Ara 05 2017

'Gerçek bize yabancı hale geldi'

 

Zarrab'ın ABD mahkemesindeki itirafları devam ettikçe, Türkiye'deki siyasi tezahürünün inkar ve korku olması eleştirileri de beraberinde getiriyor. Zira, özgür ve hala Türkiye'deyken Zarrab 'makbul vatandaş'ken, tutuklu ve ABD'de 'casusa' dönüşmesi fazla zaman almadı.

T24 yazarı Oğuz Demiralp, siyasetin gel-gitlerini 'korku' ile açıklıyor. Korkunun, kişiliğin bir parçası haline dönüşmesi ve bilinçaltına yerleşmesinin problematik olduğuna değinen Demiralp, İnebahtı yenilgisiyle başlayan korkunun aşılması gerektiği görüşünde.

Demiralp, "Dış güçler bizi bölecek, yıkacak diye korkuyoruz. Gece gündüz, komplo teorileri yoluyla, bu dış güçlerin kimler olduğunu, neler yapmak istediklerini ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Her sorunun altında onları arıyoruz, kabahati hiç kendimizde aramıyoruz. Belki kendimizden de korkuyoruz. Kendi gerçeklerimizle yüzleşmektense kendimize ilişkin güzel imajlara inanmayı tercih ediyoruz" diyor.

Korkunun kaynağının yapılan 'yamuk' işlerden kaynaklandığına işaret eden Demiralp, gerçeklerden kaçınmanın, gizlemenin korkuyu beslediği görüşünde. 

Korkuları şöyle sıralıyor Demiralp:

Dış güçlerden korkuyoruz, bölünmekten korkuyoruz, birbirimizden korkuyoruz, kendimizden korkuyoruz, gerçekten korkuyoruz, derken aklımıza kültürümüzün temel kavramlarından biri geliyor: Allah korkusu. “Allah’tan kork be adam!” deriz ya, o gibi durumlar geliyor aklımıza. Saydığımız korkuların her biri için bir açıklama bulabiliriz ama gerçek korkusu için kolay değildir bu. Çünkü gerçek, Allah’ın bildiğidir. Allah’tan korkan gerçekten korkmaz. Haddimizi aşıyorsak bağışlayın, ama insan sormadan edemiyor: Allah’tan korkuyorsak, üçkağıtçı bir hayali ihracatçının ya da altın kaçakçısının neler yaptığı, kimlerle yaptığı, yani gerçek ortaya çıkacak diye korkuyoruz izlenimini niye yaratıyoruz? Allah’tan korkuyorsak, gerçeği, başkalarına bırakmadan, biz ortaya çıkarmaktan niye kaçındık? Nihayet: Gerçeği biz ortaya çıkarsaydık, bu olayın negatif güçlerce aleyhimize kullanılmasını önlemiş olmaz mıydık? Neden korkuyoruz da, gerçeği, Allah’ın bildiğini biz açıklamıyoruz?