Atilla, kendisinin Zarrab'dan uzak ve düşük seviyeli yetkili olduğunu ispata çalışıyor

Mehmet Hakan Atilla'nın New York'daki davası sürüyor. Atilla'nın avukatlarının Reza Zarrab'ı çapraz sorgusunun da ilk günü doldu. Öğleden sonraki bölümde de yine çapraz sorgunun devam etmesi bekleniyor. 

Savunma ilk günde olduğu gibi yine Zarrab'ın 'yalancı' 'rüşvetçi' ve 'güvenilmez' bir karakteri olduğunu yine farklı tapeler ve sorulan sorular ile ispat etmeye çalışmaya devam ediyor. 

Bugün Zarrab'ın Çin'deki bazı çalışanları ile görüşmesi ve orada da bankalara nasıl rüşvet verilmesi gerektiğini anlattığı görüldü. 

Avukatlar, Zarrab ile uluslararası operasyonlardan sorumlu Halkbank eski genel müdür yardımcısı Levent Balkan ile görüşmeleri ve yakınlığına vurgu yaparken, Atilla'nın ise Zarrab ile böyle bir ilişkisi olmadığını ispat etmeye çalıştığı görüldü.

Hatta ikilinin birbirinden pek hoşlanmadığı sürekli terkrar edilmeye çalışılan bir başka strateji. Ayrıca Zarrab'ın bu telefon görüşmesinde Atilla'ya hayali gıda ihracatı ile yalan söylediği de teyit ettirildi. 

Dinletilen bir başka konuşmada Atilla'nın Dubai'den İran'a başlatılacak hayali gıda ihracatından da habersiz olduğu gösterilmeye çalışırken, Zarrab ise gerçekten de Atilla'nın bu hayali ihracattan başlangıçta habersiz olduğu ama sonraki dönemde bu sisteme katkı sağladığını söylediği görüldü.

Bu arada Levent Balkan'ın Halkbank'tan kovulmasında da yine Zarrab'ın rolü olduğu, Zarrab'ın Balkan'ı, bankadaki hesaplarının ayrıntılarını rakipleri ile paylaştığı için zamanın genel müdürü Süleyman Aslan'a şikayet ettiği ve sonrasında görevden alındığı Zarrab'a sorularak teyit edildi. 

Gün içinde dinlentilen tapelerden biri de 'orospu ile memurun rüşvetini önden vereceksin' sözünü içeren tape olduğu görüldü. Bu tapenin Çin ile ilgili dağıtılması düşünülen rüşvetler çerçevesinde olduğu anlaşıldı.

Türkiye'de de dinletilen 17 Aralık tapelerinde bu konuşmanın Türkiye'de yapılan işlerle ilgili olduğu basına yansımıştı.

Zarrab'a ayrıca eşi Ebru Gündeş ile de hayatı, magazin dünyasındaki sürekli boy göstermeleri soruldu. Zarrab'ın hakkımızda çıkan haberlerin yüzde 99'u asparagastı demesi dikkat çekti.

Zarrab'ın 17 Aralık tutuklanmasından sonra tahliye olduktan sonra bütün Türkiye'ye altın kaçakçılığı suçlarını inkar ettiği hatırlatıldı ve bu dönemde tekrar Halkbank ile iş yapmaya çalışan Zarrab'ın Mehmet Hakan Atilla'ya ulaşmaya çalışmamasını, Atilla'nın yetkili bir şahıs olmadığı ve düşük seviyede bir çalışan olduğuna kanıt olarak kaydetti. 

Zarrab'ın Çarşamba günü dinletilen tapelerinden biri Nesteren Zarei Deniz ile olan idi.

Burada Deniz, Zarrab'a gıda ihracatı ile ilgili bazı sorular soruyordu. Duruşmada kendisine Deniz'in kim olduğunu soran avukata Zarrab'ın 'bir kadın' demesi dikkatleri çekti. Sonrasında ise Zarrab, Deniz'in kendi işleri için çalışan birisi olduğunu kaydetti.

Deniz'in 2016 yılının Kasım ayında Habibollah Zarei, Bora Deniz ve Abdullah Evren Erdem ile birlikte önceki Güney Bölgesi Savcısı Preet Bharara tarafından İran ambargolarını delmekle suçlandığı ve haklarında tutuklama kararı çıkarıldığı öğrenildi.

Bharara'nın iddianamesine göre şahıslar ABD bankalarını en az 100 milyon dolarlık işlem yaptırarak üç İran şirketine çelik ve bakır ihracatı yaptırdılar. İddianameye göre bu kişilerin tümü Türkiye'de yaşıyor.