Ara 01 2017

'Mesele milli değil cüzdani'

 

ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını Türkiye'de hükümet yetkililerinin yardımı ile delinmesi iddialarının dünya gündemine oturduğu şu günlerde, Türkiye-İran ve Türkiye-ABD ilişkileri spot ışıkları altında.

Gazeteci Fehim Taştekin Gazeteduvar'da kaleme aldığı ‘’Komşumuzdur İran! Ona ne şüphe!’’ başlıklı yazısında bahsi geçen davada kilit tanık olan Reza Zarrab’ın iktidar ile ilişkisini inceliyor. Taştekin, bir zamanlar ‘değerli işadamı’ olarak bahsedilen Zarrab’ın ülkenin nasıl milli meselesi haline geldiğini anlatıyor.

Taştekin’e göre, iktidar tarafından sürmekte olan davaya ilişkin seslendirilen ‘ülkeye operasyon yapılıyor’ algısı "kendi kaderini ülkenin kaderiyle eşitleme çabası."

Türkiye’nin İran ile ilişkisine gelince, Taştekin şimdiye kadar hiçbir Türkiye hükümetinin -- 1979’dan bu yana -- İran’a yönelik ambargo ve yaptırım kararına taraf olmadığının altını çiziyor. Bu duruş, AKP dönemine has değilken, Amerikan yönetiminin de bunu anlayışla karşılaya geldiğine değiniyor.

Taştekin Rıza Zarrab dosyası ile ne değiştiğini soruyor ve iki konuyui bir birinden ayırt etmenin önemine vurgu yapıyor:. ambargoya taraf olmayıp İran’la enerji iş birliğine devam etmek ve  ambargonun delinmesi için özel mekanizmalar geliştirmek. Taştekin’e göre, bu işin rüşvet ve kişisel çıkarlar karşılığında yapılması ise meseleyi ‘’milli’’ bir mesele olmaktan çıkarıp gayet "cüzdani" bir konu haline getiriyor.

Yazar şu saatten sonra ‘’Iran benim komşum, Amerika istedi diye komşuma kötülük yapacak değilim’’ savunmasının anlamsızlığına değiniyor.

İran bile ambargoyu delen mekanizmaları ifşa etmek uğruna Zarrab’ın ortağı olan Babek Zencani’yi idam cezasına çarptı.  Taştekin’e göre, "Türkiye’de hükümetin Zarrab’ı ödüllendirmesi ve ABD’de tutuklandıktan sonra da Washington’a iki kez nota verecek kadar sahiplenmesi işin altındaki derin hukuksuzluk ve ahlaksızlığın ifşa edilmesi korkusundan kaynaklanıyor."

Bu meselenin yayın yasakları ve yargıya müdahalelerle Türkiye’de kapatıldığını, ama ABD’de işler başa türlü işlediğinden oradaki süreçlerin önlenemediğine vurgu yapıyor Taştekin.

Taştekin’e göre şu anki strateji Türkiye’nin bağımsız bir ülke olduğuna ve İran’la istediği ilişkiyi kurabileceğine dair beylik lafları içeriyor.