Ara 02 2017

'Yolsuzlukta Suudilerle benzeşiyoruz'

 

ABD'de devam eden ve ucu Türkiye'ye uzanan, Reza Zarrab'ın tanık olarak ifade verdiği yolsuzluk ve kara para aklama davası, gözleri bir kez daha Türkiye'deki yolsuzluk iddialarına çevirdi.

17-25 Aralık 2013'teki soruşturma yeniden gündeme gelirken, Artıgerçek yazarı Eser Karakaş, Türkiye'deki kurumların yapısının yolsuzluğu engellemeye uygun olmadığını belirtiyor.

Cumhuriyet tarihi boyunca yolsuzlukların bir vaka olduğuna işaret eden Karakaş, Türkiye'de herkesin yolsuzluklardan bahsedip eleştirdiğini; ancak kimsenin kurumsal altyapıyı sorgulamadığını kaydediyor. 

Yolsuzluğun dünyanın her yerinde karşılaşılan bir fenomen olduğunu ancak Avrupa ülkelerinde siyasetçilerin bulaştıkları yolsuzluklar nedeniyle koltuklarından olduğuna dikkat çeken Karakaş görüşlerini şöyle sürdürüyor:

Fransa’da çok yakın geçmişte bakanlar vergi meselelerinden koltuklarından oldular. Çok iyi hatırlıyorum, 2013 senesinde Fransa Maliye Bakanı Jerome Cahuzac’ın bir İsviçre bankasında deklare edilmemiş parası çıktı, olay çok büyüdü, görevinden ayrıldı ve yargılandı. Ancak, miktar ne kadar biliyor musunuz? Altı yüz bin (600) avro. Bu parayla bizim Bağdat Caddesi'nde lüks bir daire bile alamayabilirsiniz. Ama bu para Maliye Bakanının başını yaktı.

Bu para miktarının, Türkiye'de dillendirilen miktarlar karşısında "çerez mahiyetinde" olduğunu savunan Karakaş, AB düzenlemelerinin üye ülkelerde yolsuzluk yapılabilme oranlarını neredeyse sıfırladığını belirtiyor.

Bu yasalar sayesinde kamu ihalelerinden, arazi ve imar rantlarından yolsuzluk çıkmıyor.

Karakaş'a göre, Türkiye'deki gibi büyük çaplı yolsuzluk söylentileriyle ancak Suudi Arabistan gibi ülkelerde karşılaşılabiliyor. Çünkü Türkiye'nin kurumsal yapıları yolsuzlukları engellemeye göre dizayn edilmemiş vaziyette, aksine yolsuzlukları neredeyse destekleyen bir yapıdan söz edilebilir.

Yolsuzlukların iki büyük nedeni olduğunu savunan Karakaş'a göre bunlardan biri kamu ihaleleri, diğeri de imar planlarının parsel bazında değiştirilmesine izin veren sistem. 

AKP'nin, başlarda Kemal Derviş tarafından uygulanan kamu ihale sistemini benimser gibi göründüğünü ancak sonrasında bu yasayı özünden koparan düzenlemeler yaptığına dikkat çeken Karakaş, "Hangi iş yapılamıyordu bilemiyorum ama muhtemelen AKP iktidarının sonunu da yine bu yasa ve artık tümü ile değişmiş yapısının ürettiği yolsuzluklar getirecek" yorumunu yapıyor.