Yerel seçime doğru politik gençlik araştırması: Sosyal medyayı en iyi Ülkü Ocakları ve AKP Gençlik Kolları kullanıyor

Siyasi Parti Üyesi Gençlerin Sosyal Medya Kullanımı Araştırması, gençlerin sosyal medyada siyaset yapma biçimlerine dair önemli ipuçları verirken, ortaya çıkardığı bulgularla ezberleri bozuyor.

Araştırmanın sonuçlarından, sosyal medyayı en başarılı kullanan gençlerin Ülkü Ocakları ve AKP Gençlik kollarından olduğu gözükürken; CHP’li ve HDP’li gençlerse paylaşımlarından dolayı başlarına bir şey gelmesinden kaygılanıyor.   

Gençlerin en fazla görünür olduğu, en özgür ve orjinal sosyal medya hesabı Ülkü Ocakları’na ait. AKP’li gençlerin Twitter’ı Erdoğan’ın açıklamalarını ve etkinliklerini yaygınlaştırmak amaçlı kullandığı gözükürken, kısıtlı bir özgürlük alanlarının olduğu ortaya çıkıyor.

Raporun en dikkat çeken yanıysa, AKP’li gençlerin sosyal medya kullanımında Gezi olaylarını önemli bir milat olarak kabul etmesi ve diğer partili gençlerle birlikte trollenmeyi engel olarak görmesi.

Araştırma, Heinrich Böll Stiftung Derneği ve TÜSES’in katkılarıyla, Gülüm Şener, Hakan Yücel ve Umur Yedikardeş tarafından gerçekleştirilmiş. Dün yayınlanan araştırmada, siyasi partili gençlerle görüşülmüş ve gençlik kollarının İstanbul merkezli Twitter analizi yapılmış. Rapordaki şu sözler, genç kuşak için siyaset ve sosyal medya ilişkisini özetler nitelikte:

“... Bir şeyi sosyal medyada paylaşmamışsan o şey olmamıştır.”

“Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adayı olması tamamen sosyal medya fenomenliğiyle olmuş bir şey.”

Çalışma altı bölümden meydana gelirken, ilk bölümde gençlik ile siyaset ve sosyal medya arasındaki ilişki inceleniyor ve gençlerin siyasi katılımının önündeki engeller belirtiliyor. Bu noktada görüşmecilerin paylaştıklarından gençlerin karar mekanizmalarında rol oynamakta zorluk yaşadığı gözüküyor.

CHP’li bir görüşmeci, zamansızlık ve para kazanma mecburiyetinin gençlerin siyasette önünü tıkadığını söylüyor:

“Neden gençler karar verici bir hakimiyet kuramıyor siyasette diye düşünüyoruz.....  Maddi güç gençlerde ya çok nadiren ya da hiç olmadığı için, gençleri göremiyoruz. Onun dışında tüm vaktini buraya ayıracak, kariyerini ve eğitimini bırakacak ve ciddi miktarda zaman ve para gerektiği için gençler bu konuda arka planda kalıyor.”

HDP’li genç de siyaset dilinden rahatsız olduklarını belirtirken, Muharrem İnce örneğini veriyor:

“Mesela biz ilk başta Muharrem İnce’nin söylemlerini çok beğeniyorduk. Ama birkaç söyleminden sonra Muharrem İnce’nin de bu atarım keserim tipi söylemlerinde olduğunu fark ettik. Ve biz bunu da eleştirdik.”

AKP’li ve CHP’li gençler de kullanılan dilden memnuniyetsizliklerini ortaya koyarken, kendileri onaylamasa da, yine de gençlerin popülist bir tavırla ‘vurmalı, kırmalı’ dilden ve ‘romantik’ paylaşımlardan hoşlandıklarını ifade ediyorlar. Bu bölümde gençlerin farklı fikirleri yer alıyor.

Gençler, insanlarla yüz yüze temas kurmanın etkisini hâlâ koruduğunu ve dijital siyasetle birlikte yürümesi gerektiğini düşünürken;  dijitalin siyasete etkisini CHP’li ve AKP’li iki genç şu sözlerle özetliyor:

“ Eğer siz yaptığınız şeyi sosyal medyadan paylaşmazsanız, yapmamışınızdır. Mükemmel bir iş yapın, sosyal medyada paylaşmayın, yapmamış konumuna düşersiniz.”

“... Bir şeyi sosyal medyada paylaşmamışsan o şey olmamıştır. Sen istersen şurada bir milyon kişiye seslen, sosyal medyada değilsen anlamı yok.”

Gençler, sosyal medyanın siyaseti etkilediğini düşünüyorlar. CHPli bir diğer görüşmeci, ‘kamera’ ve ‘yaka mikrofonu’ ile kendisini milletvekili yapabileceğini iddia ederken,  kendisine göre İnce’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı sosyal medya sayesinde:

“Benim bir kameram ve yaka mikrofonum olsa, kısa sürede kendimi milletvekili yapabileceğimi iddia ediyorum. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı adayı olması tamamen sosyal medya fenomenliğiyle olmuş bir şey. Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanlığı adaylığına giden yolda bir konuşması var ya, o konuşmayı, konuşmadan iki-üç ay sonra başkalarının ısrarı üzerine internete koydu. Biri ona koy demese, aday olamayacaktı belki ve biz bambaşka bir adaydan bahsediyor olacaktık.”

AKP’li gençlerin, sosyal medyanın önemsenmesinde,  kırılma noktası olarak Gezi’yi görmeleri de raporun dikkat çekici notlarından. AKP’li iki genç Gezi’nin etkisini şu şekilde özetliyor:

“Gezi’nin başlangıç olarak kabul edilmesinin mantıklı olduğunu düşünüyorum. Oradaki örgütlenme büyüktü ve kitlesel olarak farklı şehirlerde de olmuştu. Bir kırılma noktası ve farkındalık yarattı.”

“Sosyal medya artık daha fazla kullanılıyor. Kırılma noktası Gezi sürecidir. Teknolojik yenilikler geldi. Geziden sonra biz parti olarak sosyal medyaya çok farklı şekilde yaklaştık. 15 Temmuz da etken oldu.”

Raporda, gençlerin, siyasi bir kariyer hedeflediklerinden, Twitter üzerinden yaptıkları paylaşımlara dikkat ettiklerine de yer verilmiş. AKP’li görüşmecilerin parti içi eleştirinin mahremleri olduğunu belirtmesi süpriz olmasa gerek.

CHP’de ve özellikle HDP’de siyaset yapanlara göre, yeterli özgürlük olmadığı için, Twitter Türkiye için etkili bir platform değil ve endişe duyuyorlar:  

HDPli ve CHPli gençler, kaygılarını şöyle dile getiriyorlar:

“En ufak bir kelimeyi bile bir yerlere çekiyorlar, dava açıyorlar. Bir sürü arkadaşımız bu yüzden tutuklu.”

“Bir şey yazacaksan kelimeleri seçiyorsun, dört-beş defa okuyorsun. Başıma iş gelir mi diye düşünüyorsun. Bizim ülke için etkin bir platform değil.”

Dijital analize geçmeden özetlemek gerekirse; hangi partiden olursa olsun tüm gençlerin sosyal medyayı özgür kullanamadıkları ve AKP’li gençler de dâhil olmak üzere, hepsinin‘trolleri’ engel olarak belirttiklerinin altı çizilmiş.

Dijital analiz bölümünde ise, araştırmacılar tarafından partilerin gençlik kollarının İstanbul merkezli resmi Twitter hesapları 1 Temmuz-30 Eylül tarihleri arasında incelenmiş. Bu noktada, sosyal medyayı en aktif ve özgün kullanan gençlerin Ülkü Ocakları,  partisine ve genel başkanına en sadık kullananların ise AKP Gençlik kolları olduğu gözüküyor.

Ak Parti Gençlik Kolları İstanbul Başkanlığı’nın tweetlerinde, yüzde 27 ile en çok Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etkinliklerine yer verilirken, Ülkü Ocakları’nda ise ilk sırayı gençlik kollarının etkinlikleri alıyor. Devlet Bahçeli’nin sıralamada bile yer almaması ise ilginç.

CHP’de ise yüzde 22 ile anma, HDP’de ise yüzde 34 ile etkinlik duyurusu geliyor. Bu bağlamda, AKP’deki gençlerin siyaseti Erdoğan ile beraber götürdüğü, gençlere en fazla önem veren parti kolunun Ülkü Ocakları olduğu görülüyor.

Bu görüşü destekleyen bulgular da, tweetlerin hangi amaçla atıldığı bölümde ortaya çıkıyor. @akgencistanbul tweetlerinin ilk üç amacında şunların yer alması, AKP’li gençlerin özgürlükleri konusunda önemli veriler sunuyor: Parti liderinin açıklamalarını yaygınlaştırmak, parti liderinin etkinliklerini görünür kılmak, partinin etkinliklerini görünür kılmak.

Hak savunuculuğu yapmak amaçlı tweetlerde, HDP ve CHP’li gençler;  kendi etkinliklerini paylaşmak konusunda da HDP’li ve Ülkü Ocakları’na bağlı gençler öne çıkıyor. CHP’de muhalefet etmenin, AKP’de ise hak savunuculuğu ve gündemi yorumlamanın düşük kalması göze çarpıyor.

Araştırmanın sonlarına doğru gençler arasındaki farlılıklar iyice ortaya çıkıyor. AKP’li gençler Erdoğan’ın görselini ezici bir şekilde en fazla kullanırken, gençler kendilerini en çok Ülkü Ocakları ve HDP görsellerinde yer buluyor.

Araştırmacıların partiler bazında İstanbul merkezli gençlik kolları tweet analizleri ile vardıkları şu sonuçlar, Türkiye’de siyaset ve gençlik arasındaki ilişki için önemli.

Gençlik kolları hesabı olmasına rağmen, AKP Gençlik Kolları, Twitter’ı daha çok siyasi propaganda aracı -özellikle Erdoğan’ın- olarak kullanıyor ve partideki merkezi iletişimi yansıtırken, gençliğe özgü sorunların dile getirilmesi açısından oldukça sınırlı kalıyor.

Ülkü Ocakları gerek attıkları tweet gerek fotoğraflar gerekse kendilerine uygun siyaset üretme açısından ilk sırayı alıyor. Raporda incelenen hesaplar arasında farklı ilçelerde düzenlenen etkinlikleri ve genç üyeleri en çok görünür kılan Twitter hesabı.

CHP Gençlik Kolları, incelenen hesaplar arasında en az paylaşımda bulunan hesap. Bunun nedenin 24 Haziran seçimlerinin yarattığı hayal kırıklığı olabileceğinin altı çizilirken, CHP’nin de gençlere seslenen bir üretiminin göze çarpmadığı vurgulanıyor.

HDP’li gençlerin diğerlerine göre sadece partili değil tüm gençlere seslenmesi,  sosyal medyayı kullanma açısından fark yaratıyor. Hesap sıklıkla gençlik kollarının etkinliklerini duyurmak, gözaltına alınan veya tutuklanan parti üyeleri, basın mensupları veya Kürt hareketinden kimseler için hak savunuculuğu yapmak için kullanılıyor.

Raporun tamamı için tıklayın