Deniz Öz
Mar 24 2019

Sakarya’da seçmen AKP dese de, küskün AKP’liler artıyor

Yerel seçimlere sayılı günler kala Sakarya’dayız. Bir deprem kenti Sakarya. Unutulmaz 1999 Marmara depreminde en acı tabloyu yaşayan bir kent. Dolayısıyla da en büyük sorunu depreme karşı dayanıklı yapıların olmaması. Sakarya aynı zamanda tarım ve hayvancılık kenti.

Ancak hayvancılık tüm Türkiye’de olduğu gibi burada da bitme noktasında. Tarım da keza aynı neticeye doğru gidiyor. Çünkü verimli tarım arazilerinin üzerine organize sanayi bölgeleri kurulmuş. Tarım alanlarının daralmasıyla sınırlanan tarım, tohum ve mazot giderlerinin her geçen gün artması nedeniyle de zor günler geçiriyor.

Sakarya, AKP’nin yıllardır en önemli kalelerinden biri. AKP seçmeninin yoğun olduğu bu kentte mikrofon uzattığımız vatandaşlar sandıkta AKP’yi tercih edeceğini söylüyor. Öte yandan şimdiye kadar AKP’ye oy vermiş ancak ekonomik kriz nedeniyle partisine küskün azımsanmayacak bir seçmen grubu da var. Bu grubun büyük bir oranı ise 31 Mart için kararsız. AKP büyükşehiri kazansa da, 24 Haziran’a oranla ciddi bir seçmen kitlesini kaybederse şaşırtıcı olmaz.

24 Haziran’da Cumhur İttifakı’nın oranı yüzde 71.8, bu oranın yüzde 58.2’si AKP’ye, yüzde 13.6’sı ise MHP’ye ait. Millet İttifakı ise yüzde 25.2 oy aldı. Bu oranın yüzde 13.7’sini CHP, yüzde 9.4’ünü İYİ Parti oyları oluşturuyor. HDP ise kentten, yüzde 2.7 oranında oy aldı.

Kentin 2014 yerel seçimlerindeki oy oranlarına baktığımızda AKP yüzde 58, MHP yüzde 26.8, CHP yüzde 9.3, SP yüzde 3.1, HDP ise yüzde 0.8 oranında oy almış.

AKP 31 Mart yerel seçimlerinde mevcut büyükşehir belediye başkanı Zeki Toçoğlu yerine ÇAYKUR Başkanı Ekrem Yüce’yi aday gösterdi. Ekrem Yüce aynı zamanda Cumhur İttifakı’nın adayı. Millet İttifakı’nda ise CHP bu kentte İYİ Parti’nin adayı Dr. Cihan Kolip’i destekliyor. Saadet Partisi’nin adayı Fahrettin Abay, HDP’nin adayı ise Yaşar Karataş başkanlık için yarışan isimler.

Ahval olarak Adapazarı’na gelir gelmez partilerin büyükşehir adaylarıyla kentin sorunlarını ve nasıl bir yönetim anlayışına sahip olduklarını konuştuk. İlk olarak İYİ Parti İl Başkanlığı’nda alıyoruz soluğu. İYİ Parti Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Cihan Kolip, aynı zamanda bir hekim. Kolip, Sakarya’nın en önemli sorununun deprem olduğunu söylüyor.1999 depreminde binlerce kişinin hayatını kaybetmesine rağmen, o günden bu yana depreme yönelik tek bir çivinin bile çakılmamasına tepki gösteriyor.

Kolip, “Bilimsel raporlara göre şu anda bugünkü deprem yönetmeliğine uygun olmayan, depreme dayanıksız olan, çok katlı yani dört ve üzeri katlı bina sayısı yaklaşık 10 bin adet. Dört katlı bir binanın her katında bir daire olsa, bir dairede de en az dört kişi olduğunu düşünürsek 160 bin vatandaşımızın can güvenliği yok. Sakarya’da her 30 yılda bir deprem oluyor. Okullarımız da en önce yıkılacak yapılardan. Biz bu sorunu ivedilikte çözmek istiyoruz” diyor.

 

 

Kolip bu sorunu nasıl çözeceksiniz sorumuza ise kapsamlı bir kentsel dönüşüm projesi yaparak cevabını veriyor. “Ama öncelikle vatandaş güvenecek” diyen Kolip, “Kendisini yönetenlerin adaletli olacağına inanacak. Sakaryalılar bu şehirde adalet yok diyor. Şehrin bir bölgesi güzel, kaliteli mimari ve alt yapıya sahipken diğer 15 ilçede bu yok mesela. Şehrin merkezinde de bu yok. İnsanlarda benim evimi, dükkânımı yıkıp kimler buradan rant sağlayacak endişesi var. Mağdur edilme korkusu var. Biz halkımızla güven telakkisi oluşturduk. Proje üretme konusunda alt yapılarını dahil kendimiz karşılayarak, belki de zarar ederek kentsel dönüşüme başlayacağız. Ada bazlı yapacağız. Altyapısıyla beraber. Sakarya büyükşehir ama büyük bir köy görüntüsünden öteye gidemedi” ifadelerini kullanıyor.

Sakarya aynı zamanda bir tarım şehri. Ancak tarım arazilerinin yok edildiğini söylüyor Kolip:

“Organize sanayi bölgelerimizi tamamen birinci derece kaliteli tarım arazilerinin üzerinde kurmuşlar. Bu şehirde hiç plan yok. Bu şehrin planı bu şehre uğramadan, Ankara’dan çizilmiş. Şu anda Sakarya’da önceki yıllara göre gerek gelir anlamında gerekse ekilen alan bakımından büyük bir çöküntü var. İnsanlarımız ürünlerini satamaz hale gelmişler.”

Yaklaşık iki aydır sahada olduğunu söyleyen Kolip, kentte bir seçim havasının olmadığını belirtiyor ve şöyle devam ediyor:

“Sakarya tarihinin en heyecansız, en hareketsiz seçim günlerini yaşıyor. Şehir yaşayan ölü gibi, halk umutsuz, gençlerimiz umutsuz. İnsanlar geçim derdinden seçimin bile farkında değil. Halkta psikolojik bir travma var. Çünkü bu kenti 17 senedir aynı partinin aynı yönetim anlayışını benimseyen insanlar yönetti. İnsanlarda bunu kıramama inancı hakim. Anketler AK Parti’nin Ankara ve İstanbul’u kaybedeceğini gösteriyor ama sürprizi Sakarya yapacak.”

İYİ Parti’nin Adapazarı Belediyesi Başkan Adayı Aydoğan Arslan’la konuşuyoruz bu kez. İlçenin en önemli sorununun konut ve trafik olduğunu söylüyor. Arslan da Cihan Kolip gibi 99 depreminden sonra hiçbir şey yapılmamasından şikâyetçi.

Göreve gelir gelmez depreme karşı riskli yapı problemini çözeceğiz diyor. Arslan “Adapazarı’nda çıkmaz sokakların, dar sokakların olduğu bir sistem var, artık modern şehircilik anlayışına uygun olarak yeniden yapılandırılması gerekiyor. Hem sokakların, hem trafiğin rahatlaması, hem şehirde yaşayan insanların bir şehir havasında yaşadığının farkında olabilmesi için bunları düzeltmemiz gerekiyor” diye konuşuyor.

Vatandaşların hizmet alamamaktan şikâyetçi olduğunu belirten Arslan, ekonomik kriz, işsizlik gibi genel siyasetle ilgili şikâyetlerin ise yerelin önüne geçtiğini belirtiyor. Arslan ilçedeki problemleri çözmek için ortak akılla yönetilecek katılımcı bir model geliştirmek istediklerini ifade ediyor.

 


İYİ Parti İl Binası’ndan çıkıp Saadet Partisi’nin İl Başkanlığı’na geçiyoruz bu kez. Saadet Partisi’nin büyükşehir başkan adayı Fahrettin Abay’la konuşuyoruz. Fahrettin Abay da kentin en önemli sorunlarının altyapı ve deprem olduğunu belirtiyor. “Sakarya hayvancılıkta Türkiye’nin et borsasıydı ama genel politikadan dolayı bitti. Tarım sıkıntılı. Sorunlar büyük. Biz de bu nedenle yola çıktık. Halkın bize karşı teveccühü çok güzel” diyor Abay.

 

 

Hayvancılıktaki sorunları aşmak için besi bölgeleri oluşturacaklarını ifade eden Abay, “Yani kooperatifleşme yapacağız. Gelirleri cazip hale geleceği için hayvancılık gelişecek. Tarım açısından Sakarya’nın toprağı dünyada Nil nehrinden sonra en verimli topraklar. Ama maalesef giderler çok yüksek olduğu için köylü toprağından kaçar vaziyette. Biz köylünün giderlerini elimizden geldiği kadarıyla düşürüp, teşvik verip, üretimi artırmaya çalışacağız. Biz 94 yılında Türkiye’nin dörtte üç yönetimine sahip olduk. Yerel yönetimler olarak idare ettik. O zamanlar hiç konuşulmayan altyapı hizmetleri, zabıta gibi sorunlar çok lüks görülüyordu. Ama biz geldiğimizde bunları aştık ve bunlar rutin hizmet dedik. Artık bizim üreten bir belediyecilik anlayışıyla çalışmamız lazım. Üretime destek vermek için her ilçeye özgü üretimi teşvik edeceğiz. İnsanları refaha kavuşturacağız” ifadelerini kullanıyor.

Sahaya çıktıklarında vatandaşın AKP Hükümeti’nin bugünkü politikalarını eleştirdiklerini söylüyor Abay ve şöyle devam ediyor:

“24 Haziran’a kadar insanlar umutluydu. Medyanın yüzde 95’i hükümetin elinde. Başkanlık sistemi bir kurtuluş reçetesi olarak gösterildi. İnsanlar umutlandı. Ama 24 Haziran’dan sonra da her geçen geçim sıkıntısı artınca, ekonomide daralma başlayınca, insanlarımız umudunu kesti, bu hükümetten de bir fayda gelmeyeceğini anlayınca halk bugünkü hükümetten umudunu kesmiş ve müthiş bir arayış içerisinde. Çarenin Saadet Partisi olduğunu söylüyoruz.”

Bir sonraki adresimiz ise HDP’nin büyühşehir başkan adayı Yaşar Karataş. AKP’nin rant amaçlı hizmet verdiğini söylüyor Karataş. Bu nedenle de rant uğruna yeşil alanların katledildiğine tepki gösteriyor. Karataş, “Yeşilova şu an yeşilden bir haber. Tarım kentiydi burası, şimdi tarımdan bir şey kalmadı. Bizim ovalarımız var, Sakarya Ovası, Pamukova var, buralar yılın her dönemi üretim yapardı, şimdi üretim yok. Sanayi kenti haline geldi. Birçok organize sanayi var artık burada. Ama bir dünya da işsiz var aynı zamanda. Ülkenin en borçlu üçüncü şehri. Bu şehre ne yol, ne köprü, ne tünel ne de havaalanı yapıldı. Bir şehir hastanesi bile yok. Demek ki ranta çalışılmış bugüne kadar” diyor.

Alanda vatandaşların üzerinde bir bıkkınlık gördüğünü söyleyen Karataş, HDP olarak çoğulcu demokrasiye inandıklarını ve halkın da içerisinde olduğu yerel yönetim modeli benimsediklerini belirtiyor. Karataş “Tepeden insanların şehirle ilgili karar vermesini doğru bulmuyoruz. Şehirde bir şey yapılacaksa buna yerel halk karar vermeli. Halkçı, çoğulcu bir yönetim şeklimiz olacak” diye konuşuyor.

Peki, sokak ne diyor? Adapazarı’nın en işlek yerlerinden biri olan Gar Meydanı’ndayız. Bayram Çelik’le konuşuyoruz. Çelik, yerel seçimde oyunu AKP’ye vereceğini söylüyor, nedeni için Cumhur İttifakı’nın dilinden düşürmediği “beka” cevabını veriyor. Çelik “Yerel yönetim hizmetlerini zaten gelecek insanlar yapacaktır. Ama önce ülkenin bekası. Reis ne derse o” ifadelerini kullanıyor. Yanında bulunan ve nakliyeci olduğunu söyleyen Necmi Onur da “beka” için AKP’ye oy vereceğini söylüyor.

Daha sonra Aydın Bey’e mikrofon uzatıyoruz. Oy kullanmayı düşünmediğini ifade ediyor Aydın Bey:

“Değişen bir şey yok ki. Adaylar aynı şeyi söylüyorlar. Oyumu kullanmam bir şeyi değiştirmiyor. Adayların hiçbirinin halka karşı sorumluluğu yok. Genel başkanlarına karşı sorumlulukları var. Genel başkanları aday gösterirse aday oluyorlar. Halk belirlemiyor ki onları. O aday yerine kimi koysalar insanlar benim partimden diye gidip oy atarlar.”

Bu kez Mehmet Naci Yaramaz’la konuşuyoruz. Mehmet Bey de oyunu AKP’ye vereceğini söylüyor. Mevcut belediyenin çalışmalarını ne iyi ne de kötü bulduğunu söyleyen Yaramaz, “AK Parti kazanacak. İnşallah yeni gelen iyi çalışır” diyor.

 

 

Hayvancılık yaptığını söyleyen Hasan Kan da Akyazılı olduğunu söylüyor:

“Halimden memnunum. Ben Ak Parti’liyim. İnşallah kazanacak.”

 

 

Meydanda simit satan İlyas Bey de oyunu AKP’ye vereceğini ifade ediyor. Belediyeden memnun olduğunu söylüyor ve “Seviyorum AK Parti’yi. Çok yardımları oldu bize. İşlerimiz iyi kötü gidiyor” diyor.

Adapazarı’nın en işlek yeri Çark Caddesi’ndeyiz bu kez. Esnafla konuşuyoruz. Bugüne kadar hep AKP’ye oy verdiğini söyleyen esnaf İshak Onbaşıoğlu, bu kez partisine tepkili olduğunu belirtiyor:

“Yine AK Parti kazanır tabii. Ama ben tepkili olduğum için oy vermeyeceğim. Herkes ekonomiden tepkili. Belediyeden de memnun değiliz. Bizim buralara hiç hizmet gelmiyor.”

Başka bir esnaf olan Avni Şen de kararsız olduğunu belirtiyor. Daha önce hep AKP’ye oy verdiğini söyleyen Şen “Türkiye’nin durumunu görüyorsunuz. Düzgün bir şey yok şu anda. Süreci izliyorum. Son gün karar vereceğim. Daha önce AK Parti’ye veriyordum. Ama şimdi karamsarım,  Türkiye’nin bulunduğu durumdan dolayı. Adapazarı’nın bu sokağı canlı bir sokaktı. Şu an sayılı insan geçiyor” diyor.

Gökhan Kurtuluş’la konuşuyoruz bu kez. “Caddenin halini görüyorsunuz. Her yer pislik, temizlenmiyor” diye sitem ediyor. Ama yine de AKP’ye oy vereceğini söylüyor:

“Her zamanki gibi AK Parti alacak diye düşünüyorum. Eğer başka partiler gelirse ekonomi daha kötü olabilir. Meral Akşener bir ara TRT binasını satacağım demişti, saçma. Onu satmaya başlarsa arkasından hepsini satar. O yüzden oy vermem ona. AK Parti yetiyor.”

 

Sakarya’da mikrofon uzattığımız çoğu kadın konuşmak istemiyor. Ayşegül Hanım, Suriyelilerden rahatsız olduğunu söylüyor. Ekonominin çok fena olduğunu söyleyen Ayşegül Hanım, “İnşallah AK Parti alır, hayırlısı olsun diyorum. Her namaz kıldıkça dua ediyorum” ifadelerini kullanıyor.

 

 

Ev hanımı olduklarını söyleyen Songül Hanım ve Merve Hanım’la konuşuyoruz. Songül Hanım da küskün AKP’lilerden: “Gidişat iyi değil. Geçim sıkıntısı var. Fiyatlar birden fırladı. Patlıcanın kilosu 10 lira. Erdoğan bile durduramıyor fiyatları, almış başını gidiyor. Sen Cumhurbaşkanı’sın nasıl durduramıyorsun. O yüzden oy vermeyi düşünmüyorum.”

Merve Hanım da şunları söylüyor: “Başımızda beş vakit namaz kılan bir Cumhurbaşkanı’nın olması çok güzel. Başörtülülere çok imkân tanındı. İstediğimiz her yere gidebiliyoruz. Ama bir yandan da kriz var.”