider” değil atanmışın yerine seçilmişin geleceği bir seçim olacak.

Diyarbakır’da HDP’nin Eş Başkan adayları Hülya Alkökmen Uyanık ve Selçuk Mızraklı, CHP’nin adayı Veysi Aghan, AKP’nin adayı ise 1 Kasım 2016’da Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanan eski Etimesgut Kaymakamı Cumali Atilla, Saadet Partisi’nin adayı Fesih Bozan, bağımsız aday Sebgetullah Seydaoğlu yarışıyor.  HDP’nin seçim sloganı “Amed Ya Me Ye (Diyarbakır Bizimdir)”,  AKP’nin ise “ Diyarbakır’da bir şey değişecek hizmet değişecek”, CHP’nin ise “Derman belediyeciliği".

Diyarbakır’da 2014 yerel seçimlerinde Gültan Kışanak ve Fırat Anlı'nın Demokratik Bölgeler Partisi’nden (DBP) yüzde 55.1 oyla kazandığı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde AKP yüzde 35 oy almıştı. Bu seçimlerde Çermik ve Çüngüş ilçelerini AKP, diğer ilçeleri de DBP kazanmıştı.  

7 Haziran Milletvekili Genel Seçimlerinde HDP yüzde 79.06 AKP ise yüzde 14 oy aldı. 24 Haziran Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise HDP yüzde 67.03 AKP ise yüzde 20.31,  CHP yüzde 2.5, Saadet Partisi ise yüzde 1.7 oy almış. Bu tabloya bakıldığında Diyarbakır’da HDP yerel seçimlerde, genel seçimlere göre daha düşük oy alıyor.

DBP’nin 2014 yılında Diyarbakır’da kazandığı 16 belediye’nin 13’üne 2016 yılında kayyum atanırken Bağlar, Çınar ve Ergani belediyelerinin faaliyetleri ilçe kaymakamının onayına bağlandı.  Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı seçilen Gültan Kışanak’ın aralarında bulunduğu birçok belediye eş başkanı halen tutuklu.

Kayyımlar, Kürt partilerin 1999 yılından beri belediyelerde hayata geçirdiği çok dilli belediyecilik hizmetlerini, kadın merkezlerini, Kürtçe eğitim veren okul ve kreşleri kapattı. Belediyelerde çalışan binlerce emekçi işten çıkarılarak, yerlerine AKP’ye yakın kişiler yerleştirildi.  

Diyarbakır’da, yedi Kürt partisi ve hareket Cumhur İttifakı’na karşı “Kürt ittifakı” kurarak,  HDP çatısı altında ilk kez yerel seçime girecek. HDP’nin Hani, Ergani, Eğil, Dicle adaylarından biri bu ittifakın adaylarından oluşuyor. 2014 yerel seçimlerinde yüzde 4.6 oy alan Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR), ekonomik nedenlerden dolayı 31 Mart'ta yapılacak yerel seçimlere katılmama kararı alarak, seçmenini serbest bıraktı.  HÜDA-PAR seçmenin büyük bir kısmının AKP’ye oy vereceği konuşuluyor.   

Diyarbakır sokaklarını gezdiğimizde seçim yarışının HDP ve AKP arasında olduğu gözleniyor. HDP kayyımların atandığı belediyeleri alacağı konusunda iddialı. Ancak kentte seçim heyecanı yok, halk sessiz. Bu nedenlerden biri de PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle cezaevindeki binlerce tutuklu ve hükümlünün başlatılan açlık grevinin kritik eşiğe ulaşması.

Diyarbakırlıların büyük çoğunluğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın HDP’nin kazanacağı belediyelere kayyım atanacağı, HDP’ye yönelik “terörist “  suçlaması ve “Kürdistan Kuzey Irak'ta, çok seviyorlarsa oraya gitsinler” sözlerine çok tepkili.

 

Genç nüfusun ve işsizliğin yüksek olduğu Diyarbakır’da birçok insan mevsimlik tarım işçiliği ya da inşaatlarda çalışmak için batıdaki kentlere göç etmek zorunda kalıyor. Bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle sık sık ilan edilen yayla ve sokağa çıkma yasakları, kentte temel geçim kaynaklarından olan hayvancılığı geriletti.

Kentteki fabrikalar ise ekonomik kriz nedeniyle ya iş işçi çıkartıyor ya da kepenk kapatıyor. Ekonomik kriz ile birlikte artan pahalılık ve işsizlik kentin sorunlarını daha ağırlaştırdı.

Kentteki billboardlarda  HDP’nin adaylarının fotoğrafları ve seçim sloganları var. AKP adayı Atilla’dan daha çok Erdoğan fotoğraflarının billboardlarda bulunması dikkat çekiyor. Kentin birçok noktasında açılan seçim bürolarının önü HDP ve AKP bayraklarıyla süslenirken, AKP’nin seçim bürosu ve araçlarında Kürtçe seçim müziklerinin çalması dikkat çekiyor.

AKP seçim bürolarının önünde polisler zırhlı araçlarla nöbet tutarken, AKP adayları ise kentte polis koruması eşliğinde seçim çalışması yürütüyor.  Seçim çalışması yapan HDP’liler polis ve asker takibinde, HDP’nin Diyarbakır il binası ise polis ablukasında.

İlk olarak CHP Diyarbakır İl binasının kapısını çalıyoruz. CHP Diyarbakır İl Başkanı Mehmet Sayın, Diyarbakır’da yerel seçim olsun genel seçimlerde olsun,  siyasi partilerin Kürt sorunun çözümüne yönelik tutumu seçmenin oyunu etkilediğini belirtiyor.  Sayın CHP olarak, hem AKP  hem de HDP seçmenin ikinci partileri olduğunu belirterek, “Yani güvenilen bir partiyiz. Diyarbakır’daki temel amacımız oylarımızı arttırmak” diyor.  

Saadet Partisi’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Fesih Bozan aynı zaman da partinin Diyarbakır İl Başkanı.

 

 

Seçmenin en büyük talebinin barış, huzur ve kardeşlik olduğunu ifade eden Bozan, “Adaletin, birlik ve beraberlik ve huzurun olmadığı bir yerde şehrin güzel olmasının bir anlamı yok. Hükümet 17 yıldır iktidar olmasına rağmen işsizlikte ve ekonomide, eğitimde, dış politikada başarısız. Bunların üstünü örtmek için sarıldığı tek şey var ülkenin bekası. Diyarbakırlıların bu sıkıntıları görerek partimize oy vereceğini düşünüyorum. Diyarbakır’da ses getiren bir oy alacağız inşallah” diye konuşuyor.

HDP’nin Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkan Adayı Selçuk Mızraklı ise her gün kentin bir ilçesini ziyaret ederek seçmenden destek istiyor.

Mızraklı, AKP’nin Diyarbakır’da devletin bütün imkânlarını kullanarak seçim çalışması yürüttüğünü, HDP’nin ise “halk cephesi”nin imkan ve araçlarıyla seçim çalışması yaptıklarını söylüyor. Mızraklı, “Gittiğimiz her yerde kapısını çalmadık ev ve gitmediğimiz esnaf kalmıyor” diyor. 

Halkta, kayyımlara karşı çok güçlü bir öfkenin olduğunu söyleyen Mızraklı, “Seçmene çağrımızdır şu dur irademizi sandığımıza yansıtalım bunun daha sonraki okumalarına ilişkin kaygılarımız üzerinden hareket etmeyelim” diyor.

 

 

Diyarbakır’da HDP ile ittifak kurarak seçimlere giren Kürdistan Komünist Partisi (KPK) MYK üyesi Yaşar Kazıcı, “Bu ittifak seçimlerle sınırlı olsa da nihai hedefi ise Kürtlerin stratejik birliğidir” diyor.  İttifakın Kürtler arasında iyi hava yakaladığını, Kürt kardeşliği temelinde bir yerel seçim çalışması yürüttüklerini dile getiren Kazıcı, “Bu HDP ile birlikte bütün Kürtlere kazandıracak. Bu seçim Kürtlerin AKP’yi ve kayyımları istemediğini açık şekilde ifade edeceği bir seçim olacak” diye konuşuyor.

AKP Diyarbakır İl Başkanı Süleyman Serdar Budak ise seçim çalışmalarındaki yoğunluk gerekçesiyle görüşme talebimizi kabul etmedi.

Seçmenler, Mızraklı’nın dediği gibi oldukça öfkeli. Ev kadını olan 58 yaşındaki Aklime Hanas, konuşmasına “ Benim derdime ne mürekkep ne de kağıt yeter” sözleriyle başlıyor.  Hanas, “Seçtiğimiz belediye başkanları kayyum zulmüyle elimizden aldılar, irademizi yok saydılar” diyor.

Ekonomik kriz ve AKP politikaları nedeniyle halkın perişan olduğunu söyleyen Hanas, “O sarayda oturuyor ancak sokaktaki halk zamlar nedeniyle aç ve perişan.  Üniversite mezunu iki oğlum işsiz evde oturuyor. Bunun en büyük sorumlusu AKP’dir.  Ben oyumu Kürtler üzerindeki zulüm son bulsun diye oyumu HDP’ye yani kendime vereceğim” diyor.

 

 

AKP’ye oy vereceğini söyleyen emekli Ömer Faruk Işık ise, şunları söylüyor:

“Bu seçimde yine AK Parti’ye vereceğim ama Tayyip Erdoğan da buradan aday olsa kazanamaz. Bizim millet nankör bir millet. Herkese bir araba bir daire de verse sandığa gittiği zaman yine HDP’ye oy veriyor.  Diyarbakır halkı hizmete oy vermiyor. İktidar partisinden başka kim memlekete hizmet edebilir ki. Keşke bunların liderleri Erdoğan’ın onda biri kadar Kürtleri sevseydi. Ekonomik kriz hayat pahalılığı yalan yalan. Ben 1998 yılında 450 TL emekli maaşı alıyordum, şimdi ise 2 bin 800 lira alıyorum. Bundan iyisi can sağlığı.”

 

Emekli olan ancak geçinemediği için servis şoförlüğü yapmak zorunda kalan 60 yaşındaki Veysi Bars ise, 2002 ile 2014 yılları arasında AKP’ye oy verdiğini belirterek artık oy vermeyeceğini şu sözlerle anlatıyor:

“Daha önce destekliyordum ancak AKP değişti. AKP ayrımcılık ve milliyetçilik yaptığı için oy vermeyeceğim.  Her gün halkımıza hareket ediyor. Bu da benim gururuma dokunuyor. HDP milletvekillerine, belediye başkanlarına çok haksızlık yapıyorlar. Bu insanlar seçtiğimiz insanlar.  Huzur ve barış istiyoruz artık. Ben oyumu HDP’ye vereceğim.”

Bu seçimlerde ilk kez oy kullanacak olan Mazlum Meşe ise, üniversite sınavlarına hazırlanıyor. Meşe sorumuza, “Ne sıkıntı yaşıyoruz sorusu yerine ne sıkıntı yaşamıyoruz ki sorusu daha iyi olur” sorusuyla cevap veriyor.

Şu anda, 90’lı yıllarda yaşanan baskılardan daha büyük baskı olduğunu ifade eden Meşe şunları söylüyor:

“Okuyarak ve çalışarak bir yere gelemiyorsun. KPSS’de yüksek puan alanlar atanmıyor, daha düşük puan alanlar atanıyor. Çalışan, zeki olan ve hak eden hakkını alamıyor. Niye torpil var. Eğitim ve iş konusunda kaygılıyım.  Geleceğe dair bir endişem var. Belki yarınlar daha güzel olur umuduyla okuyorum. Ben oyumu seçimlerde HDP’ye vereceğim.”

Diyarbakır Merkez Sur ilçesinde esnaflık yapan Aziz Efe, oy kullanmaya başladığından beri AKP’ye oy verdiğini, bu seçim de AKP’ye oy vereceğini söyleyerek bunun nedenini şöyle açıklıyor:

“Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan gibi bir lider bir daha Türkiye’ye gelemez. Ekonomik olarak da güçlüyüz. Hayat pahalılığı iktidarın sorunu değil o milletin sorunu. AK Parti iki yıldır Diyarbakır’ı süper bir şehir yaptı. Eskiden Saraykapı’yı kimse sormazdı. Şimdi buraya turist akıyor.”

 

İnşaat işçisi olan 28 yaşındaki Şaban Özkan daha önce oy kullandığı dört seçimde olduğu gibi bu seçimde de oyunu HDP’ye vereceğini söyleyerek bununu nedenin şöyle ifade ediyor:

“Benim bu seçimden bir beklentim yok ama yine de oyumu vereceğim. Diğer partiler dürüst ve samimi değil. Hepsi bize’ terörist’ gözüyle bakıyor. Bizim taraf (HDP) kazansa daha iyi olur.  Bu krizden dolayı kimse geleceğinden umutlu değil.  Hangisi seçilse bir aydınlık görünmüyor.”

 

Sur ilçesinde AKP’nin seçim bürosunda görevli olan ancak isminin yazılmasını ve fotoğrafının çekilmesini istemeyen bir AKP’li, Diyarbakır’daki seçimlere ilişkin olarak “AK Parti Diyarbakır’ın bütün sokaklarını altınla kaplasa da HDP’li seçmen AK Parti’ye oy vermez. Millet verilen hizmete bakmalı ancak onlar hizmete bakmıyor. Ne yapsak da fikirlerinden vazgeçmezler. AK Parti’nin oyu yüzde 30 civarında olur burada” sözleriyle Diyarbakır’daki seçim sonucunu ve seçmenin tercihini özetliyor.