Tiny Url
http://tinyurl.com/y2dq4d6h
Ergun Babahan
Mar 27 2019

Türkiye belediye başkanlarını seçmeyecek, geleceğine karar verecek

Gökhan Bacık ile bu hafta pazar günü yerel seçimleri konuştuk. Bacık, Erdoğan’ın bu seçimdeki tavrının sandıkla gitmeyi kabul etmediğini açıkça gösterdiğini savundu. Erdoğan-MHP İttifakı’nın yüzde 50 civarı oy alması durumunda Türkiye’nin Batı’dan kopuş sürecinin hızlanacağını ve daha da içine kapanacağını söyledi.

Dinlemek için ▶️ tuşuna basınız...

 

Bu seçimin Türkiye’de seçmenin rasyonel mi, duygusal mı oy kullanacağını göstereceğini belirten Bacık, Erdoğan’ın yüzde 50 civarında oy alması halinde mevcut politikalarını sertleştirerek devam ettireceğini ifade etti. Bacık’ın görüşleri özetle şöyle:

  • Türkiye siyasi İslamcı bir iktidarın elinde dünyadan ve piyasa ekonomisinden hızla kopuyor. Piyasa ekonomisine dönebilmesi için hukuk reformu yapması, yargı sistemini bağımsızlaştırması gerekir ki, Erdoğan bunu yapamaz.

  • Herkes Erdoğan’ın rasyonel bir karar vereceğini ve sonuçta piyasa ekonomisi ile barışacağım savunuyor ama bu doğru bir değerlendirme değil. Siyaset ille akıl ve mantık çerçevesinde yapılmaz. Tarihte akıl dışı davranış örnekleri gösteren lider örnekleri çok var.

  • Erdoğan bu seçimde istediği sonucu alırsa, Batı’dan kopma, içine kapanma sürecini hızlandıracak. Türkiye yurttaşları Avrupa vizesi alamayan, dünyadan izole hale gelecek.

  • Türkiye şu anda Amerikan seçim haritasına benzeyen bir tablo gösteriyor. Muhalefetin ve iktidarın desteği belli bir coğrafyada kemikleşmiş durumda. O nedenle AKP’nin Konya’da, CHP’nin İzmir’de belli oranda oy kaybetmesi tabloyu değiştirmez. Ankara, İstanbul gibi geçiş illerinden çıkacak tablo belirleyecek sonucu.

Evet, Bacık’ın çizdiği tablo karamsar ama gerçekçi. Erdoğan’ın bu seçimi de baskı-hile yöntemlerini kullanarak da kazanması, Türkiye’de rejim değişimi sürecini hızlandıracak, toplumun çürüme sürecine ivme kazandıracak ve ekonomik çöküşü geri dönülmez bir noktaya getirecek.

Batılı finans kurumlarıyla kavgalı, Batı’dan kredi alamayan veya çok yüksek faizle alan bir ekonominin ayakta kalması mümkün olmayacak. Hele ithalata dayalı bir sanayiye dayanan ekonominin.

Türkiye toplumu toplu intiharı mı seçecek, kurtuluşu mu pazar günü hep birlikte göreceğiz...