evren dede
Şub 19 2018

'Yunanistan'da şeriat tamamen kalkana kadar mücadele sürecek'

Yunanistan Parlamentosu 9 Ocak 2018  günü görüşerek oyladığı yasa tasarısıyla Batı Trakya’daki Müslüman azınlık için yürürlükte olan İslam Aile Hukukunu zorunlu olmaktan çıkarmıştı.

Irkçı-milliyetçi Altın Şafak partisi milletvekilleri hariç parlamentodaki bütün parti milletvekillerin oylarıyla geçen yeni yasa ile birlikte Batı Trakya'da Müslüman azınlık bireyleri artık evlilik, boşanma, velayet ve miras davalarında ancak tüm tarafların yazılı olarak kabul etmesi halinde resmî müftülüklere giderek İslam Aile Hukuku'nu uygulayabilecekler. 

Taraflardan birinin şeriatı istememesi durumunda ise Yunanistan'daki medeni hukuka tabi olan devlet mahkemeleri tarafından dava görülecek. Müftülüklerde yapılan işlemler taraflardan birinin daha sonra vaz geçmesi durumunda da yine medeni mahkemeler yetkili kılınacak.

 

gümülcine müftülüğü


Yasanın yürürlüğe girmesi sonrası durumu AHVAL’e değerlendiren Gümülcine (Komotini) Remî Müftülüğü yetkilileri, İslam Aile Hukuku’na göre yapılan nikah izinnamelerinde (sözleşmelerinde) kadına boşanma durumunda ödenen mehri müecceli (erkeğin müftü huzurunda nikah kıyılırken, olası boşanma durumunda kadına ödemeyi teminat ettiği nikah bedeli) ödememek için bazı erkek tarafı avukatlarının müftülüğe gelerek dosyalarını istediklerini söyledi. 

Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde İslam dinine göre yapılan evlilik sözleşmelerinde olası boşanma durumunda erkeğin kadına ödemesi için ortalama 30 altın lira bedel olarak (mehri müeccel) konuyor. 

Erkeğin mali durumuna göre mehri müeccelin 25 altından başladığını ve duruma göre 100 altına kadar varabildiğini ifade eden Müftülük kaynakları, “Mesela boşanma durumunda aylık nafaka ile birlikte ayrıca 30 altını da mehri müeccel olarak alan bir kadının durumu şimdi ne olacak göreceğiz.

Evlenirken öderim diyen erkek, boşanırken 30 altını ödemek istemiyor. Müftülük olarak kadının hakkı ödenmeden erkeğin boşanmasına izin vermiyoruz. Şimdi ise dosyaları alarak medeni hukuka davayı götüren erkekler var. Oradan nasıl bir sonuç çıkacak, nafaka bizde de var orada da.

Ancak kadının hakkı olan mehri müeccel için orada nasıl karar verilecek, kadının mehri müeccel hakkını medeni mahkeme gözetecek mi göreceğiz” diyorlar.

Konuya vakıf bölgedeki hukukçular ise müftülüklerde şahit huzurunda ve yazılı olarak evlilik sözleşmeleri yapıldığı için eşlerden kadına hak tanıyan mehri müeccel konusunda tazminat bedelinin medeni mahkemeler tarafından da onanacağı ve kadının hakkının azaltılmayacağını umuyorlar. 

Türk Dışişleri’nin açıklama çıkararak tepki göstermesi bir yana, Yunanistan’da SYRIZA hükümetinin Batı Trakya’daki şeriatı tercihe bağlayan yeni yasasının parlamentoda oylamaya sunulduğu süreçte azınlık içinde ciddi hiçbir tepkiyle karşılaşmadığı ve Türkiye’ye yakınlığıyla bilinen dernek ve din adamlarının da eylemsel tepki göstermedikleri aşikar.

 

ibrahim onsunoğlu

İbrahim Onsunoğlu

Batı Trakya’da kaleme aldığı Yunanca ve Türkçe makalelerle görüşlerini açıklayan Psikiyatr Dr. İbram Onsunoğlu AHVAL’e yaptığı değerlendirmede “Kadın erkek eşitsizliğini öngören ve denetlenemeyen şeriat sistemi azınlıkta sorun, karışıklık ve mutsuzluk kaynağıydı” dedi.

Azınlıktaki şeriat uygulamasının şahsında insan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle Hatice Molla Salih’in Avrupa İnsan Hakları (AİHM) başvurmasının doğal bir sonucu olarak Yunan hükümetinin yeni yasayı devreye soktuğuna değinen Dr. Onsunoğlu, “Azınlıktan bir kadın AİH Mahkemesi’ne başvurmuştur ve büyük bir olasılıkla Yunanistan mahkum olacaktır. Yeni düzenlemeyle hükümet mahkumiyetten kurtulmak veya sonuçlarını hafifletmek istemiştir. Başlıca etkeni bu gelişme oluşturmuştur.” ifadelerini kullandı.

Şeriatın Batı Trakya’da azınlığın elinden alınmadığını ve kaldırılmadığını vurgulayan Onsunoğlu şöyle konuştu:

“Yasayla azınlığa şeriat ile medenî kanun arasında tercih hakkı tanındı. Tabiî ikisi arasında çatışma çıktığında medenî hukuk üstün kılınarak. Örneğin, miras paylaşımında erkek kardeş kız kardeşe ‘Şeriata ve Müftünün kararına göre sen kadın olduğun için babamızın malının dörtte biri sana, ben ise erkek olduğum için dörtte üçü bana’ diye önerdiğinde, kız kardeş bunu kabul ederse, o zaman ilgili şeriat kuralı uygulanacak. Kız kardeşin kabul etmemesi halinde, ‘Hayır ağabey, ben kadın erkek eşitliğini istiyorum’ diye itiraz ettiğinde, Yunan anayasası ve medenî  kanunun kadın erkek eşitliği kuralı uygulanacak ve paylaşım kardeşler arasında medeni hukuka uygun şekilde yapılacak.”

 

gümülcine komotini

Gümülcine Komotini

Yunanistan’da iktidar bulunan SYRIZA Partisi’nin Batı Trakya’dan üç Müslüman azınlık üyesi milletvekili bulunuyor. Rodop ilinden Mustafa Mustafa ve Ayhan Karayusuf ile birlikte İskeçe (Xanthi) ilinden de Hüseyin Zeybek, SYRIZA’nın azınlık milletvekilleri olarak bölgenin sorunlarına parlamentoda çözüm arıyorlar.

Batı Trakyalı Müslümanlara şeriat ile medeni hukuk arasında tercih hakkı tanıyan ve önceliği medeni hukuka veren yeni yasayı destekleyen üç azınlık milletvekili de atılan adımı olumlu buluyorlar. 

Öte yandan Rodop SYRIZA milletvekili Mustafa Mustafa Batı Trakya’da şeriatı tercihe bağlayan yasa tasarısının görüşüldüğü parlamento kurulunda yaptığı konuşmada, Batı Trakya’daki şeriat (İslam Aile Hukuku) uygulaması tamamen kaldırılana kadar mücadele edeceklerini tekrarladı.

Yeni yasa tasarısının parlamentodan geçmiş olmasının umut verici olduğunu kaydeden SYRIZA Partisi Rodop İli Milletvekili Mustafa Mustafa yaptığı açıklamada, “Müftülerin yargı yetkilerinin kaldırılması, toplumda ve sol siyasi oluşumlar içerisinde 1974’ten bu yana tartışılan bir konu. Bizzat toplum tarafından aşılan bir konuyu konuşuyoruz. Bu sadece toplumun bir kesiminin görüşünü değil siyasi ve dinî inançlarına bakmaksızın Batı Trakya’daki toplumun tamamının görüşünü yansıtıyor” dedi.

 

mustafa mustafa


SYRIZA Milletvekili Mustafa parlamentoda yaptığı konuşmada ise, “Sayın Bakan, Tanrının sevdiği hayırlı bir işle başlıyoruz, ancak Şeriat’ı tamamen kaldırsaydık daha iyi bir amel yapmış olurduk, çünkü Tanrı şeriatın içerdiği haksızlıklara tahammül edemiyor.!” ifadeleriyle sözlerine başladı ve ekledi:

“Bu yasa tasarısına, sevincim ve hüznüm karışık ve gönlüm tam razı olmasa da, ‘evet’ diyorum, çünkü 40 yıldır Müftünün yetkilerinin kaldırılması için mücadele ettik. Bu mücadelemize Şeriat tamamen kaldırılana kadar da devam edeceğiz!” 

Yunanistan’da 1967 ile 1974 yılları arasında iktidarı ellerinde bulunduran askeri cunta döneminden bu yana sol siyasetin tutumunun, her zaman şeriatın tamamen kaldırılmasına yönelik olduğunu ifade eden SYRIZA Milletvekili, “Müftü sadece din işleriyle, dinî önderliğe ilişkin yetkileriyle uğraşsın. Müftülerin seçim süreci de bütün inananlar tarafından kabul edilecek bir süreç olsun” görüşünü sürdürüyor.

Yunan devletince Batı Trakya’da şeriat düzeninin neden korunduğu ile ilgili olarak da düşüncelerini paylaşan SYRIZA milletvekili, “Devlet azınlığın dinselleştirme, Türksüzleştirme teorisi tuzağına düştü. Azınlık meselesini idare etmek için şeriata, müftülere, 1920’li yıllarda Mustafa Kemal devrimlerinden kaçanlara yatırım yaptık. Azınlığın en gerici ve muhafazakâr kesimini destekledik, onları eski Müslümanlar (paliomusulmani) olarak tanımladık. Bu yanlış bir politikaydı. Eğri cetvel ile düz çizgi çizilmez. Bu çizgi de günümüze kadar devam etmekte.” değerlendirmesinde bulundu.

Yeni yasa tasarısının parlamentodan geçmiş olmasının umut verici olduğunu kaydeden Milletvekili Mustafa Mustafa, “Müftülerin yargı yetkilerinin kaldırılması, toplumda ve Sol içerisinde 1974’ten bu yana tartışılan bir konu. Bizzat toplum tarafından aşılan bir konuyu konuşuyoruz. Bu sadece toplumun bir kesiminin görüşünü değil siyasi ve dinî inançlarına bakmaksızın Batı Trakya’daki toplumun tamamının görüşünü yansıtıyor” diyor.

Yunanistan’da birçok hükümette dışişleri bakanlığı dahil çeşitli bakanlık görevlerinde bulunmuş ve PASOK Partisi’nin de eski genel başkanlarından olan deneyimli siyasetçi ve  hukukçu Evangelos Venizelos, Ocak ayının son haftası başkent Atina’da düzenlenen “Şeriat ve Kadı: Yeni yasal düzenleme yeterli mi?” konulu panelde yaptığı konuşmada, Batı Trakya’da Şeriat’ın tercihe bağlı olarak uygulanmasını öngören yasa tasarısını “doğru yönde atılmış önemli bir adım” olarak değerlendirildi.

Öte yandan devletin ilerleyen dönemde Batı Trakya’da şeriatı tamamen kaldırması gerektiği yönünde açıkça görüş belirten Venizelos, yeni yasayı “zorunlu bir geçiş adımı” olarak tanımladı. 

Eski Bakan ayrıca “Şeriat, çağdaş ve açık toplumlara uymuyor, vatandaşların yasalar önündeki eşitliği, cinsiyet eşitliğini ve adil yargılanma ilkesini ihlal ediyor. Şeriat yazılı bir şekilde yok ve bunun modernleştirilmesini sağlayacak bir kurum da yok. İstinaf imkânı da yok. Yunanistan’da uygulandığı şekliyle en anakronistik örneklerinden birini teşkil ediyor ve doğrudan Osmanlı İmparatorluğunu hatırlatıyor” dedi.

Öte yandan Yunan devletininin bu adımının, bölgede uygulanan şeriatın tamamen kaldırılması yönünde ilk adım olup olmadığı ve solun şeriat tamamen kaldırılana kadar sürdüreceğini açıkladığı mücadelenin nasıl şekilleneceğini zaman gösterecek.

Related Articles

مقالات ذات صلة

İlgili yazılar