Sarıkaya: Gerekçeli karara da gerekçe lazım

Yüksek Seçim Kurulu, dün (22 Mayıs) akşam saatlerinde, 31 Mart yerel seçimlerinin İstanbul ayağını neden iptal ettiğini ve yenilenmesi kararı aldığını açıkladı. 

250 sayfalık gerekçeli kararda, 'sandık kurulu başkanları kanuna aykırı görevlendirildi' ifadesinin altı çizilirken, YSK Başkanı Sadi Güven ise karara karşı bir muhalefet şerhi koydu ve, "Sandık kurulları kesinleştikten sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimin itirazı için tek başına iptal sebebi görülemez. Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz" diyerek iptal kararının yanlışlığına dikkat çekti. 

İptal kararı yedi üyenin 'evet', dört üyenin ise 'hayır' kararı ile alınırken, dört üyenin şerh kararları hayli dikkat çekti. 

Habertürk Gazetesi yazarı Muharrem Sarıkaya, gerekçeli karardaki tutarsızlıkları, "Karşı oy yazılarında da vurgulandığı gibi, bugüne kadar hiç rastlanmadığı bir şekilde gerekçeli kararda kısa kararın dışına çıkılmış; karar genişletilmiş. Oysa kısa karar hüküm niteliğinde olup, gerekçeli kararın da hükme uygun olması gerekir. Buna rağmen oy döküm cetvellerine ilişkin iddialar da gerekçeli karara eklenmiş" satırlarıyla açıkladı. 

23 Mayıs tarihli, 'Gerekçeye de gerekçe lazım' başlıklı yazısında, Sarıkaya, kararın gerekçe haline getirildiğine dikkat çekti ve YSK'nin daha önce aynı konuda verdiği iki farklı kararla yarattığı çelişkiye işaret etti:

"Buradaki paradoks ise YSK’nın adı geçen sandıklara ilişkin 8 Nisan tarihinde karara varmış olması.

YSK o toplantıda sandık kurullarındaki durumu inceledi ve oy çokluğu ile bu iddiaları reddetti. Örnek mi; 2216 sayılı Bağcılar İlçe Seçim Kurulu’na ilişkin itirazın reddedildiği karar.

YSK, o günkü toplantısında bu iddiaların hepsini duvara yansıtılan ekranda tek tek inceliyor ve sonuçta iddiaların geçerliliğinin olmadığına karar veriliyor. Dolayısıyla 7 üye üzerinde sonuca varılmış kararı da aksi yönde yeniden karara bağlamış."

YSK'nin dört üyesinin karşı oy yazılarında bu çelişkiye değindiklerini ifade eden Sarıkaya, "Onlar da YSK’nın bu seçim döneminde aldığı kararları sıralayıp, sandık kurullarının teşkilinden dolayı iptal yönüne gidilmesinin olanaksızlığına işaret etmiş. Hatta iki üye 2009 yılındaki yerel seçimde Yozgat Akdağmadeni Oluközü beldesindeki seçimin iptaline ilişkin başvuruyu anımsatmış" dedikten sonra, karşı oy yazısındaki şu hususlara dikkat çekti:

"Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimin iptali için bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez…”

Yetmemiş, bu seçim döneminde de İstanbul harici diğer bölgelerde alınan kararlar da sıralanmış."

İptal için belli başlı gerekçeler ise şöyle sıralandı:

"Sandık kurulu başkanları kanuna aykırı görevlendirildi. 377 kısıtlı seçmen oy kullandı. 6 sandıkta ölülerin yerine oy kullanıldı. 6 sandık başkanı ile 3 kurul üyesinin KHK'lı olduğu belirlendi. 58 sandıkta cezaevlerinde bulunanların yerine oy kullanıldı. 224 zihinsel engellenin oy kullandığı tespit edildi. Oy kullanma hakkına sahip olmayan 706 kişi oy kullanmıştır. Yok hükmündeki 108 sandıkta oy sayısı 30 bin 281'dir. 90 sandıkta sayım cetvellerinde kurulun imzası yoktu. 18 sandıkta sayım döküm cetveli hiç bulunamadı. 754 sandık başkanı kamu görevlisi değil. 31.280 sandık başkanından 6.530'u kamu görevlisi değil. 108 sandıkta sayım cetveli olmaması güvenirliliği zedeledi. Sandık kurulunun usulsüz oluşması tam kanunsuzluk değildir. Kurullar kesinleştikten sonraki itirazlar iptal sebebi değil."

 YSK Başkanı Güven'in itiraz şerhinde ise, şu hususların altı çizildi:

"Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz. Sandık kurullarının kuruluşuna ilişkin işlemlerin kesinleşmesinden sonra bu kuruluşa karşı yapılacak itirazlar seçimden sonra o seçimlerin iptali için tek başına bir itiraz sebebi olarak ileri sürülemez. 298 sayılı Kanunun 21 ve 23. maddeleri gereği 5 kişisi siyasi parti temsilcisi olup 7 kişiden oluşan sandık kurulunda siyasi partili üyelerle birlikte görev yapan usulsüz atanmış sandık kurulu başkanının 31 Mart 2019 günü yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında tek başına seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından sayın çoğunluğun seçimin iptali ile yenilenmesine ilişkin kararına kanıtlanamamıştır."

https://m.haberturk.com/yazarlar/muharrem-sarikaya/2472478-gerekceye-de-gerekce-lazim