ilhan Tanir
Ara 01 2017

Zarrab: Aslan'ın rüşvet istemesinden usandım, fotoşop ile belge yolladım

NEW YORK- ABD'nin İran'a yönelik ambargosunu delme, kara para aklama ve altın kaçakçılığı ile ilgili davada Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'ya karşı tanık olarak mahkemeye çıktığının üçüncü gününde, Reza Zarrab, İranla kurulan ticaret şemasına dair detaylı bilgi verdi.

Dönemin Halkbank CEO'su Süleyman Aslan'ın, İran ile petrol ve doğalgaz karşılığı altın ve gıda ticaretindeki kilit isim olduğunu aktaran Zarrab, Aslan'a rüşvet vermekten bıktığı için sağ kolu Abdullah Happani'den, photoshop yolu ile bir İran şirketinin dokümanlarında eksik olan imzanın eklenmesi istedi.

Belgede sahtecilik, rüşvet verme ve yasadışı ticarete dair işlemleri anlatan Zarrab'ın bugünkü tanıklığı sırasında çok sayıda ses kaydı delil dosyasına eklendi.

Hakim Richard Berman bir ara konuşmaktan boğazı ağrıyan Zarrab'a pastil verilmesini istedi.

Duruşmanın öne çıkan kısımları ve Zarrab'ın itirafları şöyle:

Zarrab: Halkbankası'nın alt kademesinde çalışanlar "durumu" yani ortada aslında bir gıda ticareti olmadığını bilmiyorlardı. Haberleri olmadığı için de belge istiyorlardı.

Zarrab, işlemler için bankanın belge istediğini aktardı ve bu durumun kendisini endişelendirdiğini söyledi: "Çünkü herhangi bir ürün gönderilmemişti ve elde verecek bir belge yoktu.

Aslan, Zarrab'a, "Reza Bey bu sorunu çözeceğim, sorun yok" dedi.

Zarrab: Halkbank eski Genel Müdür Yardımcısı Atilla'dan 50 milyon Euro'luk uluslararası bir işlemi takip etmesini istedim.

Zarrab'ın, 29 Mayıs 2013 tarihinde Atilla'ya gönderdiği bir elektronik posta delil dosyasına eklendi. 

Elektronik postanın içeriğinde 50 milyon dolar tutarında ileri vadeli bir swiftten bahsedildi. 26 Ekim'de itirafçı olmayı kabul ettiği duruşmadaki bir konuşma dökümüne göre, Zarrab Hakim Berman'a baskı altında olmadığından bahsetti. 

Zarrab çizimlerini sürdürürken, jüriye, oğlu Barış Güler'e 100 bin dolar rüşvet verdiğini iddia ettiği İçişleri eski Bakanı Muammer Güler'in fotoğrafı gösterildi.

İran'la ticarette kilit öneme sahip TÜPRAŞ ve BOTAŞ yeniden gündeme geldi. Ticareti finanse eden petrol ve doğalgaz gelirleri hakkında derinlemesine sorular soruldu.

Zarrab, önceden çizdiği şemalara atıfta bulunarak sistemin nasıl çalıştığını anlattı ve çok basit olduğunu söyledi.

Zarrab, ABD'nin 2013 yılında İran'a uyguladığı ambargonun mahiyetinde gittiği değişikliği aktardı: İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) ham petrol satışından para kazanıyordu ancak ABD bu para karşılığında altın alınmasını yasaklamıştı.

Zarrab, Aslan'ın İranlılarla bir toplantıya katıldığını söyledi ve ekledi: İranlılar, ödemeleri doğrudan yapması için Süleyman'a baskı yaptılar.

Salonda dinletilmesi hakimin talimatına bağlı olarak bugün Türkçe çok sayıda telefon görüşmesi kaydı getirildi.

Dava, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını içerdiği için, ABD hükümeti tarafından delil olarak da dosyaya eklenen ve Zarrab'ın bir mektubunda "ekonomik cihat" önerdiği Ayetullah Hamaney ve İran eski lideri Ahmedinejad'ın fotoları Zarrab'a gösterildi.

Çok sayıda telefon görüşmesi ve içeriği dosyaya eklendi.

Zarrab: ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımların mahiyeti değiştiği için altın ticaretini bırakıp gıda ticaretine geçmek zorunda kaldık.

Zarrab: İran için, ödemelerini yapabildikleri sürece altın ya da gıda ticareti yapılmasının bir önemi yoktu. Her iki sistem de kullanılabilirdi.

Zarrab, İran'daki önemli banka yöneticilerine gönderdiği mektupta "ekonomik cihat"tan bahsetti.

Zarrab, İran ile petrol ve doğalgaz karşılığında altın ticaretinin zora girdiğini, yerine gıda ticaretinin ikame edildiğini ancak bir süre sonra yeniden altın takasına dönüldüğünü söyledi.

Zarrab, Atilla'nın sistemde bir açık bulmasının ardından yeniden altın ticaretine başladığını, yanısıra gıda ticaretini devam ettirdiğini de belirtti.

Zarrab, Dubai'deki bir şirketin de gıda tedarikçisi olarak sunulduğunu söyledi.

Ahvalnews editörü İlhan Tanır duruşmadaki izlenimlerini aktardı:

 

 

Zarrab'ın üzerinde damga bulunan bir fotoğrafı da hükümet tarafından sunulan kanıtlar arasına eklendi.

Zarrab henüz 16-17 yaşındayken çay ticaretinde nakliye senedi hazırlamayı öğrendiğini söylediğinde salondaki Türk gazeteciler gülüştü.

Zarrab, İran'ın dolar bazlı petrol gelirlerini aklamak için kullanılan gıda ticareti sisteminin detaylarından bahsetti. Sahte nakliye belgelerinin gerçekmiş gibi gösterilmesi konusundaki hayati bilgileri Atilla'dan aldığını kabul etti.

Zarrab'ın ifadesi sırasında Atilla'nın avukatları, müvekkilleri hakkındaki sözlerin "söylenti" olduğunu söyleyerek Hakim Berman'a itirazda bulundu. Ancak itirazları reddedildi. Konunun, çapraz sorgu sırasında yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.

Zarrab, ses kaydı dökümanında geçen ve argoda kullanılan "parayı vurmak" terimini, beklenen paranın İran'dan gelmesi durumu için kullandığını aktardı.

Zarrab'tan itiraf: Aslan'ı her aradığımda biraz daha borçlu oluyordum. Zarrab, sağ kolu Happani'ye, Aslan'a rüşvet vermemek için photoshop'la sahte imza düzenlemesi emri verdiğini anlattı.

Bu sırada, Türkiye'nin Reza Zarrab’ın malvarlığına el koyduğu basına yansıdı.

Ara devam ederken, gazeteci Klasfeld, davaya sanık olarak eklenen Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan'ın bu fotoğrafının delil dosyasına konulduğunu yazdı.

Dava, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını içerdiği için, ABD hükümeti tarafından delil olarak da dosyaya eklenen ve Zarrab'ın bir mektubunda "ekonomik cihat" önerdiği Ayetullah Hamaney ve İran eski lideri Ahmedinejad'ın fotoları Zarrab'a gösterildi.

 

Zarrab, 26 Ekim tarihli duruşma tutanaklarına göre, cezaevindeyken cep telefonu ve içki getirtmek için rüşvet verdiğini kabul etti.

Davanın bugünkü oturumu ses kaydının dinletilmesinin ardından sona erdi.