Oca 05 2018

'Türkiye bankacılığı tedirgin bekleyişte'

 

ABD jürisinin Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'yı suçlu bulmasının ardından, Türkiye'de bankalara, yöneticilerine ve siyasilere yönelik 'zincir dava' endişesi baş gösterdi.

Özellikle Türkiye bankacılık sistemi diken üstünde. Atilla kararının siyasi ve ekonomik sonuçları üzerine hem siyaset mekanizması hem de ekonomi aktörleri ciddi bir mesai harcıyor. 

Ekonomist Atilla Yeşilada, Türkiye'nin önlem almaması halinde Türkiye bankacılık sisteminin sorunlarla boğuşmak zorunda kalacağı görüşüne sahip olanlardan. Yeşilada'ya göre, önümüzdeki aylarda ABD-Türkiye ilişkileri muhtemel davalar nedeniyle bir kez daha test edilecek ve sonuçları açısından pek de olumlu bir tablo ortaya çıkmayacak.

DW haberine göre, bu düşünceyi paylaşan isimlerden biri de, davayı yakından takip eden Uğur Poyraz. 

Poyraz'a göre, Türkiye'deki hukuk sistemi algısı üzerinden ABD'deki yargılamayı değerlendirmek başlı başına bir hata ve "(Yargılamanın) adil olup olmadığından çok - ki bana göre Amerikan hukuk sistemine uygun bir yargılama - verilen kararın Türkiye üzerinde yaratacağı etkilere bakmak lazım" yorumunu yapıyor.

Türkiye bankaları açısından olumlu bir tablo çizmeyen Poyraz'a göre, geçmişte bu tür yargılamalardan ceza içeren kararlar çıktı ve bankalar mali yaptırımlarla karşılaştı. 

Örnekleri ise şöyle sıralıyor Poyraz:

"Örneğin Almanya'nın en büyük bankası Deutsche Bank'ın İran ve Suriye'deki yaptırım rejimini delen işlemler yaptığının ortaya çıkması sonrası kurum 2015 yılında 258 milyon dolar ceza ödemek ve konuyla ilgili olarak altı çalışanını işten çıkarmak zorunda kalmıştı.

Aynı şekilde Fransız bankası BNP Paribas da benzer yaptırım rejimlerini ihlal etmekten aynı sene 8,9 milyar dolar cezaya çarptırılmıştı."

Yeşilada ise, 11 Nisan'da mahkemenin Atilla'ya verilecek cezayı kesinleştirmesinin ardından Türkiye bankaları ile ilgili tutum ortaya çıkacak. İran'a yönelik ambargoyu delmede aktör olduğu iddia edilen Halkbank ve diğer iki bankaya ceza kesilebileceğine dikkat çeken Yeşilada, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'in bu cezaların ödenmesi konusunda bankalara sermaye desteği sağlanarak sektörün etkilenmesinin önüne geçmeyi hedeflediklerinin sinyallerini verdiğini hatırlatıyor.

Bu önlemin ciddi sorunlar yaşatacağı düşüncesinde olan Yeşilada, "Türkiye'nin her ay 16-18 milyar dolar borçlanması lazım. Bunun bir kısmını borçlanamayız. O para Türkiye'den dışarı çıkar, Türk Lirası değer kaybeder, bunun sonucu olarak da enflasyon yükselir, halkın güveni düşer ve ülke resesyona girer" diye konuşuyor.

http://www.dw.com/tr/t%C3%BCrk-bankac%C4%B1l%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda-endi%C5%9Feli-bekleyi%C5%9F/a-42044051