Tem 05 2018

Zaman Davası'nda karar duruşması: 'Tek adamı eleştirmek hakkaniyetin gereği'

4'ü tutuklu 11 gazetecinin yargılandığı Zaman Davası'na bugünkü duruşma ile devam ediliyor.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın iki gün sürmesi planlanıyor. Karar duruşması da olması beklenen duruşmayı takip eden P24, dakika dakika gelişmeleri Twitter’dan aktarıyor. 

Duruşma başlarken mahkeme başkanı savunmaların tamamlanması halinde yarın (6 Temmuz 2018) karar verileceğini belirtti.

Duruşmada savunmasını yapmaya ilk olarak Şahin Alpay başladı. “İddianamedekilere ek olarak sunulan delillerin çoğu, tıpkı iddianamedeki delillerin tamamı gibi, Zaman gazetesinde yazdığım yazılardan oluşmakta” diyen Alpay, “Evet, Zaman'da yaklaşık 14 yıl süreyle köşe yazarlığı yaptım. Ondan önce Cumhuriyet, Sabah ve Milliyet gazetelerinde de yazarlık ve editörlük yaptım. Zaman ciddi bir gazete olmak, toplumun tüm kesimlerine seslenmek arayışıyla çok farklı görüşte yazarlara sayfalarını açıyordu. Ben de özgürlükçü demokrasiyi savunan görüşlerimle, Zaman’ın okurlarına hitap etmekte yarar gördüm” diye konuştu.

Zaman gazetesine kayyum atanma sürecinde destek için binaya gittiğini söyleyen Alpay,  “O gün orada tepkilerini göstermek için sadece benim gibi Zaman yazarları ve çalışanları değil, başka gazeteciler yanında CHP milletvekilleri de vardı. Bunun neresi bir suç delili olarak mütalaa edilebilir, anlamak mümkün değildir” ifadesini kullandı. 

Gülen cemaatine saygılı yaklaştığını vurgulayan Alpay, bunun nedenini açıklarken “Ona toplum bilimsel açıdan bakmam oldu; asla herhangi bir aidiyet, mensubiyet gereği değil” dedi.  "Şurası muhakkak ki, Gülen hareketinin bir suç örgütü olduğuna dair bir yargı kararı olsaydı, bir gün bile Zaman’da yazmayı sürdürmezdim" diyen Alpay, "15 Temmuz 2016 hain darbe girişimine gelinceye kadar Gülen hareketinin karanlık bir yüzü olduğunu maalesef göremedim" ifadesini kullandı.

Alpay, "Evet, o zaman dile getirdiğim bu görüşlerim yanlış, temelsiz olabilir, ama ifade özgürlüğümü kullanarak dile getirdiğim, o günkü samimi görüşlerdir; bir suç oluşturmaz" derken "15 Temmuz 2016 hain darbe girişimine gelinceye kadar Gülen hareketinin karanlık bir yüzü olduğunu maalesef göremedim" ifadesini kullandı.

Alpay, suç unsuru olduğu iddia edilen yazılarından alıntılarla savunmasına devam ederken savcılığın suçlama delili olarak sunduğu bir başka alıntı Koza İpek Holding'e kayyum atanmasının eleştirildiği 2015 tarihli bir yazıdan.

Alpay, "Burada anılanlar sadece benim dile getirdiğim fikirler değildir. Toplumun geniş bir kesimi Koza İpek Holding'e kayyum atanmasına tepki göstermiştir" görüşünü dile getiriyor.

"Hukuk değil tek adam devleti" başlıklı yazısından alınan kısımla ilgili açıklamasında ise "Yanılmış olabilirim, ama bunlar benim samimi kanaatlerimdi. Üstelik birçok saygın hukukçu da benzer görüşleri dile getirmişti. 2011'den itibaren rotasını tersine çevirip tek adam yönetimine yöneldiğinde AK Parti iktidarını aynı kuvvetle eleştirdim. Çünkü hakkaniyet bunu gerektiriyordu" diyor. 

Şahin Alpay savunmasını tamamladı. Duruşmaya 13:45'e kadar öğlen arası verildi. Aradan sonra duruşma daha geniş salona sahip olan 14. ACM'de devam edecek.

Şahin Alpay ve Nuriye Akman'ın avukatı Aynur Tuncel Yazgan, Nuriye Akman'ın Fethullah Gülen ve Yakup Saygılı röportajlarını yaptığı dönemde bu kişiler hakkında herhangi bir soruşturma olmadığının altını çizdi ve ekledi:

"Bir kişinin örgüte yardımla suçlanabilmesi için örgütün varlığını ve amacını biliyor olması gerekmektedir."

 Avukat Tuncel, mahkemeye yeni bir delil sunulduğundan dün haberdar olduklarını söyleyerek bunun usul ihlali olduğunu söyledi.

Yeni belge bir başka dava dosyasında yer alan bir ByLock konuşmasından Şahin Alpay’ın isminin geçtiği bir bölüm.

 

Tutuksuz  yargılanan İhsan Dağı ise savunmasında şöyle dedi:

“Mütalaada terör örgütü propagandası yapmakla suçlanıyorum. Propaganda kastım olsa gazete yazılarıma son vermez, TV programlarına çıkmaya devam ederdim. Oysa ben 2014’te gazete yazılarıma son verdim, 2012’den itibaren de hiçbir TV programına katılmadım. FETÖ hakkında verilen ilk mahkeme kararından 2.5 yıl önce, MGK kararından 2 yıl önce gazetede yazmayı bırakmıştım.”

Hayatının hiçbir döneminde şiddeti öven veya teşvik eden bir yaklaşım içinde olmadığını söyleyen Dağı, “İfade özgürlüğü ve eleştiri hakkı ise demokratik devletlerde yasalarla güvence altına alınan bir haktır. Benim yazılarımın hiçbirinde şiddeti öven ifadeler yoktur. Hak ve özgürlükleri savunarak terör örgütü propagandası yapılamaz” dedi.

Zaman Davası’nın  İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen bugünkü oturumu sona erdi. Duruşmaya yarın 10:30’da devam edilecek.