Deniz Öz
Mar 17 2019

Kocaeli en büyük vergiyi verip hizmet alamamaktan dertli

Türkiye’nin en büyük sanayi ve ticaret şehri Kocaeli’ndeyiz. Yaklaşık 2 milyon nüfusa sahip olan kentte, irili ufaklı beş bin sanayi kuruluşu bulunuyor. Bunların büyük kısmını da ağır sanayi oluşturuyor.

Demir çelik, metal, petrokimya, çimento ve tersaneler gibi. Sanayi şehri olmasından dolayı da kentte çok ciddi bir çevre kirliliği sorunu var. Zaten bir başka şehirden Kocaeli’ne gidiyorsanız fabrika bacalarından çıkan yoğun dumanı ve bu dumanın kente verdiği hava kirliliğini görmemek mümkün değil.

Türkiye’de kanser vakalarının en çok görüldüğü yerlerden biri de, Kocaeli’nin Dilova ilçesi. Endüstriyel üretimin yoğun olduğu ilçede gıda ve su üzerinde yapılan analizler sonucu yoğun kanserojen kimyasallar tespit edilmişti.

Kentin önemli bir diğer sorunu ise ekonomik krizin en çok vurduğu bölgelerden olması. Sanayi kentinde fabrikalar bir bir kapısına kilit vurmaya başlamış. Yıllardır AKP’nin yönettiği kentte 31 Mart yerel seçimleri için Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nın adayları başkanlık için karşı karşıya.

AKP’nin bu seçimdeki adayı mevcut büyükşehir belediyesi başkanı İbrahim Karaosmanoğlu yerine Tarık Büyükakın oldu. CHP, Millet İttifakı kapsamında aday çıkarmayarak İYİ Parti’nin adayı Dr. Serdar Kaman’a destek veriyor. HDP’nin adayı aynı zamanda İstanbul Milletvekili olan Züleyha Gülüm, Saadet Partisi’nden Bürol Aydın ve bağımsız aday Reyhan Başaran da büyükşehir başkanlığı için yarışan isimler.

24 Haziran’da Kocaeli’ndeki oyların yüzde 59.7’si Cumhur İttifakı’na gitmiş. Bunun yüzde 48.3’ü AKP, yüzde 11.4’ü ise MHP’ye ait. Millet İttifakı’nın oy oranı ise yüzde 32.6. Bu oranın yüzde 20.1’i CHP, yüzde 10.3’ü İYİ Parti, yüzde 2.2’si de Saadet Partisi’nin oyları oluşturuyor. HDP de yüzde 7.4 oranında bir oy almış.

2014’te yapılan son yerel seçimlere baktığımızda da AKP’nin yüzde 50.6 oranında bir oy aldığını görüyoruz. CHP yüzde 26.2, MHP yüzde 14.1, Saadet yüzde 5, HDP ise yüzde 2.4 oranında bir tablo yakalamış.

Kocaeli

Peki, 31 Mart’a sayılı günler kala Kocaeli halkı ne düşünüyor, hangi partiden yana oyunu kullanacak? Ahval olarak halkın nabzını tutmak için soluğu öncelikle İzmit’te alıyoruz. İlk olarak simit satan Yusuf Dalgıç’la konuşuyoruz. “Seçim sandığına gittiğimizde oyumuz orada değişebiliyor” diyor Dalgıç. Sonra da lafı ekonomik duruma getiriyor:

“Ekonomik krizin etkilemediği insan yok. Hangisi olursa olsun. AK Parti’den daha iyi biri varsa onu da seçelim. Ama koparabilen biri olsun. Buna da inanalım halk olarak.”

Daha sonra çarşıda parkta dolaşmaya başlıyoruz. Oyunu AKP’ye vereceğini söyleyen Şakir Bey’le konuşuyoruz. Diğer partilerde bir ışık göremediğini söylüyor Şakir Bey, “CHP’ye de oy verdik zamanında. Tavırları ortada. Ben bu insanlara nasıl oy vereyim. Rahmetli Ecevit zamanında hep CHP’ye oy verdim ama artık düşünmüyorum. AK Parti ilk zamanlarda iyiydi ama o da artık eskisi gibi değil. Adam olmadığı için AK Parti’ye veriyoruz, işin gerçeği bu” diyor.

Şakir Bey ile konuşurken 91 yaşındaki bir amca söze giriyor:

“Biz AK Parti’ye oy verdik ama muvaffak olamadık. Erdoğan’a oy verdik. Kendi sözünü yerine getirmedi.”

Çarşı’da dolaşırken el işi sanatları esnafına uğruyoruz. Esnaf para kazanamamaktan şikâyetçi. “İş yok bu yüzden bütün gün tavla atarak vakit geçiriyoruz” diyorlar. Yasemin Hanım’la konuşuyoruz orada. En önemli sorunun işsizlik olduğunu söylüyor Yasemin Hanım:

“Dün bir tezgah daha kapandı. Ekonomik kriz çok fazla. Hiçbir şey alamıyoruz ama kendi ceplerini dolduruyorlar. İzmit Belediyesi’nde Fatma Kaplan Hürriyet’i, büyükşehir de de Serdar Kaman’ı destekliyoruz. Artık denenmişleri denemek istemiyoruz. Yeterince mahvettiler. Bizim gönlümüz İYİ Parti’den yana ama hile hurdayla yine AK Parti alır. Esnaflık çok yaptım ama iş olmadığı için bıraktım.”

Oradan çıkıp çarşıda dolaşmaya devam ediyoruz. İYİ Parti ve MHP’nin seçim stantlarının olduğu caddedeyiz. İzmit’te seçim havasının olduğu tek yer. Çünkü vatandaşın gündeminde seçimden çok geçim derdi var.

Bir masada oturup çay içen üç bey görüyoruz. Gazeteci olduğumuzu söyleyince çaylı sohbet yapalım diyorlar ve çay eşliğinde kentin sorunlarını konuşuyoruz. “Türkiye’ye en fazla vergiyi veren, vergi yaratan bölge burasıdır ama bakın İzmit’in haline” diye sitem ediyor biri. “Bu verginin nimetinden en az yararlanan bölge burasıdır. Şehir hastaneleri yapılıyor içinde doktor yok. Eğitim berbat, demokrasi yok, gazetecilerin hepsi içeride. SEKA’nın arazisi yatıyor orada. Buradan bir değer yaratsana. Bölgede düzgün bir restoran yok, canım bir bira içmek istese oturup içeceğim bir yer yok. Sen belediye olarak tek taraflı davranıyorsun. Ama İzmir’de ben herkese hizmet vereceğim diyor” diye dert yanıyorlar.

Kocaeli

Bir diğeri 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde CHP ilçe belediyesi adayı Fatma Kaplan Hürriyet’in İzmit Belediyesi’ndeki personele karanfil ve eşarp hediye etmek istemesinin engellenmesine tepki gösteriyor:

“Muhalif adayı belediyeye almıyorlar, böyle bir şey olabilir mi? Bu seçim, yerel seçim olmaktan çıktı. Yok, ezan ıslıklanıyor, yok 15 Temmuz’da yapamadıklarını bu seçimde yapacaklar, yok terör ittifakı, zillet ittifakı… Taksim’de sarıklılar içkili yerlere saldırmış. Kahramanmaraş’ta, Çorum’da Alevileri yaktılar. Bu zihniyet yaptı hep bunları. Şimdi yine aynı tezgah var. Ben korktum gerçekten. Ne oluyoruz, nereye gidiyoruz. Altı üstü belediye seçimleri.”

 

Konuştuğumuz beyler isimlerini vermek istemiyor, masadaki genel görüş ise büyükşehirde yine AKP’nin alacağı, İzmit’te ise CHP’nin adayı Fatma Kaplan Hürriyet’in seçileceği.

Kestane satan Trabzon’lu Hasan Soyyiğit’le konuşuyoruz bu kez. O da krizden dert yanıyor:

“Talebimiz fabrikalar çalışsın, insanlar çalışsın da ekonomi biraz düzelsin. Şu anda fabrikalar işçi atıyor. Sandığa gideceğiz. Çoğu yeri AK Parti götürür burada.” Hasan Bey’e HDP adayını soruyorum, “O da bizim insanımız” diye cevap veriyor. Ama sandıkta kime oy vereceğini gizli tutuyor.

Bankta oturan biri genç iki seçmene soruyorum “Nasıl buluyorsunuz mevcut belediyenin çalışmalarını?” diye. “Mevcut belediyeyi geldiğinden bugüne kadar beğenmiyorum” diyor ve şunları söylüyor:

“Yapılanlar ortada. Kocaeli’nde Türkiye’ye en fazla verginin verildiği yer ama bu vergilerinin karşılığını hiçbir zaman alamamıştır. Ama bizim bilmediğimiz, gitmediğimiz şehirler bizi geçti. Torpilin olacak ki bir işe gireceksin. Asgari ücret şükür ücretine döndü. Sandığa gideceğim.”

Genç bey ise sandığa gitmeyeceğini ve umudunun olmadığını söylüyor. Özel bir bankada çalıştığını söyleyen Serdar Bey de gündeminde seçim olmadığını belirtiyor.

Bütün partilerin birbirine benzediğinden şikâyet eden Serdar Bey, “İnsanların evde boş durmaması lazım. Belediyelerin eğitim konusunda destek olması lazım insanlara. Belediyeler sadece yol yapmak için çalışmasın. Tamam, onu yapsın ama halka hizmet sadece yolla olmuyor. İnsanların gelişimine katkıda bulunsunlar. Sokak hayvanlarına da baksınlar. O zaman halk da belediyeleri destekler. Vicdan konusunda CHP bir adım daha önde bu yüzden CHP’ye daha yakınım” diyor.

Emekli Mustafa Çepen’le konuşuyoruz bu kez. Sandıkta CHP’ye oy vermeyi düşündüğünü söylüyor Çepen. Ekonomiden dert yanan Çepen, “Her şeyin ucuzlamasını istiyorum. Rahat yaşam istiyorum. Huzur istiyorum. Aldığımız para yetmiyor. AK Parti çok fena demiyorum ama buraya kadar geldi, hep başımızda o olacak diye bir şey yok. Bir de CHP’yi deneyeceğiz” diye konuşuyor.

Kocaeli

Seçim çalışmaları kapsamında Darıca’da bulunan Millet İttifakı’nın İYİ Parti Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Dr. Serdar Kaman’ı pazar yerinde yakalıyoruz. Pazarcılarla dertleşen Serdar Kaman’la kentin sorunlarını konuşuyoruz.

Kocaeli’nin göç alan bir şehir olduğunu, bu yüzden çarpık bir kentleşme olduğunu söyleyen Kaman, “Çevre kirliliği had safhada. Bu çevre kirliliğine el atılmamış vaziyette. Bu bölgede yaşayan insanlar ciddi manada risk altında. Bununla ilgili olarak Kocaeli Üniversitesi’nin bir çalışması var ama maalesef bu çalışma göz ardı edilmiş, çalışmayı yapan kişi de mevcut belediye başkanı tarafından ‘şarlatan’ olarak ilan edilmiş. Bu var olan zihniyetin değişmesini istiyoruz. Biz Kocaeli’yi barınma kenti olmaktan çıkarıp bir marka kenti haline getirmek istiyoruz” diyor.

Kocaeli’nin Türkiye’nin en borçlu belediyesi olduğunu belirtiyor Kaman, bu borcun miktarını da 6 milyar TL olarak açıklıyor. Bu borcun sebebinin “israftan” kaynaklandığını söyleyen Kaman, iktidara geldikleri takdirde üç yıl gibi bir zamanda bu borcu ödeyeceklerini ifade ediyor. Mevcut belediyenin 350 milyon Euro bütçeli atık bertaraf sistemi kurmayı planladığını hatırlatan Kaman şunları söylüyor:

“Bunun yanlış olduğunu söylemiştim. Bizim söylediğimiz noktaya geldiler. Çok sayıda daha küçük, orta ölçekli bertaraf atık sistemleri kurmayı planlıyoruz. Geri dönüşümler de dahil olmak üzere.” 

Serdar Kaman, Kocaeli’ndeki büyük firmaların batmaya ve çeklerinin geri dönmeye başladığını anlatıyor:

“Konkordatoları görmüyor muyuz? Sanayinin çarklarına adeta bir demir sokuldu ve çarklar kitlendi. Şu anda herkes günü kurtarmaya başladı. Konkordatolar bile kabul edilmiyor artık. Eğer bu ekonomik kriz bankaları etkiler, arkasından sosyal ve siyasal bir krize dönüşürse Türkiye’de çok farklı bir tablo oluşur. Ayrıca siren tatbikatları var. Bu tatbikatların da ne amaçla yapıldığına mana verebilmiş değilim. Acaba bu krizle mi alakalı diye de endişe taşıyorum açıkçası. 31 Mart’a kadar bu krizin edata bir saat zembereği gibi boşalacağını düşünüyorum. Vatandaşın dayanma gücü kalmamış.”

Kentte yüzde 15-17 gibi bir kararsız oranının olduğunu söyleyen Kaman, bu grubun seçim sonucunu etkileyeceğini belirtiyor. Sahada ciddi bir tepki olduğunu gördüğünü ifade eden Kaman, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “terörist” suçlamalarına karşı şunları söylüyor:

“Bizi terörist ilan etmişler. Biz bu ülkenin bir vatandaşı değil miyiz, biz TC kimliğini taşımıyor muyuz, Cumhurbaşkanı’nın bize terörist demesini kabul etmiyoruz.”