ilhan Tanir
Kas 23 2017

Yargıç, yıldırım hızıyla son talep ve anlaşmazlıklar üzerinde karar verdi

 

WASHINGTON DC- New York Güney Bölgesi Savcısı Joon H. Kim, mahkemeye sunduğu dilekçede savcılığın ve şimdilik tek sanık olarak görülen eski Halkbank yetkilisi Mehmet Hakan Atilla'nın avukatlarının, uzman tanıklıkların kapsamı ve ve delillerin kabul edilebilirliği dahil çeşitli konularda anlaşamadığını belirtti.

Yargıç Richard Berman aynı gün, sadece birkaç saat içinde anlaşmazlıklar konusunda karar verdi ve böylece davanın daha fazla ertelenmesinin önüne geçti. Tartışılan meseleler, savcılığın ve savunmanın ortaya koyacağı temel argümanlara ilişkin ipucu veriyor.

İlk anlaşmazlık, savunmanın uzman tanığı, ABD Hazine Bakanlığı'nın Dış Varlıklar Kontrol Merkezi’nde (OFAC) 2006 – 2014 yılları arasında görev yapan eski kıdemli yaptırım danışmanı David J. Brummond'un uzman tanıklığı konusunda idi.

Savcılık, hukuki meselelerde David Brummond’un uzman tanıklığına başvurulması yönündeki Atilla’nın savunmasının reddedilmesi dilekçesi konusunda tarafların bir uzlaşmaya varamadığını bildirdi. Savcılığın bu konudaki temel itirazı, Savunmanın, Hazine Bakanlığı’ndan Brummond’un tanıklık yapmak üzere yetkilendirilmesi istemini içermediğine yöneliktir.

Savcılık Mahkemeden, eğer Brummond tanıklık yapmak istiyorsa, kabul edilebilirlik ve tanıklığın çerçevesi konularında karar vermesini talep etti.

Yargıç Berman, Brummond'un tanık olmasına izin vererek savcılığın itirazını reddetti. Yargıç ayrıca, Savunma tarafının, mevcut bir OFAC uzmanının tanıklığının engellenmesi talebini de reddetti. Bu durumda, her iki tarafın da biri eski ve biri mevcut iki OFAC tanığını mahkemede dinletmesi sağlanmış oldu.

Savcılık, savunma tanıklarından Indiana Üniversitesi'nden Türk dili profesörü Öner Özçelik'in “Erdoğan [hükümet] ve Gülen hareketi arasındaki” siyasi çatışmada tanıklık yapmak için niteliklerini sorguladı.

Savcılık, Özçelik’in, benzer terimlerin Amerikan kullanımını bilmesi durumunda bu kelimelerin ve ifadelerin nasıl farklılık göstereceği, başka bir deyişle Amerikalılar tarafından kullanılmayan, ancak Türklerin konuşmalarında rutin olarak kullandıkları bazı kelime ve cümlelerin anlamlarını ayırt edip edemeyeceği ve Türkçe tonlamanın, yani ilgili bazı dinlemelerde kullanılan ton ve bu tonun telefondaki kişiler arasındaki ilişki hakkında ne ortaya koyduğu hususlarının kabul edilebilir olup olmayacağının belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştü. 

Yargıç Berman, özellikle “bazı ilgili kayıtlar” ve tonlamanın, telefon görüşmelerinde yer alan şahıslar arasındaki genel ilişki hakkında neyi akla getirdiği” hususları ile sınırlı olmak üzere Özçelik'in uzman tanıklık yapmasına hükmetti.

Atilla'nın avukatları, Washington DC merkezli bir düşünce kuruluşu olan Demokrasi Savunma Vakfı'nın genel müdürü ve başkan yardımcısı olan savcılık tanıkları Mark Dubawitz ve Jonathan Schanzer'in, Vakfa yapılan kamuoyuna açıklanmamış bağışları nedeniyle tarafsızlıklarının etkileyebileceğini belirterek çapraz sorgularının yapılmasını talep etmişlerdi.

Yargıç Berman, tanıkların güvenilirliğiyle alâkalı olması halinde, bu itirazı kamu bağışları ile sınırlı olmak üzere kabul etti. 

Atilla'nın avukatları ayrıca, Atilla’nın Türkiye'de herhangi bir suçla itham edilmediği ve Reza Zarrab ile İran Yönetimi arasındaki mektuplarda kullanıldığı iddia edilen “ekonomik cihad” ifadesinin eski Halkbank yetkilisinin terörist gruplarla bağlantılı olabileceği anlamına gelmediği konularında jüriye bilgi verilmesi gerektiğini savunmuşlardı.

Savcılık ise Mahkemeden jüriye, bu gerçeğin, sanığın Amerikan yasalarını ihlalinden dolayı masum veya suçlu olduğunun kanıtı olamayacağına ilişkin uygun bir sınırlama talimatı vermesini talep etmişti.

Savcılık, Türk yetkililerin Türk hukukunun ihlal edilmesi nedeniyle sanığı tutuklamamalarının veya hakkında soruşturma yapmamalarının, sanığın ABD yasalarına göre suç sayılan eylemlerinin unsurları bakımından suçluluğunun veya masumiyetinin kanıtı olmadığını ileri sürmüştü. Savunma ise Savcılığın önerdiği kısıtlama talimatı verilmesi talebine, gereksiz ve gerçek dışı olduğu gerekçesiyle itiraz etmişti.

Savcılık Atilla'nın iddianamede terörle suçlanmadığını, ABD tarafından terorist gruplara yardım ettikleri belirlenen bazı İran kurumlarına yardım etmekle suçlandığını açıkladı. Başsavcı Kim de duruşmadaki başlangıç konuşmasında “ekonomik cihad” ifadesini kullanmayı planladıklarını söyledi.

Yargıç Berman, savunmanın jüriye Atilla'nın cezayı gerektiren eylemlerle suçlanmadığına dair bilgi verebileceğine hükmetti ancak Savcılığın itirazındaki “ABD tarafından belirlenmiş terörist gruplarla ilişkilendirilmesi hakkındaki” görüşüne katıldığını belirtti.

Duruşmaların başlama tarihi olan 27 Kasım iken bir hafta ertelenmişti. Yargıç Richard Berman, “Taraflardan herhangi birinin ileri süreceği başka bir görüşün değerlendirmeye alınmayacağını” belirtti. Mehmet Hakan Atilla’nın davasının 4 Aralık'ta New York'ta başlaması bekleniyor. Reza Zarrab'ın bu davada yer almayacağı yönündeki işaretler giderek kuvvetlendi. Zarrab'ın Atilla aleyhine tanıklık yapıp, yapmayacağı ise henüz bilinmiyor.

Sonuçta, savcılığın talepleri üç kabul görürken, beş kez ret yedi. Savunmanın ise üç talebi de reddedildi..