Ara 04 2017

'AKP'ye oy kaybettirecek her şey milli meseledir!'

 

Türkiye hükümet üyeleri ve bankaları aleyhine ifşalarda bulunan tutuklu işadamı Reza Zarrab'ın AKP iktidarına verebileceği potansiyel zararlar nedeniyle "milli mesele" gibi sunulmasına farklı çevrelerden tepkiler gelmeye devam ediyor.

Paraanaliz'in ekonomist yazarı Atilla Yeşilada'ya göre, aslen Farsi olan Zarrab'ı "yerli ve milli mesele" gibi sunmak siyasi çıkarları gözetme çabasından başka birşey değil. 

Yeşilada itirazını şöyle dile getiriyor:

AKP’nin çıkarlarına dokunan ve oy kaybına neden olacak her şey Milli Meseledir. Hemen örnekle izah edelim. Vatan haini, FETÖ’cü, PKK’lı ve dış mihrak projesi olduğu aşikar Kılıçdaroğlu’nun RTE’in bazı akraba ve ahbaplarının Man Adası’na para transfer ettikleri iddiasını dile getirmesi Milli Meseledir. Çünkü AKP rahatsız olmuştur.

İktidarın Zarrab ile ilgili tutumunu alaycı bir üslupla eleştiren Yeşilada, Zarrab'ın FBI baskısıyla konuşturulduğu ve Türkiye'ye iftira atmaya zorlandığı iddialarına tepki gösteriyor. 

Yeşilada, mahkeme salonunda dinletilen ses kayıtları ve davada halen sanık konumunda olan Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla için de yine şu alaycı yorumu yapıyor:

Hey hat, bu Bharara dölleri olacak savcıların elinde Gülen Haşhaşisi’nin yıllarca usulsüz dinlemeden edindiği şatolara sığmayan “tapeler” olup, hepsi sırayla mahkeme salonunda arz-ı endam edip, 12 jüri üyesinde derin bir beyin iğfali yaratacaktır.  Bir noktada günah keçisi seçildiğini görüp  ömür boyunca 2 metre boyunda ve aleti fayansa sürünen zencilerle duş almanın hiç de hoş olmadığına uyanan Hakan Atilla’nın da “Ulan benim başım  kel mi, bir iki hafta da ben otelde FBI ajanlarıyla alem yapıp bir kaç kağıt imzalayayım” demesi mümkündür.

Türkiye ve bankaları milyar dolarlık cezalar beklediğine değinen Atilla, Rusya'nın bile ABD tarafından dize getirildiğini ve Moskova'nın Türkiye'ninki gibi cari açığı değil fazlası olan bir ülke olduğunu hatırlatıyor.

Rusya ile imza edilen S-400 hava savunma sistemi alımını ise, "Tek gecelik ilişki" olarak yorumlayan Atilla şöyle sürdürüyor yazısını:

Özetle Rıza Sarraf meselesi millidir de, ekonomin damarında dolaşan kan beynelmineldir. Hem S-400 alarak Rusya ile tek gecelik ilişkide bulunmak, hem deniz altından doğal gaz boru hattı döşeyip AB ve ABD’nin kanına dokunmak, gorillerine başkentinde adam dövdürmek, “topunuz Nazi’siniz” diye yüksek sesle hakaret etmek…. Susarlar, susarlar, sonra punduna getirip, makattan kan alma durumu başlar.

Bir takım aklı evveller “Efendim piyasalar Hakan Atilla davasında oyun sonunu iskonto etti, işimize bakalım” gibi  beni koltuğumdan yerlere düşürecek kadar komik yorumlar yaparlar. Piyasalar kafalarına balyozla vurulmadığı sürece sadece bol likiditeyi paraya çevirecek fırsat bulmakla meşgul. 10 yıllık DİBS’de getiri %13’ü aşıp Saray danışmanları da “TCMB faiz artıracak” diye gaz verince, gelip TL almışlardır.   Rıza Sarraf ve General Flynn davasının ekonomimiz ve siyasi ilişkilerimize etkisi hakkında bilgi dağarcıkları benim safra kesem kadardır. Yarın, bir kötü haber daha çıkarsa, yoğurt ve hıyardan cacık oluncaya kadar TL ve DİBS satar, Noel tatili için alışverişe giderler.

Bir ülkenin kaderi ulu-orta pazar yerinde okyanus ötesine dayılanarak tayin edilmemeli, o ülkenin geleceğini de piyasa denen likidite bağımlısı mahlukattan okumak fevkalade tehlikelidir.