Ara 19 2017

'Zarrab davasında sona gelindi'

 

Kasım ayından bu yana devam eden Zarrab davasında nihayet sona yaklaşıldı. Jürinin önümüzdeki birkaç gün içinde kararını vermesi bekleniyor. 

Zarrab hakkında ne hüküm verileceği ise merak konusu. Zira o bu davada, kara para aklama, altın kaçakçılığı ve İran'a yönelik ABD ambargosunu delmekle suçlanan bir sanıkken zaman içinde tanıklığa evrildi.

Çünkü ABD adli makamları ile ceza indirimi karşılığında "itirafçı" olma anlaşmasına gitti. Böylece, günlerce mahkemede Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla aleyhine ifade verdi. 

Kimi zaman eski AKP'li bakanlara rüşvet verdiğini anlattı kimi zaman da "İran dümenini" nasıl ve kimlerle çevirdiklerini. 

Davanın tek tutuklu sanığı ise Atilla. Şimdilerde o kendini savunuyor ve rüşvet almadığını söylüyor ancak İranla yürütülen "ticaret"ten haberi olduğu biliniyor. 

Davaya eklenen sürpriz tanık, eski komiser yardımcısı Hüseyin Korkmaz'ın 17 Aralık soruşturma dosyasını kendisinin ABD'ye getirdiğini söylemesi davanın seyrinde bir kırılma yarattı. 

Bir anda İran'la ilgili yolsuzluk şemasının aktarıldığı dava, 17 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmasının ABD'de bir mahkeme salonunda duruşmaların merkezine oturmasıyla seyir değiştirdi.

Habertürk yazarı Serdar Turgut da bu duruma işaret ediyor ve mahkeme başkanı Hakim Richard Berman'ın, 17 Aralık'tan başlayıp ucu 15 Temmuz'a çıkan ve Korkmaz'ın merkezde olduğu tartışmanın "komplo teorisi" seviyesine çekilmesine tepki gösterdiğini yazıyor. 

Turgut, Perşembe hatta daha önce kararın açıklanmasının sözkonusu olabileceğini hatırlatıyor ve ekliyor:

Perşembe ya da daha önce kararın açıklanması aşamasına gelineceğinden dün, içeriye davet edilmeden jüriye, kapanıştan önce hâkimin ne tavsiyelerde bulunacağını belirleyen bir suçlama konferansı yapıldı. Savcılık ve savunmanın jüriye hangi suçlamaları söyleyeceği, mahkemeye getirilen komplo iddialarını ayrıca nasıl teknik biçimde ele alacakları tartışıldı. Bugün bu konuda bir konferans daha yapılması bekleniyor. 

Komplo iddiası Hakan Atilla'nın avukatları tarafından dile getiriliyor. Avukatlar, savcılık tanıkları David Cohen ve Adam Szubin'in iddia edilen komplonun merkezinde olduğunu ileri sürüyor.

Turgut, bir tanesi eski CIA Başkan Yardımcısı olan iki hazine üst yöneticisinin Halk Bankası ile çok yakın ilişki içinde çalışıyor olmalarına ve yürütülmekte olan İran ile altın ticaretinden 2012 yılından itibaren haberdar olmalarına rağmen ne bu konuda ne de Reza Zarrab’ı tanıdıkları halde onun da hakkında hiçbir uyarı yapmadıklarını ortaya çıkardığı görüşünde.

ABD Hazinesi'nin Türkiye'ye Zarrab konusunda uyarı yapmadığını hatta Ekim 2014’te Hakan Atilla'nın David Cohen’e “Reza Zarrab’ı niye kara listeye almıyorsunuz” diye sorduğunu belirten Turgut, Atilla'ya “Onun hakkında şu anda bir tavrımız yok” dendiğini hatırlatıyor.

Bu noktada şüpheci yaklaşan Turgut şu yorumu yapıyor:

Düşünün, 2012 yılından beri onun yürüttüğü altın ticaretini biliyorlar, 17-25 Aralık operasyonu olmuş ve Ekim 2014’te Hakan Atilla’nın sormasına rağmen Reza Zarrab konusunda duyarlılıkları olmadığını söyleyebiliyorlar.

Yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz:

http://www.haberturk.com/yazarlar/serdar-turgut-2025/1760427-new-yorktaki-mahkemeye-komplo-bulutu-agir-coktu