Tem 10 2018

'Gıda fiyatlarında son 8 yıllık artış 'cep' yaktı: Artış enflasyondan fazla'

Türkiye İstatistik Kurumu'nun haziran ayı enflasyon rakamlarına göre TÜFE aylık yüzde 2.61, yıllık yüzde 15.39 arttı. Yıllık enflasyon 2003'ten beri en yüksek seviye olarak kayda geçti.

Karar yazarı İbrahim Kahveci, 2009-2017 arasındaki fiyat artışlarını kaleme aldı. Yazıda, Harcanan her 100 liranın yüzde 23,03’ünün gıdaya gittiğini belirtiliyor.

Kahvecinin yazısına göre gıda harcamasında ise en yüksek pay 2,117 ila ekmeğe, 1,7882’si dana etine, 0,9994’ü kuzu etine harcanıyor.

Yazıda paylaşılan verilere göre son 8 yılda ise Domates üreticide yüzde 61,5 artarken, tüketicinin karşısına yüzde 114,6 zamla çıktı. Aynı dönemde Türkiye'deki genel fiyat artışı yüzde 90 olarak görülüyor. Domates satın alanlar genel enflasyondan ekstra yüzde 27 daha fazla para harcıyor, domates üretenler yüzde 46 daha az gelir elde ediyor.

Kahveci, "alıcı-satıcı (arz miktarı ile talep miktarı) dışında etkenler pazarı belirliyor. Domates üreticisi kaybederken, domates tüketicisi fazladan para ödüyor. Bu düzeni biz kurduk" diyor.

Yazıya göre diğer goda fiyatlarında durum şöyle:

Yaş çay fiyatı ise yüzde 148 artıyor (enflasyondan yüzde 65 daha fazla). Tüketiciye satılan çay fiyatı da yüzde 130 artıyor. 

Zeytin, üreticide fiyat yüzde 45,7 artışla enflasyonun yarısında kalıyor. Ama tüketici zeytini yüzde 110,7 zamla yemek zorunda kalıyor. Aynı dönemde zeytinyağı ise tam yüzde 170 zamlanıyor.

Üretici yumurtayı 2009 yılında 0,21 liraya satarken, 2017 yılında anca 0,27 liraya satabiliyor. Üreticinin cebine giren para sadece yüzde 28,7 artıyor. Ama aynı yumurta raflarda 0,23 liradan, 0,45 liraya çıkıyor. Yumurta üreticisinin sadece yüzde 28,7 gördüğü zam, raflarda tüketiciye yüzde 93,7 olarak yansıyor.

Patates üreticide 8 yılda 0,53 liradan yüzde 38,0 artışla 0,74 liraya çıkabiliyor. Aynı patates tüketiciye yüzde 63,4 zamla 1,611 liradan satılıyor. 

Kahveci, salatalık için, "TÜFE’de adı “salatalık” olarak geçiyor. Tarım-ÜFE’de ise adına “hıyar” deniliyor" notu düşüyor.

Hıyar üreticisi 2009 yılında mahsulünü 1,44 liraya satıyor (Mayıs-Ekim arası). Aradan 8 yıl geçiyor ve 2017 yılının yine aynı hasat döneminde hıyar fiyatı tarlada 1,0 liraya düşüyor. Oysa salatalık raflarda bu süre zarfında yüzde 97,7 oranında zamlanarak tüketiciye ulaşıyor. 

Kahveci'ye göre "sistemi tanıtan ve belki de adını veren ürün bu olsa gerek."

Fiyatı istikrarlı artan ve üreticisine kazandıran ürünler var. Mesela ‘çeltik’: 2013 yılında tarla fiyatı ortalama 1,09 lira. 2017 fiyatı ise 1,94 lira. Enflasyonun yüzde 40 arttığı bu yıllarda çeltik üreticisi tarlada yüze 78 kazanıyor.

Nohut, 2009-2017 arasında tarla fiyatı yüzde 333 artıyor. Asıl artış ise 2013-2017 narasında. Ocak 2009’da fiyatı 1,21 lira idi. Aralık 2017’de ise fiyat 6,12 lira. (2013 ortalama fiyat 2,61 iken 2017 ortalama fiyat 5,49 TL)

Çiftçi açısından belki de en istikrarlı ve en kazançlı ürün ayçiçeği görülüyor. 2009 yılında tarlada 0,80 lira olan fiyat, 2017 yılında ortalama 2,29 liradan satılmış. Fiyat artışı nohuttan daha az görülebilir ama ayçiçeğinde artış hep istikrarlı olmuş. 

Sarımsak da ise bazı yıllar dalgalansa da fiyat gerilemeleri hep daha yukarıda. 2009 yılında 2,44 lira olan kuru sarımsak fiyatı 2011 yılında bir ara 6,0 lirayı geçiyor. Sonrasında ağırlıklı olarak 3-4-5 lirada gezinen ürünün fiyatı 2017 yılında bir kez daha 6,0 lira sınırının üzerine çıkıyor.

2009 yılında fındığın kg fiyatını çiftçi 3,52 liradan satıyor. Aynı fındık 2017 yılında ise ortalama 9,73 liradan satmış gözüküyor. Buna göre fındık fiyatı tam yüzde 175 oranında artış göstermiş. Oysa aynı dönemde enflasyonun yüzde 90 olduğunu kabul ettiğimizde, fındık üreticisi 2009 yılına göre iki kat daha çok gelir ediyor duruma gelmiş.

Kahveci, gıda fiyatlarındaki artışı enflasyon artışı ile karşılaştırdıktan sonra yazısına şu sözlerle son veriyor:

"Umarım çiftçinin daha çok kazandığı yeni bir düzen için yol haritasına başlangıç oluşturabilmişimdir. Yoksa mevcut politikalarla gidildiğinde zaten kazanamayan çiftçiliğin hepten biteceğini bilmemiz gerekiyor. "