Ara 05 2017

2018’de de fakirleşmeye devam

Kamunun 2016 sonunda yüzde 6.5 olarak tahmin edip Eylül 2017’de yüzde 9.5 olarak revize ettiği 2017 enflasyonu Kasım sonunda yüzde 14’e dayandı.

En iyimser tahminciler bile Aralık ayı sonundaki yıllık enflasyonun yüzde 12’nin altına inmesini beklemiyor. Hal böyle olunca tüm hesaplar da şaştı. Örneğin 2018 yılında ilk altı ay için yüzde 4 ikinci altı ayda da yüzde 3.5 zam alması öngörülen memurlar enflasyon farkından kaynaklanan artışları yeni yılın ilk maaşında görecek.

Ancak 1.400 lira ile açlık sınırının altında bir ücretle çalışan asgari ücretlinin durumu net değil. 

Geçen hafta başlayan 2018 asgari ücret pazarlığına katılan Çalışma Bakanı Julide Sarıeloğlu, asgari ücrette çalışanların yüksek zam beklentisine karşın, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik şartları ve rekabet gücünü de düşünmek zorunda olduklarının altını çizdi.

Hükümetin niyetini büyük ölçüde ortaya koydu. Bakan, asgari ücretteki artışın özel sektördeki genel zam oranını etkilediği gerçeğinden hareketle söyledi bu sözleri kuşkusuz.

Dünya Gazetesi yazarı Tevfik Güngör ise dün açıklanan enflasyon verilerinin ardından yaptığı bir hesaplamayla özellikle çalışan kesimin nasıl fakirleştiğini ortaya koyuyor adeta.

Güngör, ‘Eğer geçen kasımdan bu Kasım ayına tüketicinin eline geçen net para miktarı %19.99 oranında artmamışsa, tüketici harcamalarını yaparken ya belli mallardan ve hizmetlerden mahrum kalıyor. Aza razı oluyor. Ya da tüketim harcamalarında kaydırmalar yapıyor. Ayakkabı, giyim harcamasını kısarak gıda harcamalarındaki artışı karşılayabiliyor’ diyor. 

Çalışma Bakanı’nın açıklamalarını, Güngör’ün yazısını ve özel sektörde konuşulan yüzde 8-10’luk zamları yan yana koyduğumuzda Türkiye’deki fakirleşmenin boyutları daha net ortaya çıkıyor. Üstelik fakirleşmenin önümüzdeki yıl da süreceği anlaşılıyor.