Türkiye’de saatler 23 Haziran’a ayarlı: Seçim seferberliği yurt sathına yayıldı

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesinin ardından yeni seçim tarihi 23 Haziran 2019 olarak belirlendi.

Yeni seçim tarihinin Ramazan Bayramı tatilinden kısa bir sonraya denk gelmesinden kaynaklı, akıllara “İstanbullu seçmen tatil rehavetine kapılır mı?” sorusu gelse de sahil şeridinde bulunan birçok belediye mizahi bir dil kullanarak sandığın tatilden daha önemli olduğuna dikkat çekti. Sosyal medyada paylaşım rekorları kıran bu çağrıya çok sayıda belediye katıldı.

Datça Belediyesi “Aynı anda beklenen kar ve kum fırtınası nedeniyle 23 Haziran’da tüm plajlarımız kapalı”, Mersin Büyükşehir Belediyesi “23 Haziran’da Mersin’de nem oranı yüzde 90! İstanbullular sıcağa gelemez dediler, uyaralım dedik”, Bodrum Belediyesi “Değerli İstanbullular, aldığımız bilgilere göre 23 Haziran günü Bodrum’a kar yağacak” şeklinde uyarılarda bulunarak İstanbullulara kenti terk etmeme ve sandığa gitme çağrısı yaptı.

Yalnızca belediyeler değil kuşkusuz çok sayıda insan da programını yeni seçim takvimine göre değiştirdiğini duyurdu. Ekrem İmamoğlu’nun, “Sanatçısından iş insanına artık herkes konuşacak” şeklinde yaptığı tarihi konuşmanın ardından İstanbul dışında konseri olan sanatçılar konserlerini iptal etti, hava yolu şirketleri ve tur firmaları rezervasyon değişiklikleri ve iptaller için ücret kesintisi yapmayacağını açıkladı ve dernekler ikametgâhı İstanbul’da olan öğrencilerin yol masraflarını için kolları sıvadı…

İlk olarak, 23 Haziran seferberliği olarak da tanımlanabilecek bu süreci başlatan ve paylaşımları ile yüzleri güldüren belediye başkanları ile konuştuk.

Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, neden “23 Haziran’da Marmara Bölgesi’nde başlayan dip dalganın Seferihisar sahillerinde de hissedilmesi bekleniyor. Plajlarımızın 23 Haziran’da bakıma alınacağını önemle hatırlatır, İstanbullu yurttaşlarımıza baharlı günler dileriz” şeklinde bir paylaşım yaptıklarını şöyle açıklıyor:

“Ülkede hak, hukuk ve adalet aranması gerekiyor. Bunu arayacaksak hep beraber ve oy kullanarak aramak zorundayız. Bir sandık var ve bu sandığa giren 4 tane oy pusulasından 1 tanesi keyfi olarak iptal ediliyor. Bu adaletsizlik olmuyor da ne oluyor? Adaletin çöküşüne karşı herkesin oy kullanması lazım.

Zaten bu karar tamamen bir projeydi ve seçim gününü tatil zamanlarına denk getirdiler. ‘Bizim seçmenimiz İstanbul’da kalır ama CHP’nin seçmeni rahattır ve tatilinden ödün vermez’ diye düşündüler. Ama umduklarını bulamayacaklar çünkü biz sahillerimizi kapattık. O gün bir dip dalgamız var fakat ertesi gün gelen tatilcilerimizin rahat etmesini bizzat biz sağlayacağız. Umut ediyorum ki İstanbullular o sandığa sahip çıkacak ve Ekrem İmamoğlu yeniden belediye başkanı seçilecektir.”

“Dikkat! Akhisar Zeytinyağı yollara savruldu. İstanbul’dan Ege ve Akdeniz sahillerine gidecek sürücülere önemli uyarı! Zeytinin başkenti Akhisar’da zeytinyağı hiç beklenmedik bir şekilde yollara savruldu ve tehlike arz ediyor” şeklinde bir paylaşım yaparak “tatile giden yolların tehlikesinden” bahseden Akhisar Belediye Başkanı Besim Dutlulu ise şöyle konuşuyor:

“Yolların zeytinyağı ile kaplanmasından dolayı biz de o gün İstanbul’da olacağız. Tüm CHP’li belediye başkanları olarak orada olacağız. İstanbul halkının içi rahat olsun, sandığa gidip oylarını kullansınlar. Biz her zaman sandıktan çıkandan yanayız ve halkın iradesini destekliyoruz. İstanbul’a kayyum atamak Türkiye demokrasisi adına şanssız bir karardır. Ancak bu hiç önemli değil çünkü halkımız en doğru kararı verecektir. Ben sadece CHP’lilerin değil bu süreçten sonra AKP’lilerin de MHP’lilerin de bize daha çok oy vereceğini düşünüyorum. Çünkü halkımız haksızlığa karşı mutlaka sesini yükseltecektir.”

Sosyal medyada “23 Haziran’da zaten kim gelir ki Diyarbakır’a, rahat olun” şeklinde de bir görsel paylaşıldı. Görsel, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine ait değil. Ancak, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı İstanbul seçimlerinin tekrarlanmasına dair şu yorumu yapıyor:

“İstanbul’da yaşananlar hem kamuoyu vicdanında kabul görmedi hem siyasetin gelenekleri ve bundan sonra izleyeceği yol açısından ciddi soru işaretleri uyandırdı hem de 23 Haziran’da yapılacak seçimlerinin hangi güven ortamında yapılacağına dair yeni soru işaretleri ortaya çıktı. Geçmişte kayyum uygulamalarına güçlü tepki vermediğimiz için rejimin egemenleri halk iradesine gölge düşürmeye devam ediyor.

Türkiye’nin yarına güvenle bakabilmesi açısından seçimler önemliydi ve herkesin buna saygı duyması gerekirdi. Orada esas olan şey demokratik anlamda halk iradesinin tecelli edebileceği ve gerçek anlamda hukukun tarafsızlığıyla yürütülecek bir seçimdir. Rejimin, özellikle muhalifler söz konusu olduğunda daima kendi sözünü geçerli kılmaya çalışması yanlış ve yakıcı sonuçlar doğruyor. Türkiye’de siyasetin ve demokratik sağduyunun bir soğumaya ihtiyacı varken ateşin üzerine benzinle gidilmesi hepimizi durup düşürmeye itiyor. Arzumuz ve temennimiz demokratik iradeni tesis edilmesi ve buna saygı duyulmasıdır.”

“Açık Hava Müzesi Selçuk 23 Haziran’da restorasyondadır” diyerek İstanbulluların sandık başında olması gerektiğine dikkat çeken bir diğer isim ise Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel. Milyonlarca İstanbullu’nun “Bu yaz neredesin?” sorusuna “Bu yaz sandıktayım” şeklinde yanıt vereceğini söyleyen Sengel seçmene şu çağrıyı yapıyor:

“Oy vermek demokrasiyi güçlendirir, özgürlükleri kuvvetlendirir. Ben de 23 Haziran günü demokrasi, adalet ve aydınlık yarınlar için İstanbul’da olacağım. Her şeyin çok daha güzel olacağına inanıyorum. Selçuk Efes’in leylekleri İstanbul’un martılarına desteğe gidecek…”

Datça Belediyesi Başkanı Gürsel Uçar ise “Aynı anda beklenen kar ve kum fırtınası nedeniyle 23 Haziran’da tüm plajlarımız kapalı” şeklinde bir paylaşımla oldukça dikkat çektiklerini belirterek süreci şöyle değerlendiriyor:

“İstanbul bizim ülkemizin 5’te birini barındıran bir kent. Yapılmış olan bir seçimin keyfi gerekçelerle tekrarlanması ve aynı zarf içinden sadece bir oyun iptal edilmesi tamamen hukuksuzluktur. Bugün İstanbul’da bunlar oluyorsa yarın Datça’da, Muğla’da ya da başka yerlerde olmayacağı ne malum? Bu sebeple sesimizi duyurmalıyız. Adaletsizliğe, haksızlığa karşı koymalıyız. Ben Datça’dan İstanbul’a gitmek isteyenler için elimden geleni yapmaya hazırım. Yeter ki katılım çok olsun ve vatandaşlarımız bu haksızlığa dur desin. Herkesi mücadele etmeye çağırıyorum.”

İyi Parti Yıldırım İlçe Başkanlığı da Bursa’dan İstanbul’a otobüs kaldıracağına dair sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Bursa İyi Parti Gençlik Kolları Başkanı Onur Özmen, kentin çeşitli noktalarından otobüs kaldırmak için girişimlerde bulunduklarını açıklıyor ve ekliyor:

“Çünkü bu seçimler demokrasiye karşı bir darbe girişimidir. Eğer bugün buna ses çıkarmazsak, yarın bütün ülke bundan etkilenecek. Bu sadece CHP’nin seçimi değil. Bu Türkiye’deki demokrasinin yeniden tahsis edilmesi seçimidir. Türkiye’den dört bir yanından arkadaşlarımızı, kardeşlerimizi İstanbul’a göndermek, hiçbir provokasyona da alet olmadan hep birlikte yürümek ve mücadele etmek niyetindeyiz. Bu hafta içerisinde duyurularımızı yapacağız ve hangi noktalardan otobüs kaldıracağımızı halkımızla paylaşacağız.”

Yalnızca belediyeler değil bireysel olarak imkânı ve koşulları uygun olanlar ‘bir şeyler yapmaya çalışıyor.’ Tıpkı AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un dediği gibi hiçbir şey olmasa bile kesin bir şey oluyor.

Örneğin, Osman Can isimli minibüs şoförü Twitter kullanıcısı 23 Haziran’a kadar Kadıköy’deki etkinliklere katılacak olanlardan ücret almayacağını duyurdu. #Birotobüsbenden hashtagi altında buluşan insanlar maddi durumlarına göre kaç kişi için otobüs bileti alabileceklerini yazıyor.

Kampanyaya evde örüp sattığı çantalardan gelecek olan ücret ile katılan Melike Balkan ise “23 Haziran’a kadar yaptığım satışlarla bir kişinin otobüs biletini almaya hazırım” diyerek katıldı. Balkan, paylaşımı sonrası çok sayıda etkileşim aldığını söylüyor. “Çorbada tuzum olsun” diyen Balkan, kampanyaya neden katıldığını ise şu cümlelerle açıklıyor:

“Ben Eskişehir’de yaşıyorum ve işsizim. Kızımın okul masraflarını karşılamak için çanta örüyorum. Bir beyefendinin ‘işsizlik maaşımla bir kişiye bilet alacağım’ şeklinde yaptığı paylaşımı gördüm ve çok etkilendim. İnsanlar işsizlik maaşlarıyla bu sürece destek oluyorlarsa ben nasıl yardımcı olabilirim diye düşündüm ve yaptığım satışlardan gelen gelirle bilet almaya karar verdim. Ben bu süreci sivil darbe olarak tanımlıyorum ve İstanbullulara sandığa gitme çağrısında bulunuyorum. 23 Haziran’dan sonra Eskişehir’e gelmek isteyen herkese de kapımız açıktır.”

Love Turizm yöneticilerinden Bülent Makar da 22 Haziran’da Artvin’den İstanbul’a 24 Haziran’da ise İstanbul’dan Artvin’e ücretsiz 2 otobüs tahsis edeceklerini duyurdu. Makar, diğer turizm firmalarına da şu çağrıda bulunuyor:

“Bizim iki tane otobüsümüz var ikisini de tahsis ediyoruz. Otobüsümüzün adını demokrasi otobüsü koyduk. Amacımız herhangi bir partiyi veya adayı öne çıkartmaya çalışmak değil amacımız vatandaşın mağduriyetini gidermek. Bunu asıl yapması gereken devletti. Çünkü madem seçimlerde bir hata var bunun sorumlusu oyunu verip İstanbul dışına çıkan vatandaşlar değil. Biz demokrasi adına elimizden gelen bu olduğu için bunu yapıyoruz. Şimdiden otobüslerimiz dolmuş durumda. Dediğim gibi her partiden insana kapımız açık fakat şu an Ekrem İmamoğlu’na oy vermek için İstanbul’a gidecek olanlar yoğunlukta gözüküyor.“

Seyahat Acenteleri Birliği Sözcüsü Cem Polatoğlu ise bu seçimde geçen seçimlere göre çok yoğun bir iptalin söz konusu olduğunu ifade ediyor ve ekliyor:

“Yüzde yüze varan iptal ve kaydırma olayları olacağını düşünüyorum. Tarih kaydırmalarında ücretleri ödüyoruz. Yine yurt dışı tur seyehatlarında da ücretleri geri ödüyoruz. Yabancı hava yolları ile de çalıştığımız için onların iptal ücretlerini ödeyemeyebiliyoruz. Biz kendi acentemiz olarak kolaylık sağlamaya çalışıyoruz ama kolaylık sağlayamayan acenteler da var. Bunu da haklı görmek lazım çünkü bir ceza uygulaması söz konusu olabiliyor. Bu durum sigorta kapsamına girmiyor ama biz sorumluluğu alıyoruz. Çalıştığımız 5 bin 500 acente arasından bu olaya itiraz eden hiçbir seyahat acentemiz yok. Anladığım kadarıyla herkes taşın altına elini koymaya hazır.”

 

Sosyal medya hesabından bir duyuru yapan Beyaz Zambaklar Yardımlaşma Derneği de oy kullanmak için İstanbul’a gidecek olan üniversite öğrencilerine hiçbir ayrım gözetmeksizin bilet alacaklarını duyurdu. Fakat derneğin imkanlarının başvuru yapan öğrenci sayısını karşılamadığını ifade eden dernek başkanı Semra Çamurdan, “Bizim arkamızda herhangi bir kurum veya siyasi örgüt yok. Bizim için önemli olan şey insanların vatandaşlık görevlerinin elinden alınması. Biz 70 üniversite öğrencisine burs bağlayan bir derneğiz ve onların bu yol parasını karşılayamadığını biliyoruz. Bu mağduriyeti gidermek için böyle bir çalışma başlattık” diyor.

Çamurdan, derneğin küçük bağışlarla ayakta durduğunu ve sadece 100 öğrencinin yol masraflarını karşılayabildiklerini ifade ediyor:

“Biz derneğimiz adına kimseden para istemiyoruz amacımız kesinlikle bağış toplamak değil. İsteyenler bu öğrencilerin ulaşımı için otobüs de tahsis edebilir. Biz ulaşımını sağlayamadığımız öğrencileri onların aracılığı ile İstanbul’a gönderebiliriz.”

Bu süreçte en çok konuşulan ise 23 Haziran’da Batman’daki düğününü iptal ettiğini açıklayan Cihan Yaşar isimli yurttaş oldu. Yaşar, aldığı karar Ahval’e anlattı:

“Aylar öncesinden düğün için tarih belirlemiştik. Düğün salonundan gelinliğe kadar bütün hazırlıkları yapmıştık. Şehir dışından gelecek olan akrabalarımız biletlerini almıştı. Seçimlerin iptal olduğunu gördükten sonra bu yapılanı hazmedemedim. Ne olursa olsun ben bu düğünü yapamam. Yapsam da mutlu olamam. İptal etme kararını ailelerimizle paylaştık. Onlar da desteklediler.

Bu kararımı sosyal medyada paylaşmamın amacı ‘ölümden başka hiçbir şey bizi engellemesin’ mesajı vermekti. Olağanüstü bir yankı uyandırdı. Bu basit bir seçim değil. Bu demokrasinin var oluşu ve yok oluşu seçimi. Bizim aşiretimizin büyük bir kısmı İstanbul’da. Onlarla birlikte sabah namazından iftara kadar çalışacağız. Hiçbir beklentimiz yok. Yeter ki demokrasi kazansın. Ekrem Başkan’ın da nikah şahidim olmasını istiyorum. Yeni düğün tarihini kendisi ile görüştükten sonra belirleyeceğim.”