HDP’nin önde olduğu Mardin’de AKP’nin umudu aşiretler

Mardin, tarihi dokusu ve çok dilli, kültürlü, dinli yapısıyla Kürtlerin, Ezidilerin, Süryanilerin, Arapların bir arada yaşadığı ezan ve çan seslerinin bir arada yükseldiği bir kent olarak bilinir. 7 bin yıllık tarihi geçmişi olan, zengin tarihi ve kültürel yapısı nedeniyle kentsel sit alanı ilan edilen Mardin, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne aday.

2018 yılı nüfusu 809 bin olan Mardin, 2014 yılında büyükşehir statüsüne alınırken,  merkez ilçe Artuklu olmak üzere toplam 10 ilçesi bulunuyor. Tarihi İpek Yolu üzerindeki Kızıltepe ilçesi hem kent, hem de nüfus olarak Mardin’den daha büyük.

Ekonomisi, tarım, turizm ve sanayiye dayanan Mardin’de işsizlik, göç, ulaşım, altyapı, trafik, çarpık kentleşme gibi birçok sorunla boğuşuyor. Suriye ile sınırı olan Mardin 2011 yılında beri Suriye’de devam eden iç savaş nedeniyle yoğun göç almış.

Nusaybin sınır kapısı 2011 yılından beri kapalı. Buğday ve una 2018 yılında getirilen ihracat yasağı nedeniyle Irak’a un ihraç eden kentteki birçok un fabrikası kapanırken, birçok kişi de işsiz kalmış.  Kentin tarımında önemli bir yeri olan Kızıltepe ovasındaki çiftçiler, sulama amacıyla kullandıkları elektrik faturalarını ödememesi ve DEDAŞ devletin çiftçilere gönderdiği destek primlerine el koyması nedeniyle ciddi sıkıntı yaşıyor.

2016 yılındaki çatışmalar nedeniyle altı mahallesi tamamıyla yıkılan Nusaybin’de evlerin yapılmaması başka bir sorun olarak duruyor.

Zengin tarihi yapısı nedeniyle 2018 yılında 3 milyon yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Mardin’de halk öncelikle barış ve huzur istiyor. Tarihi yapıların bulunduğu eski Mardin’deki trafik, otopark sorunları çözüm bekliyor. Mezopotamya ovasını gören eşsiz manzarasıyla kent turizmi için önemli bir yere sahip olan ancak NATO’ya ait radar üssü nedeniyle 3 bin yıllık Mardin Kalesi, 1963 yılından beri kapalı ve turizme kazandırılmayı bekliyor.

Siyasi yasaklı olduğu için 2014 yerel seçimine bağımsız aday olarak giren Ahmet Türk’ün yüzde 52.2 AKP yüzde 37.4,  Saadet Partisi 2.6, HÜDAPAR 2.3, Büyük Birlik Partisi (BBP) 1.2 ve CHP 0.9 oranında oy almış. BDP’nin seçimde dokuz il ve ilçe belediyelerinin tamamına 2016 yılında kayyım atanmış.

24 Haziran Milletvekili seçimlerinde HDP oyların yüzde 60.58’ini alarak dört milletvekili çıkartırken, AKP ise Cumhur İttifakı ile oyların yüzde 32.23’ünü alarak iki milletvekili çıkardı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Selahattin Demirtaş yüzde 58.71, Tayyip Erdoğan 34.41, Muharrem İnce ise 5.37 oranında oy aldı.

Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı için HDP Ahmet Türk ile Figen Altındağ’ı aday gösterirken, AKP ve MHP’nin adayı Mehmet Vecdi Kahraman, CHP’nin adayı Süleyman Sarı, İYİ Parti’nin adayı Tuna Işıkhan, Saadet Partisi’nin adayı Mehmet Ali Kılıç, Demokrat Parti’nin adayı Davut Turgay.

Mardin Büyükşehir Belediyesi için aday çıkarmayan Büyük Birlik Partisi ise bütün ilçelerde aday gösterdi. Seçime girmeyen HÜDAPAR’ın AKP adayına destek vereceği belirtiliyor.  HDP’nin Eş Başkan adaylarından Türk, Kürt siyasi hareketinde uzun yıllar siyaset yaptığı için kentte tanınan biri, Altındağ ise emekli memur ve Arap milliyetinden. Mardin’de müteahhitlik yapan AKP adayı Kahraman ise 2014 yerel seçimlerinde AKP’nin Mardin Büyükşehir adayı olmuş ancak kazanamamıştı.

Mardin’de geçmişte güçlü olan merkez ve sağ partilerin seçimde oy deposu olarak gördüğü aşiretler, Kürt siyasi hareketinin bölgede etkin olmasıyla birlikte eski gücünü kaybetmesine rağmen halen etkisini sürdürüyor. HDP Mardin’deki belediye eş başkan adaylarını ön seçimle belirlerken, AKP ise adaylarının önemli bir kısmını kentteki büyük aşiretlerde seçerek, oylarını artırma hesabı yapıyor.  Ancak AKP’nin bu tercihinin, seçmenin önemli bir kısmında karşılık bulmayacağı konuşuluyor.

Kentin birçok yerine asılan seçim afişlerinde kentin sorunları ya da projeler değil daha çok seçim sloganlarının kullanılması göze çarpıyor. HDP ve AKP, kentin turizm, trafik, altyapı, ulaşım, su sorunlarına ilişkin projelerini anlatıyor.  Kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi’nin 1 milyar TL olduğu borcu olduğu, 2019 yılının bütçesini şimdiden bitirdiği yönündeki söylentiler, seçmenin kentin sorunlarının çözümüne ilişkin umutlarını azaltıyor.

Nüfus ve yerleşim olarak 100 bin seçmeni olan Mardin merkezden daha büyük olan 141 bin seçmenli Kızıltepe ilçesi seçimin sonucunu belirleyecek. HDP bu ilçede yüzde 70’ye yakın oy alıyor. Merkez Artuklu ilçesinde ise HDP ile AKP arasında başa baş bir seçim yarışı var.

Peki, kentteki seçmenlerin yaşadığı sorunlara ilişkin düşünceleri ve oy tercihleri neler? Kentin tarihi yeri olan Eski Mardin’de sabun imalatçılığı yapan Mehmet Dede, bu seçimde oyunu AKP adayına vereceğini söyleyerek, “Üç çocuğum üniversite okuyor.  Emekli maaşı yetmiyor. Çalışmazsam geçinemem. Oyumu partiye de değil çalışacak kişiye vereceğim. Burada oyumuzu partiye değil kişiye oy veriyoruz. Benim için önemli olan adayın kendisi. AKP’den daha önce memnundum şimdi memnun değilim. Herkes koltuğu oturduğu anda yemeye başlıyor” diyor.

 

 

Kentte yaşayan ve Ermeni olduğunu söyleyen Arjen Güler, ekonomik değil daha çok siyasal sıkıntılarının olduğunu belirterek,  “Baskı, tutuklama, adaletsizlik var. Hukuka inanç yok olmuş durumda. Cezaevlerinde açlık grevleri var, tabutlar çıkıyor. Bu sorunlar çözülmezse ekonomiden bir beklentimiz yok. Huzur ve özgürlük olmadan kazandığımız paranın bir anlamı da yok. HDP’nin milletvekilleri tartaklanıyor, belediye başkanları görevden alınarak yerine kayyım atanıyor. HDP’nin düşünceleri taleplerimin yüzde 100’nü karşılamıyor ancak zulüm gördüğü için adaletsizliğe karşı durduğu için onlara oy vereceğim” diye belirtiyor.

Hediye eşya satan bir dükkânda çalışan Mehmet Özmen, ekonomik kriz ve son dönemde yaşanan olaylar nedeniyle turistlerin kente gelmediğini söyleyerek,  “Zamlar nedeniyle insanlar satın aldıkları domatesleri altın taşıyormuş gibi eve götürüyor. Burada halk arasında AKP’ye güven kalmadı. Cumhurbaşkanı Mardin’e mitinge geldi. Ancak Mardin halkı yoktu. Mardin halkı gitmedi diye dışarıdan insan getirdiler. AKP Burada sıfırda değil eksilerde. AKP mezardan peygamberi çıkartıp burada aday yapsa yine de kazanamaz. Ben de daha önce AKP’ye destek veriyordum ama AKP inandırıcılığını yitirdi.  Ben artık HDP’ye oy veriyorum. Belediye kayyım atansa da yine oy vereceğim” diye konuşuyor.

 

 

Seçime ilişkin görüşlerini sorduğumuz kentteki birçok Süryani, baskı görecekleri endişesiyle seçime ilişkin görüş ve renk vermekten ısrarla kaçınıyor.  6 bin 500 yıldır Mardin’de yaşayan ve Aramice konuşan Hristiyan bir halk olan Süryanilerin 1960 yılında yaklaşık 40 bin olan nüfusu, göç ve baskılar nedeniyle günümüzde 450’ye kadar düşmüş.  İsminin yazılması ve fotoğrafının çekilmemesi kaydıyla konuşan bir Süryani, hangi partiye oy vereceğini söylemese de şöyle konuşuyor:

“Kilisemizde anadil ve dinimizin eğitimi konusunda gördüğümüz baskılar 2000 yılında azaldı. Süryaniler baskı görmekten çok çekindikleri için siyasi görüşünü ve kime oy vereceğini açıklamıyorlar. Süryani olan HDP’nin Mardin Milletvekili Tuma Çelik’in Mecliste yaptığı konuşma ve çalışmaları beğeniyorum. Ancak Süryaniler HDP ile ilişkilenmek ve oy vermekten korkuyor.”

Yeni Zelanda’da camiye yapılan saldırının ardından Türkiye’de basında Hristiyanlara yönelik başlatılan nefret dilinin, kendilerini kaygılandırdığını sözlerine ekliyor.

AKP’ye o vereceğini söyleyen emekli Fehmi Doğan “Şükürler olsun hiçbir sıkıntım yok. Maaşım yetiyor bana. Her şeye zam geldiğinde maaşıma da zam geliyor. Hükümet bizi enflasyona ezdirmiyor. Benim seçimde tercihim Avrupa’yı küstürmek, Müslümanları sevindirmektir. Bütün Avrupa bize düşman! AK Parti 17 yılda çok hizmet yaptı, bundan önceki hükümetlerden daha çok yaptı. Şu anda camilerimiz bir minareli değil dört minaresi var. Kayyımlarla ilgi bir sorunuz yok, memnunum. HDP belediyenin paralarını başka bir yere harcadı. 43 yıl hizmet yaptım arabam olmadı ancak oğlum işi girdiği gibi araba aldı, ev aldı. Bunlar AK Parti sayesinde oldu.  Oyumu AK Parti’ye vereceğim” diyor.

 

 

Mardin’de seçimi belirleyecek Kızıltepe ilçesinde bizi tozlu yollar, yoğun trafik, şantiyeye dönmüş bir kent karşılıyor. Kayyımlı belediyenin başlattığı çalışmaların bitmemesi tepkilere neden olmuş. İlçede esnaflık yapan Aydın Budak “Kayyım Kızıltepe’ye savaş alanına çevirdi” diyerek sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Kayyımın yönettiği belediye çevreye çok rahatsızlık verdi. Yol bozuk, her taraf toz ve çamur içinde. Belediye kimseyi muhatap almadığı için derdini kimseye anlatamıyorsun. Bizi ciddiye bile almıyorlar. HDP dönemi daha iyiydi. Onları sorunlarımızı çözüyorlardı. Belediye gidince sanki cezaevine gidiyorsun. İki arama yapılıyor. Cezaevine gittim daha rahat geçtim. Bu kayyım gitsin başka bir şey istemiyoruz. Barış ve huzur istiyorum. Buraya hizmeti HDP yapar.  Oyumu HDP’ye vereceğim.”

HDP Mardin İl Eş Başkanı Eylem Amak,  30 Ocak’ta Mardin'de düzenlenen belediye eş başkanları aday tanıtım toplantısı sonrasında gözaltına alınıp serbest bırakılmış,  tutuklanan HDP Mardin İl Eş Başkanı Ali Sincar ise 1 Mart itibariyle açlık grevinde. Seçim çalışmaları sırasında büyük zorluk, baskı ve engellemelerle karşılaştıklarını ifade eden Amak, seçim çalışmasını yürüten birçok HDP yöneticisi, encümen adayı ve parti çalışanın 20 Mart’ta gözaltına alındığını hatırlatıyor.

 

 

Amak, “ Bunlara rağmen seçim çalışmalarımızı hiç aksatmıyoruz, halkın yoğun bir ilgisi var,  daha güçlü bir şekilde çalışmalarımız yürütüyor” diyor. Mardin’in çok dilli, çok kültürlü ve inançlı yapısını yansıtan belediye eş başkan ve encümen adaylarının olduğunu ifade eden Amak, her kesimden oy alacaklarını belirtiyor.  Kentin sorunlarını halk ile birlikte çözeceklerini ifade eden Amak, “Mardin’de çok dilli, çok dinli, çok kültürlü bir belediyeciliği hayata geçireceğiz. Amacımız belediyenin koltuğuna oturmak değil halkın iradesini sahip çıkmaktadır.  Hedefimiz Mardin’de bütün belediyeleri almaktır” diye belirtiyor.

CHP’den iki dönem Mardin milletvekilliği yapan CHP Mardin İl Başkanı Mahmut Duyan ise,  kentte seçim havası olmadığını, Mardin’deki sonuçların belli olduğunu, AKP’nin kanatlarının kırılacağını, HDP’nin tepki oyları, yaşadığı mağduriyet nedeniyle desteğini artıracağını söylüyor.

 

 

Kentte eşit şartlarda bir seçim çalışması yürütülmediğini belirten Duyan, “İktidar partinin bütün siyasi çalışmalarını kaymakam ve valiler yapıyor. Bir ilin valisi ve idare müdürleriyle birlikte devletin bütün imkân ve araçlarıyla bir çalışma yapıp iktidar partisini işaret ediyorsa buna demokrasi diyemeyiz. Halkın tepkisinden dolayı bu seçim de HDP kayyım atanan bütün belediyeleri geri alacak” diyor.

AKP’nin adaylarını kentteki birçok aşiretten göstermesine ilişkin olarak Duyan, “Her evde en az bir lise mezunu genç var. Kimse kendi çocuğuna hâkim olamıyor. Artık aşiret sistemiyle öyle büyük oy almak yok burada” tespitini yapıyor. Duyan, tabanları iç içe geçen HDP ve CHP’nin bir masada oturup sol ve sosyal demokrasiye uygun politikalar üretmesi gerektiğini söylüyor. Duyan’a göre CHP de bu seçimde oylarını artıracak.

 

 

AKP’nin politikalarına ve kayyımlara yönelik ciddi bir tepkinin olduğu kentte, görüştüğümüz seçmenin önemli bir bölümü tercihini HDP’den yana kullanacağını söylüyor. AKP ise seçiminin sonucun değiştirmek için umudunu kentte etkin olan aşiretlerden gösterdiği adaylara bağlıyor.