ilhan Tanir
Ara 05 2017

Savunma, Zarrab'ın 'Güvenilmez' karakterini ispat etme stratejisi izliyor

Halkbank'ın tutuklu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın avukatı Cathy Ann Fleming, salı günü öğleden sonraki bölümde Reza Zarrab'ı 'çapraz sorguya' tabi tutmaya devam etti.

Zarrab'a Amerikan savcılığı ile anlaşma şartlarından birinin başka kimseleri tuzağa düşürerek ABD tarafından tutuklattırmak mı olduğunu sorduğunda, Zarrab önce kendisine sorulan bütün sorulara doğru cevap vermekle yükümlü olduğunu hatırlattı.

Ancak Zarrab, verdiği bilgilerin başkalarının soruşturulması veya kovuşturulmasının da kendi ile yapılan anlaşmanın şartlarından biri olarak tanımladı.

Bu esnada avukat, Zarrab'a Recai isimli bir kişiyi de tuzağa çekip, çekmediğini, bu kişiye olan 15-20 milyon dolarlık borcundan bahisle Almanya'da yakalattırma üzerine Amerikalı yetkililerle plan yapıp, yapmadığını sordu.

Zarrab kendisinin Recai isimli kişiye 14 milyon dolar borcu olduğunu, başka isimlerin de Avrupa gezi alışkanlıkları hakkında bilgi verdiğini, Recai'nin de Almanya'ya seyahat ettiğini ifade ettiğini kaydetti.

Kendisine sorulan sorulara doğru cevap vermek ile yükümlü olduğunu tekrar hatırlatan Zarrab, başkalarının da buna benzer seyahat alışkanlıklarını savcılıkla paylaştığını kaydetti.

Miami'ye 2016 yılının Mart ayında özel jet ile gelmediğini, yanında getirdiği 102 bin doların ise beraberinde getirdiği 7 kişinin 10 günlük masrafları olduğunu söyledi.

Zarrab'a, tanıklığı esnasında söylediği yalanlardan dolayı da soruşturma açılmamasının anlaşma şartlarından biri olduğunu kabul ederken, yargıcın ise ceza hükmü verirken kendisinin doğru olmayacak beyanlarını değerlendireceğini vurguladı.

Atilla'nın avukatları, asıl duruşmaların açıldığı ilk günden itibaren Zarrab'ın karakterine yaptıkları saldırıları, çapraz sorgunun başladığı ilk gün de devam etti.

Avukat Fleming, Zarrab'ın daha önce ortaya çıkmamış bir başka 'olayını', hapiste 'sentetik esrar' içtiğini de söyledi. Zarrab ise 'bunun suç olup, olmadığını bilmiyorum ama cezaevi kurallarına uymayabilir' diye ekledi.

Zarrab'ın karakterinin kötü ve güvenilmez olduğunu jüriye ispat etmeye çalışan savunma avukatları, Zarrab'ın Türkiye'de iken gelir vergisi beyannamesinde gelirlerini düşük gösterdiğini ileri sürünce Zarrab, bu iddianın 'kesinlikle doğru olduğunu' kaydetti.

İran para ticaretinden yaklaşık olarak 100 ila 150 milyon dolar para kazanmış olabileceğini söyleyen Zarrab, kendisinin 2013 yılında başkaları için fuhuş ayarladığını da kabul etti.

Zarrab bu şekilde 17 Aralık döneminde Türkiye'de gündem olan tapelerde, bir otelin lobisinde seks işçilerini misafirlere sunduğu yolundaki konuşmaları da doğrulamış oldu.

Avukatlar, Zarrab'ın mahkemede son 6 gündür gösterdiği saygı ve ihtimam ile oluşturmuş olduğu 'saygın' imajı jüriler önünde 'yıkma' stratejisini devam ettirdiler.

Hapiste iken 45 bin dolar parayı hapishane çalışanına rüşvet vererek ondan alkol getirmesini sağladığını ve telefonunu kullandığını, bu rüşveti de Zarrab'ın ABD'deki avukatı tarafından gardiyana verildiğini de kabul etti. Bu avukatın Şeyma Yıldırım olduğu sanılıyor.

Zarrab, gardiyandan aldığı telefonda görüntülü olarak eşi Ebru Gündeş, kızı, ablası, dayısı ile görüştüğünü, gardiyanın ayrıca kendisine DayQuil isimli ilacı da getirdiğini kabul etti.

Zarrab'ın babası Hüseyin Zarrab'ın da ABD savcılığı ile cezada anlaştığını ama babasının ABD'ye hiçbir zaman ödeme yapmadığını, anlaşmanın şartlarından biri olarak bütün mallarına ABD'nin müsadere edebileceğini de ifade eden Zarrab, Halkbank ile çalıştıkları tarihte kendi şirketlerinde sahte belge üretmek için birkaç kişinin ilgilendiğini de avukatın sorusu sonrası kabul etti.

Atilla'nın avukatlarının stratejisi bir taraftan Zarrab'ın karakterini sorguya çeker ve güvenilmez biri olarak tasvir ederken diğer taraftan Atilla'nın Halkbank'taki görevinin göreceli olarak önemsiz olduğunu ispata yönelik olduğu görüldü. Atilla ile Zarrab'ın telefonda pek görüşmediğinin altını çizen savunma ekibi, buna karşın diğer üst düzey Halkbank yetkilileri olarak Levent Balkan ve Hakan Aydoğdu'nun daha önemli fonksiyonlar üstlendiğini de savunma stratejisinin parçaları olarak satranç tahtasına dizmekteler.

Diğer taraftan 2013, 17 Aralık tapeleri ise hiç şüphesiz New York mahkemesinin en önemli kesitlerini oluşturuyor. Türkiye'de 'montaj, şantaj' veya 'hece hece yapıştırılmış' gibi farklı açıklamalar getirilen tapeler, ABD'nin en seçkin savcılığı ve federal mahkemesinde hem savcılık hem de savunma açısından üzerinde durulan en önemli kanıtlar olmayı sürdürüyor.

Savcılık tapeleri kullanırken, Halkbank tarafından paraları ödenen savunma da yine aynı tapeleri dinletmek ve üzerinden giderek Atilla'nın İran ambargolarını delmesinde suçsuz olduğunu veya önemsiz bir fonksiyon gördüğünü anlatmaya çalışıyorlar.

Savunma bu sabahtan itibaren Zarrab'ın çapraz sorgusuna devam edecek.