Yunanistan’da yargı hakim önüne çıkıyor

6 Ekim günü akşam saatlerinde Atina’da özel olarak kurulmuş bir mahkeme salonunda ilginç bir dava görülecek. Yunanistan devleti tarihinde ilk defa Yargıtay’ın kendisi hakim önüne çıkacak. Yargıtay hariç tüm adalet kurumlarından yani Danıştay, Sayıştay, Denetim Mahkemesi, Hukuk Fakülteleri ve Avukatlar Yüksek Kurulu’ndan üst düzey yöneticilerden oluşan hakimlerin kürsüde olacağı Özel Mahkeme sadece bu dava için oluşturuldu. Davacı taraf ‘Vasilakis çifti’, yani The Athens Review of Books dergisinin sahibi Maria ve editörü Manolis Vasilakis.

Davanın arkasında uzun bir hikaye var. Her şey Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kotzias’ın bir zamanlar Honecker ve Jaruzelski rejimlerine hayran olduğunu iddia edip onu ‘Stalinizm gauleiteri’ (gauleiter - Nazi partisi bölge başkanı) olarak tanımlayan bir okuyucu mektubunun dergide yayınlanmasıyla başladı. Bakan da buna tepki olarak Oxford, Harvard ve Marburg gibi üniversitelerde profesörlük yaptığını ve Avrupa tarafından onore edildiğini söyleyerek dergiye dava açtı. The Athens Review dergisi de buna cevaben söz konusu üniversitelerin Kotzias’ın iddiasıyla çelişen ve reddeden mektuplarını yayınladı.

‘Stalinizm gauleiteri’ terimi tartışmanın hep merkezinde oldu. Mahkemede Kotzias’ın avukatları terimin ‘nazi’ anlamına geldiğini ve bu nedenle aşağılayıcı olduğunu iddia ederken, Vasilakis çifti sadece ‘fanatik taraftar’ anlamına geldiğini öne sürdü. Mahkeme Kotzias’ın lehine karar vererek dergiye ağır bir para cezası verdi ve Yargıtay da kararı onadı.

Fakat, davayla ilgili bazı tutarsızlıklar bulunuyordu. Mahkeme kararında ‘Kotzias Yunan Komünist Partisi’nin kurucularından olsa da bahsi geçen rejimlerin hayranı olmamıştır’ denilmesi hayret verici bir ihmal ve yüzeysellik örneğiydi. Zira Komünist Parti Kotzias doğmadan 30 yıl önce, 1918’de kuruldu. Ayrıca Kotzias’ın yazdığı bilinen ve söz konusu rejimlerden övgüyle bahsettiği belgeler mahkeme tarafından dikkate alınmadı. Halbuki, Kotzias’ın yazarı olduğu Der Autonome Intellekt (Bağımsız Zihin) adlı kitap mahkemeye kanıt olarak sunulmuştu. 1976 yılında Doğu Alman Devleti yayınevi Akademie Verlag tarafından basılan kitap, “Rehbein” ismiyle bilinen ve Honecker rejimi İdeolojik Mücadele Departmanı Müdürü olan Stasi ajanı Manfred Buhr’un gözetimi altında hazırlandı.

Ayrıca mahkeme raportörü ilk önce çiftin tarafını tutan bir rapor hazırlasa da daha sonra kendi değerlendirmesine karşı çıkarak davalı lehinde oy kullandı. Duruşmalara Kotzias’ın da üyesi olduğu hükümetin verdiği destekle birlikte hakimler Kotzias lehine karar verdi. Aynı hakimler daha sonra Yargıtay’a seçildiler. Davacı taraf çıkar çatışması ve hatta daha kötü şeyler olabileceği iddiasıyla karara itiraz etti.

Görülecek davayla birlikte Yunan devleti tarihinde ilk defa Yargıtay hakimleri bu düzeyde ve kapsamda bir adli hata suçlamasıyla yargılanacak. The Athens Review’a göre de, Avrupa ve tüm Batı dünyasında ilk defa bir en yüksek mahkemenin hakimleri, güçlüleri korumak amacıyla halkı bilerek kandırmaktan yargı önüne çıkacak.

Dergi editörü Manolis Vasilakis’e göre “Bu dava ülkemizde hukuk egemenliğinin direnci için bir sınav olacak ve aynı zamanda yargı sisteminin kendi kendini arındırabilmesi için bir fırsat. Eşit olmayan şartlarda mücadele ediyoruz ve Adaletsizlik Devleti elindeki tüm imkanları kullanarak bize karşı asimetrik savaş ilan etti. Hayatlarımıza Stasi yöntemleri kullanılarak yapılan ihlaller olmadan devam etmek istiyoruz. Sürekli terörizm ve yok edilme tehdidi altında olmadan The Athens Review dergisinde çalışmalarımızı sürdürmek istiyoruz”.