YouTube'un temsilci ataması sansür açısından nelerin habercisi? - Prof Yaman Akdeniz

Türkiye'nin yeni sosyal medya yasasıyla günlük 1 milyondan fazla ziyaretçisi olan sosyal ağlara Türkiye'de ofis açma veya temsilci bildirme zorunluluğu gelirken, ilk adım sürpriz bir şekilde YouTube’dan geldi.

Bu yasaya uymadığı için iki kere para cezasına çarptırılan YouTube, reklam alma ve verme faaliyetlerinin de yasaklanmasına az bir süre kala Türkiye'de ofis açacağını duyurdu.

İnternet sitesinden bir açıklama yapan şirket, "YouTube faaliyet gösterdiği ülkelerdeki yasa ve kurallara saygı gösterir fakat aynı zamanda ifade özgürlüğü, bilgiye erişim ve şeffaflığa bağlıdır" ifadesini kullandı.

Google'ın çatı şirketi Alphabet'e ait olan YouTube, Türkiye'de yasal bir yapı kuracak olmalarının Türk hükümetinden gelecek içerik kaldırma taleplerine yaklaşımlarını değiştirmeyeceğini savundu ve kullanıcı verilerine yönelik politikalarında bir değişikliğe gitmeyeceklerini kaydetti.

Ancak YouTube, Türk kullanıcıların verilerini Türkiye'ye taşımadığı takdirde yasayı çiğnemeye devam edecek.

YouTube’un temsilci atama kararının ardından nasıl bir süreç işleyeceği merak konusu.

YouTube’un kararı sonrası kafalarda beliren soruları, konuyu yakından takip eden siber haklar uzmanı hukukçu Prof. Yaman Akdeniz’e sorduk.

Beş soruda Prof. Akdeniz’in verdiği cevaplar şöyle:

1) YouTube, temsilci atama kararına ilişkin yaptığı açıklamasında kişisel verileri şimdiye kadar olduğu gibi, kendi kuralları ve yasal çerçeve içinde koruyacağına dair söz veriyor. Bu ne kadar gerçekçi?

YouTube bir taraftan "hiç bir şey değişmeyecek" diyor, fakat bir diğer taraftan bunun böyle olmayacağını önümüzdeki aylar içinde göreceğiz. Açıklamaları şahsen bana güven vermedi. Facebook'un yaptığı gibi, şiddetle karşı çıkmaları ve kabul etmemeleri gereken bir yapının parçası olmayı kabul ettiler.

2) Server meselesi, devasa bir yatırım anlamına da geliyor. YouTube’un bu adımı atması olası mı, Türkiye bu konuda Youtube’a ayrıcalık tanır mı?

Geri planda Hükümet ile YouTube nasıl anlaştı bilmiyoruz. Süreç konusunda herhangi bir şeffaflık yok. Fakat ticari kaygıların, insan haklarından daha ön plana çıktığını söylemek mümkün.

3) Herhangi bir kanala ya da içeriğe yasak geldiği takdirde bunu aşmanın bir yolu var mı?

YouTube'un Türkiye'de olması demek, talep edilen içeriklerin serverlarından çıkartılması veya hesapların kapatılması anlamına gelecektir. O zaman olmayan içeriklere veya hesaplara VPN'le de ulaşamayız. YouTube'un kendisine gelen taleplere ne kadar karşı çıkıp çıkamayacağını önümüzdeki aylarda göreceğiz.

4) YouTube’un temsilci ataması sonrası süreç nasıl işleyecek, ne kadar bir zaman dilimi söz konusu olacak?

Bu konuda YouTube bir açıklama yapmadı. Açıklamadan temsilci mi atayacaklar, önce bir şirket kurup sonra mı temsilci atayacaklar anlaşılmıyor. Ocak sonuna kadar netleşir diye düşünüyorum. Kısacası reklam cezası verilmeden YouTube bu işi halledecektir.

5) Atanacak temsilcinin Türk vatandaşı olacağı belirtiliyor. Olası bir mahkeme kararı uygulanmadığında nasıl bir adım atılacak, sorumlu kim olacak?

Temsilcinin başına gelecekleri veya gelebilecekleri de bu atama yapıldıktan sonra göreceğiz. Uygulanmayan kararlarla ilgili idari para cezasından, hukuk mahkemelerinde açılan davalara kadar her şey gelebilir başına.