Ara 18 2017

‘Hakan Atilla için asıl zor hafta şimdi başlıyor’

New York’ta devam eden ve üçüncü haftasına giren ABD’nin İran yaptırımlarını delmeye ilişkin davanın sonlarına gelmek üzereyiz. Üç haftadır sanık, tanıkları ve 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasını yıllar sonra tekrar gündemimize sokarak dikkatimizi çeken bu davada, eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın ifade vermeye başlamasıyla yargılamanın seyrinde bir dönüşüm yaşandı.

Öte yandan kilit sanık konumundan anahtar tanıklığa geçen İran asıllı Türk işadamı Rıza Sarraf suçlardan arınmışçasına ABD'nin yaptırımlarını nasıl ve kimlerle deldiğini detaylı bir şekilde anlattı.

Geçen hafta 47 yaşındaki bankacı Atilla, sanık koltuğunda sıradan ancak başarılı bir devlet memuru profili çizdi. Eşi ve oğlunun daireleri önünde sarılarak çekilmiş fotoğrafları ile jüri ilk kez güncel bir hayat hikayesi dinledi.

Savunmanın delilleri arasında, Atilla'ya dair suç unsurları bulunduğu iddia edilen telefon tapelerinin arka planında neler yaşandığını anlatan e-mail yazışmaları bulunuyor.

Atilla'nın hakkındaki, ABD'yi dolandırmak ve ekonomik yaptırımları ihlal etmek için tezgah kurmak, banka dolandırıcılığı yapmaya teşebbüs gibi toplamda 6 kategorik suçlamaya karşı suçsuzluğunu ispat için, “Kesinlikle Zarrab'a yardımcı olmadım” ve ‘’rüşvet kabul etmedim’’ demekten öteye geçmesi gerekiyor.

Cuma günü, binlerce görüşme tapesi, belge ve görsel delilin Türkiye'de hem hükümet hem de muhalefet çevrelerince 'Gülenci' damgası yemiş eski bir polis olan Hüseyin Korkmaz tarafından sağlanmış olmasının ne delillerin ne de iddiaların gerçekliğine etki etmediğini vurgulayan Yargıç Richard M. Berman'ı dinledik. Berman, bu sebeple davanın düşürülme talebini reddetti.

Richman

New York Columbia Üniversitesi Hukuk Profesörü Daniel Richman, Yargıç Berman’ın kararına dair olasılıkları şöyle anlattı:

“Jüri kararını verdikten sonra jürinin suçlamalarını düşürdüğünü ve sanığı suçsuz bulduğunu görebiliriz ki; bu durumda dava düşmüş olur ve bu karar savcılığın temyizine kapalıdır. Jüri sanığı suçlu da bulabilir ve bu kararı geri çevirmesi için savunma yargıca talepte bulunacaktır.”

“Savunma, jürinin sanığın suçlu olduğu yönündeki kararını geri çevirmeye çalıştığında, yargıcın sanığın lehine verebileceği iki karar vardır; Birincisi, makul olan hiçbir jürinin böyle bir karar vermiş olamayacağı, diğeri de makul bir jüri tarafından suçlu kararı verilmiş olsa bile delillerin suçluluğu kanıtlamadığı yönünde olabilir. Böylesi bir karar ya sanığın serbest bırakılmasına vesile olur ya da yeni bir yargılamayı beraberinde getirir. Yargıcın, jürinin suçlu bulmasına rağmen vereceği bu ‘suçsuzdur’ ya da ‘yeniden yargılansın’ kararları ise temyize açıktır. Yargıcın tam olarak neyi düşünerek bu açıklamayı yaptığını bilmek tabii ki mümkün değil ancak ifadeleri tamamen sistemin nasıl işlediğini yansıtıyor, yargı kurallarına atıf yapan genel bir açıklama.”

Önümüzdeki günlerde ise Atilla için hayati sayılabilecek çapraz sorgu var.

Savcı David William Denton’in davanın başladığı gün açılış sunumunda, “İşte yalancı bu, Mehmet Hakan Atilla,” diyerek film karelerini andıran bir jestle işaret ettiği bankacının, sunulan delilleri ve verilen ifadeleri lehine çevirmek için tam olarak beş günü var.

Davanın ilk günlerde Sarraf ‘ın anlatımlarında gündeme gelen ve zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, eski AB Bakanı Egemen Bağış, İçişleri bakanı Muammer Güler ve diğer bazı yetkilileri de kapsayan milyonlarca dolarlık rüşvet iddiaları Türkiye’de yakından takip edilmişti.

Sarraf ‘ın yarı yarıya kar paylaşımı üzerinden rüşvet anlaşması yaptığını söylediği eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ise davanın sekiz sanığından biri. Sanığın ABD’ye ya da ABD’nin yargıda işbirliği yaptığı ülkelere girişinde gözaltına alınabileceği, dolayısıyla uluslararası hareket kabiliyetinin bu dava ile kısıtlandığı yorumları yapılıyor

Türkiye’yi 17 Aralık 2013 tarihinde sarsan yolsuzluk operasyonuna atfen sosyal medyaya sızan telefon tapeleri savcıların ABD yasalarına dair suç unsuru tespit etmeleri halinde başka bir soruşturmaya konu olmuş da olabilir. Richman’a göre dava açılmadan bunu bilmemiz mümkün değil:

“Öncelikle bu dava iddianamelerde geçen suçlarla sınırlı bir dava” diyen Profesör Richman, “Böylesi kompleks iddiaların konu olduğu bir yargılamada, iddianamede yer almayan, hatta Amerikan yasalarına göre yargılanması mümkün olmayan farklı suçlara dair referanslar da gündeme gelmiş olabilir” diye konuştu.

“Özellikle yabancı bir ülkeyi ilgilendiren suçlamalarda, Amerikan yargısını ilgilendirecek bir suç unsuru olsa dahi suçu işlediği iddia edilen kişiler hakkında bir yargılama olup olmayacağına kararı ABD makamları verir. Burada soru, Amerikan makamlarının bu suçların üzerine gitmeyi isteyip istemedikleri ve istedikleri taktirde buna uygun yasal bir zeminin olup olmadığıdır.”

Atilla’nın herhangi bir rüşvet ağında yer almadığı hem 17 Aralık soruşturmasını yürüten Korkmaz ve de Sarraf tarafından kesin bir dille ifade etmişti. Bankacının yasadışı ticaretle ilişkilendirilmesi ise 2012 yılı başlarına denk geliyor.

Atilla hakkında, “Ambargo mevzuatını en iyi bilen kişi olarak mevcut sistemi uygun şekilde yapılıyor göstermede katkıları olmuştur” diyen Sarraf’ın bu ifadelerini tamamıyla reddeden Atilla’ya karşı ikinci bir turda ifadeye çağrılması olası görülmüyor.

Richman’a göre, “Hükümet, sanığın kullandığı bazı ifadelere karşı tanığın vereceği cevapların önemli olduğunu düşünürse, aksini ispat amaçlı Sarraf’ı yeniden kürsüye çağırma kabiliyetine sahip ancak bu pek de olası görülmüyor.” Richman ayrıca böylesi bir hamlenin “savunma ve işbirlikçisi arasında sonsuza kadar devam edebilecek bir ifade trafiğini başlatabileceği” yorumunu yaptı.

Richman, Atilla’nın savcılık tarafından yapılacak çapraz sorgusunun ise tam aksine “oldukça uzun, kapsamlı ve var olan tüm delillerle destekli” olacağını belirtti.

“Sanığın kürsüye çıkması her zaman risklidir,” diyen Richman, “Bazen kendisine fayda sağlayabilir ama aynı zamanda hükümetin kendi aleyhine en kapsamlı haliyle sunacağı bulgularla karşı karşıya da bırakır” ifadelerini kullandı.

Davanın Noel başlamadan -- yani Aralık 25’den önce --  önümüzdeki Cuma gününe kadar sonuçlanması planlansa da beklenmedik bir gelişmeden ötürü süreç yeni yıla da sarkabilir.