Kas 25 2017

Zarrab Türkiye'nin milli davası haline dönüştü

 

İSTANBUL- Türkiye-ABD ilişkilerinde sıcak gündem haline gelen ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dahil hükümetin kilit isimlerinin yakından takip ettiği Reza Zarrab davası son zamanlarda neredeyse Türkiye'nin "milli davası"na dönüşmüş vaziyette.

Altın kaçakçılığı ve kara para aklama suçlamalarının yanısıra İran ile uluslararası hukuka aykırı olarak ticaret yaptığı iddia edilen Zarrab ve Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla'nın da yargılandığı dava 4 Aralık'ta görülecek. 

Peki İran asıllı Türk iş adamı nasıl oldu da hükümetin ve dolayısıyla Türkiye gündeminin başlıca gündemi haline geldi?

Zarrab'ın Türkiye'de tanınması şarkıcı Ebru Gündeş ile yaşadığı evliliğe gidiyor. Ardından adı 17-25 Aralık 2013'te dönemin bakanlarına rüşvet verdiği iddia edilen yolsuzluk skandalında duyuldu. 

Rüşvet aldığı iddia edilen eski bakanlardan Zafer Çağlayan hakkında aynı davada yargılanmak üzere yakalama kararı da çıkarıldı. 

O dönem tutuklanan Zarrab 70 günlük tutukluluğun ardından serbest kaldı. Gerekçe ise "delillerin usulsüz toplanması."

Yine aynı dönem Başbakan olan Erdoğan, Zarrab için, "Hayır işleri yapan bir zat" tanımlaması kullanmıştı. 

Serbest bırakılmasının ardından Zarrab bir açıklamasında, "Türkiye'nin cari açığının yüzde 15'ini tek başına kapattığını" iddia etti.

19 Mart 2016'da ABD'ye giden Zarrab burada gözaltına alındı ve bahsi geçen suçlamalar nedeniyle hakkında 90 yıl hapis cezası ve 50 milyon dolar para cezası istendi.

Dokuz sanıklı davada sadece Zarrab ve Mehmet Atilla tutuklu.

8 Kasım'da Zarrab'ın tutulduğu cezaevinden bırakıldığına dair ABD Federal Hapishaneler Bürosu internet sitesinde bir güncelleme yapıldı ancak daha sonra Zarrab'ın "gözetim altında" tutulduğu açıklandı. Bunun ne tür bir gözetim olduğuna dair herhangi bir bilgi verilmedi.

Zarrab'ın ABD savcılık makamı ile işbirliğine gittiği ve "itirafçı" olduğu iddiaları AKP içinde de hareketliliğe neden oldu. Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ davayı, "siyasi ve hukuki dayanaktan yoksun" olarak tanımladı. Öncesinde Başbakan Binali Yıldırım ABD'ye giderek Zarrab'ın serbest bırakılması konusunda lobi faaliyeti yürüttü. 

Ancak Erdoğan'ın bu görüşmelerden memnun kalmadığı haberleri medyada yer aldı.

AKP, mevzuyu ABD'de bulunan ve 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişiminin arkasında olmakla suçladığı Fetullah Gülen grubunun bir komplosu olarak değerlendiriyor. 

Türkiye yargısı, Zarrab hakkında iddianame hazırlayan eski Preet Bharara ve mevcut savcı Joon H. Kim hakkında soruşturma başlatıldığı açıkladı.