Ara 04 2017

'Gemini seç! Yalan gemisi mi hakikat sandalı mı?'

 

Reza Zarrab'ın rüşvet ve yolsuzluk çarkı ile ilgili ABD mahkemesinde yaptığı itirafları ülke yönetiminde kaygı unsuru olmaya devam ederken, davanın olası olumsuz siyasi ve ekonomik etkilerinden kaçınmak isteyen iktidarın ortaya attığı "aynı gemideyiz, batarsak hepimiz batarız" söylemine itirazlar gelmeye devam ediyor.

O itirazlardan birinin sahibi de Artıgerçek yazarı Ragıp Duran. En başından, "Sahtekâr kaptanın batan şilebine kim biner?" sorusuyla tavrını net bir şekilde ifade eden Duran'a göre, hükümet Zarrab konusunda büyük bir yalpalama içinde. Dünün 'hayırsever' işadamı bugün iktidarın bizzat kendisi ve medyası tarafından 'CIA ajanı, kaçış planı hazır bir hain' olarak lanse ediliyor.

Başvurulan bir başka argüman ise, ABD'nin Türkiye ekonomisini yıkmaya çalıştığı.

Hükümet içindeki tutarsız yorumlara dikkat çeken Duran, İran ile ticaret yapmaya mecbur olduğunu itiraf edenlere hitaben, "Kimse sana İran'la ticaret yapamazsın demiyor, sahtekarlık yapamazsın, naylon fatura kesemezsin, parayı altın üzerinden İran'a gönderemezsin diyor kurallar" diye sesleniyor.

Ankara'nın sıkıştığı için milliyetçilik bayrağına sarıldığını savunan Duran, "ABD ''emperyalizmi'' Türkiye'yi yıkmaya çalışıyormuş, Gezi, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz'da başaramadığını şimdi New York mahkemesinde yapmaya çalışıyormuş. Bunun için sımsıkı birleşmemiz ve Erdoğan'ı desteklememiz lazımmış!" gibi tezlerle kabul ettirilmek istenen söylemi reddediyor. 

Duran yazısını şöyle sürdürüyor:

Ezelden beri çok denizci bir millet olan Türkler için de, bu çevre, ''Aynı gemideyiz'' diyor. Talep edilen şu: Zarrab'ı, milyonlarca dolar rüşvet yiyen, uluslararası kuralları çiğneyen siyasileri unutun, bizi destekleyin, çünkü gemi batarsa hepimiz boğuluruz... Vatan, Millet, Marmara Denizi! gibi bir çağrı yani.

İlk başta açık, net ve kesin bir ayrım yapmak gerek: Devlet, toplumu yöneten mekanizmanın adı, yönetilenler de yurttaş. Devleti yönetenlerin benimsedikleri sistemin adı rejim, yurttaşların toplam yararının adı da kamu çıkarı. Bu ikisi aynı gemide filan değil. Hele 15 yıllık AKP iktidarında yurttaşların büyük bir çoğunluğu, devletin gemisine yaklaşmadı bile.

Bir gemi varsa onun batmak üzere olduğu tespitinde bulunan Duran, "Biz niye binelim ki o gemiye?" sorusunu da yüksek sesle soruyor.