Kas 29 2017

Reza Zarrab 'suçluyum' dedi, rüşvet verdiğini itiraf etti

ESKİ Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, dün jürili duruşmada yargılanmaya başladı. 'ABD'nin İran’a yönelik yaptırımlarını delmek' suçlamasıyla yargılanan Atilla aleyhine tanıklık yaptı Reza Zarrab. Davada savcılıkla anlaşıp baş sanık iken bir anda ‘yıldız tanık’ pozisyonuna geçti. Dün ilk ifadesini de verdi.

Zarrab, ilk ifadesinde sorulara tercüman aracılığıyla Türkçe yanıt verdi. Dünkü duruşmaya cezaevi elbisesi ve ayağında kelepçeyle getirildiği görülen Zarrab, nerede kaldığı sorusuna da açıklık getirerek, FBI koruması altında olduğunu söyledi. “Otelde mi kalıyorsun?” sorusu üzerine Sarraf, otelde kalmadığını, son iki haftadır FBI gözetiminde Brooklyn’de bulunan “Metropolitan Detention Center” nezarethanesinde kaldığını açıkladı.

Duruşma salonundan aktaran muhabirler, Zarrab'ın, ilk gözaltına alındığı gün ile ilgili "Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Uzun bir yolculuk sonrası şoktaydım. Doğru cevapları veremedim. Korkuyordum" dediğini aktardı.

Zarrab, "İşbirliği sorumluluğu kabul etmenin ve cezaevinden çıkmanın en hızlı yoluydu" dedi.

Zarrab daha sonra savcılıkla yaptığı işbirliği anlaşmanın üç koşula bağlı olduğunu söyledi:

  • Tamamen gerçekleri anlatmak
  • Savcılıkla işbirliği yapmak
  • Bundan sonra hiçbir suç işlememek.

Bir otelde tutulduğu iddialarını da reddeden Zarrab, savcının "Hâlâ tutuklu durumda mısınız?" sorusuna "Evet" yanıtını verdi.  Zarrab ayrıca tutukluyken bir hapishane memuruna rüşvet vermek suçunu da kabul ederek, "Bir memura bana alkol getirmesi ve cep telefonunu kullanmaya izin vermesi için rüşvet verdim" dedi.

Davanın tutuklu sanığı eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla hakkında ise "Yaptırım kuralları hakkında bankadaki en bilgili kişi. Oluşturduğumuz yapının Amerikan yaptırımlarıyla uyumlu gözükmesi için katkıda bulundu" diye konuştu Zarrab.

Zarrab, İran yaptırımlarının etrafından dolaşma yapısının neden oluşturulduğuna ise "İranlılar doğalgaz ve petrol satışından elde ettikleri gelirleri kullanamıyordu" yanıtını verdi. Zarrab daha sonra Aktifbank'ta hesap açılması sürecini anlatmaya başladı ve ilk denemesinin başarısız olduğunu ifade etti. 

Savcı bunun nedenini sordu. Zarrab da "İlk denememde Aktifbank bana İran'la çalışan müşterilerin hesap açmadan önce özel bir izin alması gerektiğini söyledi" dedi.

Reuters haber ajansı, Reza Zarrab'ın "Eski AB Bakanı Egemen Bağış Aktifbank'ta hesap açılması için yardım etti" dediğini bildirdi. 

Reza Zarrab ifadesinde 2010 ve 2011 yıllarında İran Merkez Bankası Başkanı Mahmud Bahmani ile görüşmeler yaptığını, İran Merkez Bankası'na finansal hizmetler vermek konusunda anlaştığını da anlattı. Zarrab ilerleyen süreçte Aktifbank'ın doğrudan İranlı yetkililerle çalışmaya başladığını ve kendisinin devre dışı bırakıldığını söyledi.

Duruşmada daha sonra Reza Zarrab'ın Halkbank ile olan ilişkileri ele alındı. Zarrab, Halkbank ile temasın 2012'de kurulduğunu söylese de, ilişkilerin daha eskiye dayandığını ifade etti. 

Zarrab savcılık makamına Ahmet Alacacı adlı bir kuyumcunun kendisine altın ihracatı yöntemi ve Halkbank'ta açılan hesapla transferlerin gerçekleştirilebileceğini söylediğini aktardı.

Eşi şarkıcı Ebru Gündeş'in ünlü bir isim olması nedeniyle başlangıçta eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın kendisiyle çalışmak istemediğini söyledi. 

Zarrab, daha sonra konuyu dönemin Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a taşıdığını, Halkbank ile bağlantının kurulması için Çağlayan'a 45-50 milyon euro, 7 milyon dolar ve yaklaşık 2,5 milyon Türk Lirası rüşvet verdiğini söyledi.

Çağlayan'ın ailesine de ödeme yaptığını kaydeden Zarrab, eski bakanın İran'a para transferi karşılığında elde edilecek kârı yüzde 50-50 paylaşmak istediğini de belirtti.

Şema
Zarrab'ın duruşmada çizdiği şema. (Kaynak: Hürriyet)

Reza Zarrab duruşmada öğle arası sonrası bir mukavvanın üzerine altın ticaretinin nasıl işlediğini gösteren bir şema çizdi. 

Zarrab, "Ticaret önce İran'ın Türkiye'ye ham petrol ve gaz satmasıyla başlıyor. İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) petrolün satışını Tüpraş'a, gazınkini Botaş'a yapardı. Onlar da NIOC'ye borçlu olurdu. Tüpraş, Botaş, NIOC'nin Halkbank'ta hesapları var" dedi. 

şema
Zarrab duruşma salonunda şema çizerken... Elizabeth Williams - AP

Halkbank'a gelen paranın bu bankadan çıkışının euro ve Türk Lirası olarak Denizbank'a gelişiyle yapıldığını belirten Zarrab, daha sonra şirketi Royal Group'tan aldığı altının Dubai'deki şirketine gittiğini kaydetti. 

Zarrab, bir Halkbank yetkilisinin kendisine İran'ın altın ticaretinde son durak olarak gösterilmesi gerektiğini söylediğini açıkladı. Dubai'de yapılan işlemler aracılığıyla İran'ın dış borçlarının ödenmesinin amaçlandığı vurguladı. 

Hakim Berman'ın, paranın kullanıma açılması için kaç işlem yapılması gerektiği sorusuna Zarrab, "En az 10 işlem" yanıtını verdi. Zarrab, bütün bu sistemin Halkbank'ta sıkışmış İran parasını kullanıma açmak, böylece İran'ın dış borçlarını ödemek amacıyla tasarlandığını anlattı.

Zarrab, Amerikalı avukatlarının ABD ile Türkiye arasında tutuklu değişimi girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, savcılıkla iş birliği yapmaya karar verdiğini söyledi.

Zarrab, savcının sorularını yanıtlarken - Elizabeth Williams - AP
Zarrab, savcının sorularını yanıtlarken - Elizabeth Williams - AP

Zarrab mahkemeye, Türkiye ile ABD arasında "yasal sınırlar içinde" tutuklu değişimi anlaşması yapılmasını denemek üzere avukat tuttuğunu, ancak avukatların başarısız olduklarını söyledi. Zarrab avukatların ismini vermedi. 

Tutuklu değişimi anlaşması üzerine çalışan avukatlarının Rudy Giuliani ve Michael Mukasey olduğu haberlere yansıdı.

ABD'li basın kuruluşu NBC, Zarrab ile ilgili geçmiş tarihli bir haberinde Rudy Giuliani ile Michael Mukasey'in Türkiye'ye giderek davayı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüşmüş olduğunu yazmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump ile uzun süredir dost olan Rudolph Giuliani, aynı zamanda eski New York Belediye Başkanı. Michael Mukasey ise George W. Bush'un başkanlığının son döneminde ABD Adalet Bakanı'ydı.

Zarrab ifadesine Perşembe günü TSİ 17:15'te devam edecek.