Kas 27 2017

'Zarrab konuşursa Erdoğan için politik sonuçları olabilir'

 

İran asıllı Türk işadamı Reza Zarrab ile Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın yargılandığı davada bugün jüri seçimi yapılacak.

Bir süredir duruşmalara katılmayan Zarrab'la ilgili "itirafçı oldu, ABD savcılık makamları ile ceza indirimi karşılığında işbirliği yaptı" iddiaları dolaşırken, Zarrab'ın bugün davaya getirilip getirilmeyeceği hem ABD hem de Türkiye medyasında tartışılan önemli konulardan biri oldu.

Bir diğer sıcak konu da, bu davanın Türkiye'de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'a ve AKP'ye uzanıp uzanmayacağı, uzanırsa da boyutlarının ne olabileceği hususu. 17-25 Aralık 2013 yolsuzluk soruşturmasında Erdoğan'ın yakın çevresi ve eski bakanlar aleyhine ortaya konan deliller Zarrab davasında hortlamış durumda. 

Ankara hem söylem hem de eylem düzeyinde bu iddialara çeşitli yanıtlar verse de bugün The New York Times Gazetesi'nde çıkan bir yazıda, Zarrab'ın savcılık ile işbirliği yaparak ifade vermesinin Erdoğan'ı politik açıdan zor durumda bırakacağı iddia edildi. 

Yazıda, "Türkiye, ABD tarafından İran'a karşı yaptırımları delmekle suçlanan iki önemli Türk nedeniyle savcılığa köpürüyor. Davanın düşürülmesi için başarısızlıkla sonuçlanan Amerikalı yetkilileri ikna çabasının boşa çıkmasıyla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta öfkeli bir biçimde neredeyse tüm yargı sürecini karalamasının ardından hasar tespitine girişti" ifadeleri kullanıldı. 

İran petrolü karşılığında altın kaçırmakla suçlanan Zarrab hakkında, savcılıkla ceza indirimi karşılığı işbirliği anlaşmasına gittiği iddiaları yüksek perdeden dillendirilirken, Zarrab davasında bugün jüri seçiminin yapılacağını hatırlatan yazı, ortaya çıkacak ifadeler doğrultusunda üst kademelerde yolsuzluk ve yasadışı anlaşmalarla ilgili önemli kanıtların ortaya saçılabileceğine işaret etti. 

Zarrab geçen yılın Mart ayından beri ABD'de tutuklu. 

Gazete, Zarrab'ın beklenildiği gibi işbirliği içinde ifade vermesi ve suçlu bulunması ve ABD'nin Türkiye bankalarına karşı yaptırım uygulaması durumunda Erdoğan'ın önemli politik sonuçlarla karşılaşabileceği yorumunu yaptı ve 2019'da Erdoğan'ı bekleyen Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hatırlattı. 

Yazıda aynı zamanda, Erdoğan ve iktidar yanlısı medyanın davayı geçen yılki başarısız darbe girişiminin bir devamı ve Türkiye'ye karşı sahte delillerle kurulmuş bir tuzak gibi gösterdiği de belirtilirken, CHP'nin "Yolsuzluk konusunun neresi milli mesele?" çıkışına da atıfta bulunuldu.

Ayrıca Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin son yıllardaki en düşük seviyesinde olduğuna dikkat çekildi. 

4 Aralık olarak revize edilen dava tarihi öncesinde Zarrab'ın New York'taki cezaevinden bilinmeyen bir lokasyona götürüldüğünü belirten gazete, Türkiye hükümetinin en üst düzeyde davayla ilgili benimsediği inkarcı tutumun aslında Zarrab davası konusundaki endişenin büyüklüğünü ortaya koyduğunu savundu.