'Alın şu ödülü Reza'dan; Allah'ı bu işe karıştırma Zafer Çağlayan'

 

Tanık sıfatıyla ifade veren, AKP hükümeti içinden rüşvet verdiği isimleri art arda sıralayan Reza Zarrab'ın ifşalarının yansımaları Türkiye'nin ana akım medyasında da güçlü bir şekilde hissediliyor.

Çok okunan ve satılan kimi gazeteler ile çok izlenen televizyon kanalları, Zarrab'ın AKP'nin eski isimlerine uzanan rüşvet ve yolsuzluk iddialarını sansürlemeye devam ederken, skandalın çuvala sığmaması nedeniyle konunun kenarından dolanan haber ve yorumlar da dikkat çekiyor.

Onlardan biri de Fatih Altaylı'nın Habertürk Gazetesi'nde kaleme aldığı ve 2014'te Zarrab'a verilen "yılın ihracatçısı" ödülünün geri alınması çağrısı yapan yazısı. 

"Başkan, alın şu ödülü geri" başlıklı yazısında Altaylı, ödülü veren Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ile karşılaştığını ve "epey" bir sohbet ettiklerini aktardı.

Altaylı, Bir ara Sevgili Büyükekşi’ye TİM’in Reza Zarrab’a verdiği ödülü hatırlatıp, “Başkan bu alçaktan bu ödülü geri almayı düşünmüyor musunuz?”diye sordum. Ellerini iki yana açtı ve “Nasıl alacağız ben de bilmiyorum” dedi" diye yazdı. 

Ödülün verilme hikayesini ise Büyükekşi'nin ağzından şöyle alıntıladı Altaylı:

“Bizimki güzellik yarışması gibi değil. Zevkimize göre vermiyoruz ödülleri. Ortada sayılar ve sayılara göre kazananlar oluyor. Biz kazananın kimliğini bile bilmiyoruz. Her sektör en çok ihracat yapanı bildiriyor, biz de ödüllendiriyoruz. Bu da daha önce kendi sektöründe zaten ödül almış. Bize de şirketi bildirildi. Biz şirketi bilmiyoruz. Sonra şirketin Zarrab’a ait olduğunu öğrendik ve haber yolladık. ‘Kendisi gelmesin, genel müdürünü yollasın’ dedik. Ama gel gör ki, kendi çıkageldi. Biz o zaman bile rahatsız olmuştuk bundan, hatta sizin gazete de bunu haber yapmıştı. Yapacak bir şey de yoktu. Devletin resmi kayıtlarına göre kendi kategorisinde en büyük ihracatçıydı.”

Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ertuğrul Özkök ise, Zarrab'ın 45-50 milyon Euro rüşvet verdiğini iddia ettiği Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan'ın sakal bırakıp, mütedeyyin mesajlar paylaşmasını eleştiren bir yazı kaleme aldı. 

Özkök, Çağlayan'a tepkisini şöyle dile getirdi:

Arkadaş sakal bırakmış... Façayı da ona göre ayarlamış...Yani tam bugüne uygun mütedeyyin bir mostra...Sonra da WhatsApp  hesabına Arapça bir laf...Demek istediği açık...“Arkadaş ben Müslümanım, Allah’a inanan bir müminim...”

 

Zafer Çağlayan sakallı

 

Özkök, Çağlayan'ın bu tür dini mesajlarla rüşvet almadığını ima etse de, "bal gibi" aldığı görüşünde. Çağlayan'ı "Allahla aldatma" ile suçlayan Özkök yazısını şöyle sürdürdü:

Bak kardeşim, son yıllarda bu “Allah’la aldatma” yöntemlerini çok gördük...Bak adam “45-50 milyon Euro rüşvet verdim” diyor...Üstelik bir de senin adını veriyor...“Ona verdim” diyor...Yani sen sen ol, Rabbimizi bu işe karıştırma...Hem kimse yutmaz, hem de çok günaha girersin...

Zarrab bugün ifadesinin 6. gününde. İran'la yasadışı ticaretin ve bu şemaya dahil olanlara dair itiraflarını bugün de sürdürecek gibi.